Öcalan güvende değilse hiç kimse güvende olmaz

PKK Önderi Öcalan’ın hayatı tehlikede.

Kürt ve demokrat kamuoyu büyük bir kaygıya kapılmış. Her yerde uyarı ve protesto eylemleri yapılıyor. Bu eylemlerde her şeyden önce, İmralı’daki tecridin sona ermesi ve PKK Önderinden inandırıcı bir haber verilmesi talep ediliyor.

Ama İmralı’dan en küçük bir haber yok.

Bir mafya avukatının Sincan gibi her tarafı gözetlenen bir cezaevinin Avukat Görüş odasında, tutuklu eski Hava Kuvvetleri Komutanı Öztürk’ün "ağzını burnunu dağıtması" ve bunu Adalet Bakanlığının tüm gizleme gayretlerine rağmen internette bizzat duyurması, bir ara Ertuğrul Özkök’ün dediği gibi, bırakalım İmralı’yı, Türkiye’nin "en denetimli ve güvenli" noktasında bile hiç kimsenin "can güvenliğinin" olmadığını gösteriyor.

Bu durumda Hükümet, PKK Önderi’nin can güvenliğini mutlak şekilde sağlamak zorundadır. Bu ise İmralı üstündeki karanlık perdenin kaldırılmasını gerektirir.

İmralı’nın güvenliğinden kimler sorumludur?

Bunların arasında "darbeciler" var mı? "Yok" diyorsanız, bunu nereden biliyorsunuz? Kendi ağzınızla, darbecilerin "çok iyi gizlendiğini" siz anlatıyorsunuz. Erdoğan’ın burnunun dibindeki darbeciyi fark edemeyen rejimin İmralı’daki darbeciyi fark etmesini ummak mümkün mü?

Yine kendi ağzınızla, sabahtan akşama kadar "darbeyi bastırdık, ama suikastler olabilir" diyen siz değil misiniz? Bizzat polis vasıtasıyla HDP’lilere karşı suikast ihtimallerini medyada duyuran sizsiniz. HDP’lilerin can güvenliği yoksa PKK Önderi’nin can güvenliğinden söz etmek mümkün olabilir mi?

Bu sorular İmralı’da, PKK önderine karşı gerçekleşecek bir suikastin, Türkiye’yi birkaç gün içinde iç savaşa sürükleyeceğini en ahmak kafalara bile "dank" ettirecek önemdedir. Ağır bir darbe yiyen Cemaatin gizli bir elemanı yalnız Kürdistan halklarına karşı değil, tüm Türkiye’ye karşı böyle bir kanlı provokasyon yapmasından kaygı duymamak elde mi?

Söylemekten dilimizde tüy bitti.

"Öcalansız savaş olur, Öcalansız barış olmaz". Bunun tersi doğrudur. "Öcalan’la barış olur, Öcalansız savaş olur…" Hem de ne savaş…

Ben şunu da iddia ediyorum:

PKK hareketi, bizzat PKK yönetiminin ifadesiyle bir "önderliksel" harekettir. Bunun anlamı, bilelim ki, "tek kişiye dayalı bir hareket" değildir. Kestirmeden ifade etmek gerekirse, "önderliksel hareket" demek, tüm Kürdistan’ın artık "Apoculaşmış" olmasıdır. Biraz felsefi laf edecek olursak, "Öcalan Kürdistan’ın dışında bir objektif gerçeklik" olmaktan çıkmış, "Kürdistan’ın içinde bir sübjektif gerçeklik" olmuştur. "Apo dışımızda bir önderlik değildir" demişti bir Mele bana. O bizim içimizdedir", sonra da "enel Apo" demişti…

Böyle olunca, Kürt Halk Önderine "dokunan" milyonlarca "Apo"ya dokunmuş olur.

Dokunan da bilelim ki, belasını bulur.

Milyonlarca Apo harekete geçer.

Buna karşılık, o milyonlarca Apo, Abdullah Öcalan gibi davranmaz. Apo’ya dokunanlarla "görüşme, diyalog" milyonların aklına gelmez.

Öyle olunca ne olur dersiniz?

Türkiye’nin geleceği tehlikeye girer. Geleceği tehlikeye giren Türkiye’de Erdoğanların geleceğinden söz bile edilemez.

O nedenle, şu anda PKK önderinin can güvenliği, aynı zamanda AKP’liler ve en başta da Erdoğan için hayati önemdedir. 

Ecevit Öcalan’a karşı uluslararası komplonun sebebini bir türlü anlayamamıştı.

Uluslararası komplo, Kürt sorununda çözüm ebediyen gerçekleşmesin ve Türkiye böylece her türlü "dış müdahaleye" ve "darbeye" açık olsun diye gerçekleşti. Öcalan İmralı’da kaldıkça yani Kürt sorunu çözülmedikçe, savaş devam ettikçe, Türkiye’nin de Erdoğan’ın da burnu "darbeden" kurtulmayacaktır.

Not: Bu yazı yazılırken, Yenikapı tiyatrosunda "üç kişilik" bir vodvil sahneleniyordu. Kimi yazarlar "HDP de orada olsaydı, iyi olurdu" diye yazdılar. Nasıl yani? Örneğin Newroz günlerinde olduğu gibi, en az beş bin Kürt simitçi, bir o kadar gazozcu, onlar kadar köfteci ve elbette ulusal kıyafetleriyle 500 bin Kürt kadını, bir o kadar Kürt erkeği ve ikisinden de çok "taş atan" çocuk Yenikapı’ya doğru yürüseydi…

"Bijî Serok Apo" diye diye…

Allahını seven söylesin Yenikapı’da ne olurdu?

Acayip olurdu…

Yazarın diğer yazıları