Öcalan’a borçluyuz

YEKO ARDIL / STRASBOURG

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan için Strasbourg’da devam eden eylemde başından itibaren kadınların öncülüğü ve yoğunluğu dikkat çekiyor. 

Oturma eyleminde aktif olarak yer alan kadınlardan birisi de Filiz Çakallık. Pazarcıklıklı ve Ludwigsburg Meclisi Eşbaşkanı. Aynı zamanda dış ilişkilerde faaliyet yürüten Çakallık, Die Linke’de (Sol Parti) de siyaset yapıyor ve belediye meclis üyesi. „Şunun mutlaka bilinmesi gerekiyor. 

Biz başkaların istediği gibi değil Önderimizin istediği gibi özgür Kürtler olmak istiyoruz“ diyen Çakallık, eyleme gösterilen duyarlılığın önemli ancak yetersiz olduğunun altını çiziyor. Özellikle kadınlara duyarlılık çağrısı yapan Çakallık, „Kürtlerin yüreğinde Önderlik sevgisi sürekli olmalı. Özellikle kadınların daha büyük bir aşk ve sevdayla sahip çıkması gerekir. Çünkü bizim için neler ifade ettiğini tüm Kürt kadınları olarak çok iyi biliyoruz“ diyor. 

“Kürt halkı bu soğukta, yağmurda, haftalardır burada ama insan hakları kurumları sessiz. Yoksa Kürt deyince sadece bedel ödemesi gereken insanlar mı akıllarına geliyor?“ diye soran Çakallık, Düsseldorf’daki saldırı Hannover’deki polisin Öcalan Otobüsü üzerindeki fotoğrafı sökmesine tepki göstererek, „Bu saldırılara karşı sessiz kalınmamalı, mahkemelere başvurmalı ve peşini bırakmamalıyız“ çağrısı yapıyor. 


‘Öndersiz halk olmaz’

Kayseri Sarız Kürtlerinden Sultan Kara ise eylem için Euskirchen’den kentinden gelmiş. 90’lardan itibaren Almanya’da yaşayan Kara’nın PKK’yle tanışıklığı kuruluş yıllarına kadar uzanan eşi, 11 yıl cezaevinde kalmış. Eşiyle evlendikten sonra PKK’yle tanıştığını, başlangıçta çok tepkili olduğunu belirten Kara, „Bir gün eşime ‘ya ben ya da parti’ dedim, O da ‘tabii ki parti’ dedi. Bu kadar bağlılık ve kararlılık beni düşünmeye zorladı“ diyerek, Kürt Özgürlük Hareketi’ni ve Kürt Halk Önderi Öcalan’ı tanımaya başladığını aktarıyor. „Şimdi ise dernek yönetiminde görev alıyorum. Yürüyüşlerde her zaman en öndeyim. Buraya da Başkan Apo’nun sağlığı ve özgürlüğü için geldim. O bizim Önderimizdir ve Öndersiz halk olmaz“ diye belirtiyor. Eylemi sahiplenme ve büyütme çağrısında da bulunan Kara, şöyle diyor: „Herkese çağrım var: Başkan Apo’ya sahip çıkalım. Ben Öndersiz bir yaşamı düşünemiyorum, kölelikten farkı yoktur. Herkes Başkanın özgürlüğüne katkı sunmak için mücadele etmelidir.“

Eylemin moral ve güç kaynağı



Almanya’dan eyleme katılan Saadiye Kardaş, Freiburg Nuda Kadın Meclisi Sözcüsü. Eylemin başından itibaren Freiburg’dan Strasbourg’a sürekli akış olduğunu ifade eden Kardaş, „Meclisimiz 27 kişiden oluşuyor ve 200’den fazla kadınla ilişkimiz var. Eylem alanına her gün geliyoruz, günlük ihtiyaçların karşılanmasında da meclis olarak yer alıyoruz. Bazen kendi yaptığımız yemekleri buraya getiriyoruz“ diye belirtiyor. Strasbourg’da yapılan eylemlere her zaman destek sunduklarını ancak Öcalan için yapılan oturma eylemini ayrıca önemsediklerinin altını çizen Kardaş „Bu eylem çok önemli.  Önderliğin sağlığı ve güvenliği söz konusu“ diyerek, şu mesajı veriyor: „Özellikle kadınlar olarak Önderimize sahip çıkıp, O’nun etrafında birleşip çember oluşturacağız. Kadın yoldaşlara çağrım, bu tarihsel eyleme katılmalarıdır. Önderimizi sahiplenmek geleceğimizi ve özgürlüğümüzü sahiplenmektir.“

Elimizden ne gelirse yapacağız



Pazarcıklı Gönül Alpdoğan ise Almanya’nın Bonn kentinden Strasbourg’daki eyleme katıldı. Özgürlük Hareketi’yle tanışıklığı çocuk yaşlara uzanan Alpdoğan’ın evlendiği Ali, gerillaya milislik yapıyordu. Köyde artan baskılar, işkence ve infazlar nedeniyle önce bir süre kaçak yaşayan eşinin ardından gerillaya katıldığını ve şehit düştüğünü söyleyen Alpdoğan, „Bir gün akşama kadar dağlarımızı bombaladılar. Gerillaların cenazelerimi köylülere taşıttırmışlardı. Tanınmaz haldeydiler. Erkeklerin uzuvlarını kesmişlerdi, insanlık dışıydı. Eşimin ayağında yanık izi vardı, ordan tanıdık. Paramparça etmişlerdi“ diye anlatıyor. 1995’ten bu yana sürgünde olan Alpdoğan, „Kuşkusuz savaş kötü ve götürdükleri de çok büyük ama benliğimi ve özgüvenimi bu harekete borçluyum“ diyor. „Bize kendimizi tanıtan, özgürlük şansını veren, bizi bilinçlendiren insana, Öcalan’a borçluyuz. Elimizden ne gelirse yapacağız“ diyen Alpdoğan ekliyor: „Öncesinde Alevi, Sünni, Şafii, şu aile, bu aşiret diye bir birimizi parçalıyorduk ama şimdi binbir yerden gelip O’nun adıyla mücadele ediyoruz. Kendimize sahip çıkalım. Öcalan’a sahip çıkmak geleceğimize sahip çıkmaktır.“ 

Yazarın diğer yazıları

    None Found