Öcalan’a özgürlük talebi Öcalan değil, özgür olmayan halklara özgürlük talebi

‘Avrupa’nın üstünde bir hayalet dolaşıyor; komünizm hayaleti.“

Karl Marks Komünist Manifesto adlı ünlü eserine bu cümleyle başlamıştı.

 Marks bugün yaşasaydı ve bir „Manifesto“ yazmaya kalksaydı, eserine şu cümleyle başlardı:

„Avrupa’nın üstünde bir poster dolaşıyor; Apo Posteri!“

Türk devletinin başı „poster“ diye naralanıyor.

Türk Genelkurmay Başkanı ta Amerikalar’dan „poster“ diye inim inim inliyor.

O Amerika’da inlerken, Amerika’nın Türkiye’deki Büyük Elçiliği ile Pentagon da „posteri“ protesto ediyor.

„Poster…“ „Apo Posteri…“

Dünya devletlerinin rüyalarına giriyor.

Neden? Çünkü PKK Önderi Öcalan’ın düşünceleriyle hareket eden dünyanın dört bir yanındaki „Apocular“, artık öyle „yerel“ bir güç değil. Dünya gücü. Devletler arası ilişkiler bu gücün etkisi altında yeniden şekilleniyor.

ABD ile Türkiye ilişkilerinde „poster“ şekli bir kriz ögesi. Krize Öcalan’a karşı yapılan uluslararası komplonun „çöküşü“, „miadını doldurtması“, Kürt siyasi ve askeri güçlerinin „Üçüncü Dünya Savaşında“ oynadığı muazzam rol ve somut olarak Reqa zaferiyle DAİŞ’in insanlık hayatından defedilmesi ile devletler arasındaki kirli, aşağılık, rezil çıkar ilişkileri arasındaki çelişki sebebi oluyor.

Dünya devletleri, her geçen gün kendi demokratik kamuoylarının Öcalan, PKK; PYD, YPG-YPJ hakkındaki baskısı altında kıvranıyor. Şu anda kıtalar arası „Öcalan’a özgürlük“ kampanyası, dün Öcalan’a karşı komplo yapan devletleri aşağıdan yukarıya doğru sarsıyor. Komplocu devletler şu anda kendi demokrat yurttaşlarına, bu komplonun „meşruiyetini“ anlatamaz, savunamaz durumdalar.

Nasıl savunacaklar?

Londra’da, Paris’te, Berlin’de, dünyanın dört bir yanında yaşanan DAİŞ vahşetine PKK Önderi Abdullah Öcalan „teori ve pratiği“ni kılavuz edinen Kürdistan parçalarının gerilla hareketi öldürücü darbeler indirdi. PKK’nin ve PYD’nin bu büyük mücadeledeki rolü Batı dünyasında öylesine açık bir şekilde kavranmıştır ki, gerilla saflarında sayısız Avrupalı ve Amerikalı ölümüne savaşmak üzere yollara düştü. Şu anda çok sayıda şehit Enternasyonal savaşçı, Rojava topraklarında yatıyor. Bu şehitlerin ailelerine hangi devlet başkanı PKK Önderini „saygıya değer olmayan bir kişi“ olarak tanıtabilir. „Amed Kobani’ kod adını kullanan şehit Amerikalı William Savage’ın anne babası, kardeşleri ve yakınları, bu utanmazlığı yapanın suratına tükürür.

Geçtiğimiz gün Arjantinli kadınlar Öcalan önderliğinde PKK’nin kurucularından Sakine Cansız’ı „kendi önderleri“ olarak ilan ettiler. Düşünün, o Latin Amerika kadınları ve erkekleri, 60’lı yallardan bu yana kendilerine Che Guevara’yı örnek almıştı. Şimdi Öcalancı görüşlerin Latin Amerika kıyılarına vurmasıyla birlikte, Arjantinli kadınlar bir bakıma Sakine Cansız ile Che’yi „Eşbaşkanlar“ olarak benimsedi. Şimdi kim Arjantinli kadınlara „Öcalan’a karşı yaptığımız komplo haklıydı“ diyebilir?

Dünya demokratik kamuoyunun baskıları ile devletlerin kirli çıkarları arasındaki çelişki her geçen gün keskinleşecektir. Sokakları dolduran ve „Öcalan’a özgürlük“ talebini haykıranlar tam zamanında harekete geçtiler. Çünkü şu anda yalnız halklar değil, pek çok Batılı devlet de „Kürtsüz“ Ortadoğu’da adım atılamayacağını gördü.

„Poster“ protestosu yapan ABD, Rusya ve İran’ın karşısında Kürtsüz yapabilir mi? Örneğin Türkiye’ye dayanarak Ortadoğu’da „denge“ sağlayabilir mi? Bu gerçeklik, „Poster“ krizini derinleştiriyor.

Durum berrak. Öcalan’a karşı hukuksuz ve ahlaksız tecrit uygulayan Erdoğan’ı defterden silen, onun Bakanı hakkında tutuklama kararı çıkaran, onun korumalarını „Wanted“ afişleriyle arayan, Adalet Bakanlığının heyetini geçtiğimiz gün Amerika’ya sokmama kararı veren Amerika, Erdoğan rejiminin alternatifini her bakımdan temsil eden PKK Önderine karşı takındığı aptalca tutumda daha ne kadar ısrarcı olabilir?

Halklar Öcalan’ın özgürlüğünü talep ederken, onunla „dayanışma“ göstermiyor, halkların kıtalar arasındaki haykırışı, insanlığın Öcalan’a duyduğu ihtiyacın haykırışıdır. Hiçbir devlet menfaati bu büyük haykırışı bastıramayacak.

Elinde Öcalan’ın posterini taşıyan insan, „O özgür olmalı, çünkü bana lazım“ diyor.

Evet; dünyanın üstünde bir poster dolaşıyor; Öcalan’ın posteri.

O poster Reqa’da şehit düşen binlerce Kürt, Türk, Êzîdî, Süryani, Ermeni, Alman, Amerikalı, Hollandalı, Fransız kadın ve erkeklerinin kanıyla çizilmiş.

Gücünüz yetiyorsa indirin o posteri gökyüzünden…

Yazarın diğer yazıları