Öncelikli çalışma tecridin kaldırılması

DTK Genel Kurul Toplantısı’nın sonuç bildirgesinde, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerinde devam eden tecridin, barışa saldırı olduğu ve önceliğin tecridin kaldırılması olacağı belirtildi.

DTK Genel Kurulu, demokratik siyaset kurumlarına ve bütün demokrasi güçlerine, demokrasiye ve halk iradesine sahip çıkmak, kayyum sistemini tarihin çöp sepetine atmak için seferberlik ruhuyla yerel seçim çalışması başlatılması çağrısında bulundu.

Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) iki gün süren 8. Kongre 1. Genel Kurul Toplantısı sona erdi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed İl binasında bulunan Vedat Aydın Konferans Salonu’nda “Ortadoğu krizini ulusal birlik perspektifi ve ulus ruhuyla aşacağız” başlığıyla gerçekleştirilen toplantının sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgenin Kürtçesini DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, Türkçesini ise DTK Divan Üyesi Saliha Aydeniz okudu.

Kürt düşmanlığı çıkmaza soktu

 AKP-MHP faşizminin gözü kara Kürt düşmanlığı üzerinden yürüttüğü saldırgan politikanın, Türkiye’yi büyük bir çıkmazın içerisine soktuğu belirtilen bildirgede, AKP-MHP faşizmi, Türkiye’yi,  Ortadoğu’nun karanlık dehlizlerinin ve bataklığının en merkezine sokarak, tüm Türkiye halklarının geleceğini karartmaya başlamıştır” denildi.

Hepsini kaynağı bu politikalar

 Türkiye’nin yaşadığı siyasal, toplumsal, ekonomik, psikolojik ve ahlaki bütün kriz ve çöküntülerin kaynağını da bu politikalarda aramak gerektiği kaydedilen bildirgede, Kürt Özgürlük Hareketi’nin, kendi özgücüne ve halkının öz varlığına dayanarak mücadelesini sürdürdüğü belirtildi. “Zamanın ruhu, Türkiye ve tüm Ortadoğu’da halklar ve demokrasi güçleri arasında güçlü ittifaklar, stratejik birliktelikler kurmak, diğer yandan da dört parça Kürdistan’da Kürt Ulusal Birliğini sağlamayı emretmektedir” denilen bildirgede, başarı ve demokrasinin mutlak zaferini getirecek olanın da bu temelde zamanın ruhunu doğru okumak, gereğini yapmakla mümkün olduğu vurgulandı.

Seferberlik ruhuyla çalışma

Bildirgede, Türkiye’nin son derece önemli ve tarihi bir süreçten geçtiği, demokrasinin AKP-MHP faşizmi tarafından büyük bir saldırı ve tehdit altında olduğu belirlemesinin yapıldığı ifade edilerek, şöyle devam edildi: “AKP-MHP faşizmine karşı, demokratik bütün toplumsal kesimleri birlikte mücadele etmeye çağırmıştır. Ayrıca, bir baskın seçimle yapılma olasılığı olan yerel yönetim seçimlerinin önemine atıf yapılarak, demokratik siyaset kurumlarına ve bütün demokrasi güçlerine Türkiye demokrasisine, halklarımızın gerçek iradesine sahip çıkmak, kayyum sistemini tarihin çöp sepetine atmak için seferberlik ruhuyla bir çalışmayı hemen şimdi başlatmaları çağrısını yapmıştır. Türkiye’de yaşanan, giderek de derinleşerek tüm toplumsal kesimleri iflasa, işsizliğe, yoksulluğa ve açlığa mahkum eden ekonomik krizin olası sonuçlarının şimdiden öngörülerek, krizin faturasının özellikle emekçi yoksul kesimlere çıkartılacağı gerçeğinin bilincinde olarak mücadelenin aciliyetine özellikle dikkat çekmiştir.

Kürtçeyi yaygınca kullanmak

Ara Genel Kurulumuz; kayyum sistemi ile birlikte, bütün Kürdistan’da Kürt kimliği ve ana dili üzerindeki asimilasyon politikalarına derinlik kazandırıldığına dikkat çekmiştir. Kürt dili üzerindeki baskıları, kurumlarımıza, parklarımıza, sokak ve caddelerimize verilen Kürtçe isimleri kaldırmasını ve açılan birçok kadın, çocuk vb. eğitim merkezlerini kapatmasını şiddetle kınamıştır. Bu asimilasyon uygulamalarına karşı bütün halkımızı ve demokratik tüm toplumsal kesimleri duyarlılığa çağırarak, Kürtçe anadilimizi yaygınca kullanma seferberliği başlatması çağrısını yapmıştır.

En temel çalışma tecride karşı

 Ara Genel Kurulumuz; Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’a karşı 20 yıldır uygulanan 5 Nisan 2015 yılından itibaren de kesintisiz sürdürülen mutlak tecrit politikasını bir kez daha kınamış ve protesto etmiştir. Sayın Öcalan’a yönelik gerçekleştirilen mutlak tecrit politikası ve uygulamasını halklarımızın birlikte yaşama ve barış arzusuna, Kürt halkının varlığına ve iradesine karşı yapılmış bir saldırı olarak değerlendirmiştir. Kürt sorununun tam anlamıyla bir Ortadoğu sorunu haline geldiği gerçeğinden yola çıkarak; gerek, Türkiye’de kalıcı, adil, eşit ve özgürlükleri güvence altına alacak olan bir barışın sağlanması, gerekse de Ortadoğu’ya barışçıl demokratik eğilimleri hâkim kılmak için Sayın Öcalan’ın tarihi kişiliği, misyonu ve paradigmasının gerçek anlamda bir çözüme katkı sunacağı gerçeğinin altını çizmiştir. Bu anlamda, Sayın Öcalan üzerindeki ağır tecridin kaldırılmasının ve özgürlüğünün sağlanmasının, gerek Türkiye’de, gerekse de Ortadoğu’da demokratikleşmeye ve barışa evrilen bir sürece tarihsel bir katkı sağlayacağına olan inancını belirtmiştir. Ara Genel Kurulumuz; bu inançla, Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki mutlak tecridin kaldırılmasını ve özgürlüğüne kavuşturulmasını öncelikli ve en temel çalışması olarak yeniden teyit etmiş;  bütün Kürdistan halklarına ve uluslararası topluma bu konuda refleks geliştirme, harekete geçme, dayanışma ve duyarlılık çağrısını yapmıştır.

Ulusal birlik çalışmalarına kilitlenme

 Ara Genel Kurulumuz;  Ortadoğu’da hüküm süren 3. Dünya Savaşı’nın birçok dengeleri altüst edeceği, eski statükonun yıkılarak yeni statükoların oluşacağı öngörüsünden yola çıkarak, dört parça Kürdistan halklarının önüne son derece tarihi fırsat ve olanaklar çıkaracağına işaret etmiştir. Bu olanakları ve fırsatları doğru değerlendirmenin ön koşulunun da dört parça Kürdistan’ı kapsayan tarihi bir ulusal birlik oluşturmaktan geçtiğini ifade etmiştir. Bu bilinçle, Kürdistan halkının siyasi partileri başta olmak üzere bütün ulusal-demokratik dinamiklerine ulusal birlik çalışmalarına kilitlenme çağrısını yapmıştır.

 Ara Genel Kurulumuz; TC devletinin, Şengal’e gerçekleştirdiği hava saldırısını ve Êzîdî halkının önderlerinden Mam Zeki Şengalî’nin katledilmesini şiddetle kınamış, protesto etmiştir. Kerkük ve Efrîn’in işgal edilmesini bir kez daha şiddetle kınamış, halkımızı işgale karşı durmaya, işgalci bütün güçlerin Kerkük ve Efrîn’den çıkmaları için uluslararası topluma ve uluslararası koalisyon güçlerine ilgili devletlerin ve güçlerin işgal ettikleri topraklardan çıkmaları için baskı yapmaları çağrısını yapmıştır.

Kuzey Suriye’de ilan edilen özerklik ilanını selamlamış, Rojava halkı ve tüm Kuzey Suriye halkları ile büyük bir dayanışma içerisinde olduğunu bir kez daha yüksek bir irade ile ortaya koymuştur.

 Yine, Güney Kürdistan’da önümüzdeki Kasım ayında yapılacak olan seçimlerin, bütün siyasi partilerin eşit ve demokratik koşullarda seçime girmelerini sağlaması için Güney Kürdistan hükümetine çağrı yapmış; seçim sonuçlarının halkımızın birliğine, beraberliğine ve demokrasisine hizmet etmesi için bütün siyasi partileri duyarlılığa davet etmiştir.

Öz yönetim talebi doğaldır

Ara Genel Kurulumuz; öz yönetim talebinin halkımızın en doğal ve meşru talebi olduğunu bir kez daha vurgulamış, Mezopotamya medeniyeti ile özdeşleşen, tarihi ve toplumsal hafızamızın aynası ve insanlığın mirası olan kentlerimize, kültürel değerlerimize, tarihi hafızamıza, yer altı ve yer üstü bütün kaynaklarımızın talanına karşı gerçekleştirilen sömürgeci yıkım politikaları ve uygulamalarını şiddetle bir kez daha kınamış, bütün ulusal ve uluslararası topluma duyarlılık ve dayanışma çağrısı yapmıştır.

Dayanışma ve ortak mücadele

 Ara Genel Kurulumuz;  Mezopotamya medeniyetinin doğuşu, gelişimi ve toplum-doğa değerlerinin tüm Mezopotamya halklarının ve inançlarının ortak alın teri, emeği ve mücadelesi ile yaratıldığına olan inancını dile getirmiş, Mezopotamya halklarının birlikte yaşama iradesinin belirleyiciliğine vurgu yapmıştır. Bu vurgu ışığında, Ermeni, Süryani, Êzîdî, Alevi vb. halklara, inançlara ve kültürlere karşı yürütülen ezme, bastırma, asimile etme tarihi ve inançsal mekânlarına el koyma politikalarını ve uygulamalarını kınamış, kader birliği yaptığımız bu topluluklarla dayanışma ve ortak mücadele iradesini ortaya koymuştur.

Cenazelere sahip çıkacağız

Kürt halkının evlatlarının cenazelerine yapılan insanlık dışı uygulamaları şiddetle kınamış, cenazelerin defin işleminde gerçekleştirilen ahlak dışı, insanlık dışı saldırıları, baskıları, defin işlemine katılanlara karşı yapılan uygulamaları protesto etmiştir.  Hiçbir uygulamanın ve baskının, halkımızı değerlerimizin cenazelerine sahip çıkmaktan alıkoyamayacağını büyük bir mücadele inancıyla belirtmiştir.

Halka ve bileşenlere özeleştiri

Ara Genel Kurulumuz; DTK Eşbaşkanlık Divanı başta olmak üzere, bütün bileşenleri olarak DTK’nın rol ve misyonuna, halkımızın beklentilerine ve mücadelemizin ihtiyaçlarına denk düşen bir çalışmayı yürütürken eksik ve yetersiz kalındığını belirtmiş, başta halkımız olmak üzere özgürlük hareketinin tüm bileşenlerine özeleştirisini vermiştir.

AMED

Yazarın diğer yazıları

    None Found