Öncü politikanın devrimci örneği: Kobanê inşa kampanyası

Genç Yapıcıların Kobanê inşa kampanyası, bakış açısı yorgunluğuyla savaşta komünistlere devrimci bir imkân sunuyor. Dinamiktir, örgütlüdür, ideolojik bakımdan kararlı ve devrimci görevleri yerine getirmeye odaklıdır. Yürünmesi gereken yolun işaretleriyle doludur. Bu imkânı değerlendirmek günün görevi olduğu kadar, dördüncü yılında bir kez daha anılacak olan Suruç şehitlerine verilen sözün gereğidir.

Genç Yapıcılar, Kobanê inşa kampanyasını başlatacağını duyurduğunda coşku ile kaygı birlikte gelişiyor, heyecanlı yüreklerin yanı sıra meraklı gözlerin yönelttiği soru işaretleri de sosyalist gençlerin üzerinde geziniyordu. “Nasıl olacaktı?”, “Sınırları geçmek mümkün müydü?”, “Yüzlerce insan ve tonlarca yardım malzemesine kim izin verecekti?”, “Kobanê böylesi bir çalışma için uygun muydu?” İşte bu ve benzeri soruları sormayan, aklına getirmeyen neredeyse hiç kimse yoktu. Elbette ki bu arayış ve sorgulama Genç Yapıcılar için anlaşılmaz değildi. Öyle ki, yapılmak istenenin benzeri yoktu, daha önce deneyimlenmemişti. Kollar yeni tarzda bir devrimci eylemi yaratmak için sıvanıyordu. Genç Yapıcıların iddiası, devrimci gençlik hareketinin politik düşünüş ve eyleyiş biçimini ileri fırlatmaktı.

Suruç katliamının öncesine, anına ve sonrasına hakim olan devrimci kararlılık da tam olarak bu iddianın varlığından güç alır. Türkiye ve Kürdistan’dan yüzlerce genç devrime dokunmak için sınırlara koşuyorsa bu güçlü devrimci eylemin sonucudur. 33 düş yolcusunun kararlı yürüyüşü de aynı devrimci etkinin sonuçlarıdır.

Bu yüzdendir ki, Suruç katliamının dördüncü yıl dönemine girerken, Suruç’u var eden toprağı daha iyi anlamak gerekiyor. Bu toprakta geçmiş kadar, bugüne ve geleceğe de yön verebilecek tohumlar mevcut. “Beraber savunduk beraber inşa ediyoruz” kampanyası politik, ideolojik ve örgütsel bütünlüğüyle, bugün ihtiyaç duyulan mücadele tarzının bütün özelliklerini içerisinde barındırıyor.

Kampanyanın sırrı: Devrim günceldir

Devrimci politika yapabilmek için politik gelişmeleri, kitlelerin istek ve özlemlerini yanı sıra içinde bulunun konjonktürü de devrimci tarzda anlamak gerekir. Eğer devrimci politikanın bir denklemi kurulacaksa bu “devrimci bakmak, baktığından devrimci sonuçlar çıkartmak ve devrimci pratik eylemek “ biçiminde yazılabilir.

Genç Yapıcıların “Beraber savunduk beraber inşa edeceğiz” kampanyasında devrimci politikanın bu üç unsuru da bulunur. İnşa kampanyası, durumun devrimci niteliği üzerine kurulur. Sosyalist gençlerin arayışına yön veren nesnellik şu şekildedir; 1) Türkiye ve Kürdistan’da devrim günceldir. 2) Bu iki devrimci sürecin ortaklaştırılması güncel bir görev olduğu kadar kitlelerin eğilimi ve hareketi de bu yöndedir. 3) Durum ve gelişmelerin devrimci niteliği Genç Yapıcıların kimi eski tarzlarından kopuşarak yeniyi inşa etmesini koşullamaktadır. Pratik arayışın yönü, yeni tarzda bir politik çalışmayı zorunlu tutar.
“Beraber savunduk beraber inşa edeceğiz” kampanyasının temel taşları bu zeminde belirginleşir. Kampanyanın ön günlerinden başlayarak temel hareket tarzı devrimin güncelliğine, devrime dokunmak amacına ve kitleleri devrimle buluşturma arayışına denk düşecek şekilde olur. Temel slogan olarak Gezi ve Kobanê’nin birlikteliği isabetlice öne çıkar. Amaç iki devrimin iki sembolünü gençlik üzerinden birleştirmektir. Genç Yapıcıların ajitasyon ve propagandasının temeline de bu içeriğe uygun düşen devrimci dil hakimdir. Kampanyanın “hümanist duygularla işlenen yardım projesi” olmadığı, aksine güçlü bir devrimci eylem olduğu sürekli vurgulanır.

Bu anlamda burjuva yasallığın sınırlarına en küçük bir takılma gösterilmez. Devrimci meşruiyet bilinci yüksektir. Genç Yapıcılar, kampanyayı anlatma imkânı buldukları bütün mecralarda devrime gideceklerini, sömürgeci sınırların engel olamayacağını, gerekirse bu sınırları tanımayacaklarını çekinmeden söylerler. Sergilenen cüret kitlelere de güven aşılar, kampanyanın yürüyüşünü güçlendirir.

Kampanya boyunca iki ülke gerçekliliği de unutulmaz. Genç Yapıcılar, Türkiye ve Kürdistan çalışmaları için ayrı ajitasyon, propaganda ve şiarlar belirler. Türkiye’de çağrı “Gezi’nin Çocukları’na” yöneltilirken, Kürdistan gençliği ise kendi devrimine sahip çıkmaya çağrılır. Özellikle belirtmek gerekir ki, bu doğru tanımlama kampanyanın kitleselleşmesini ve bir anlamda “kendiliğinden” sahiplenilmesini çabuklaştırmıştır.

Devrimci duruma göre örgütlenmek

Politikanın yönü analiz edildikten sonra genç yapıcıların ilk eylemi kendi verili durumuna müdahale etmek ve ondan kopuşmak olur. Anın devrimciliğine uygun bir eyleyiş gereklidir. Bütün devrimci gençlik örgütlerinin politik faaliyet olarak belirlediği “yaz kampları” artık günün ihtiyaçlara yanıt vermez. Ancak bu tarzdan kopuşmak isteyen de yoktur. Böylesi bir atmosferde sosyalist gençlik, kitleleri yaz kampına değil devrime çağırır. Onlarca yaz kampı bildirilerinin arasından yalnızca biri devrime davet eder. Bu ses ayrıksı ve ayırt edicidir. Kitleler de bu ayrımı görür ve karşılıksız bırakmaz. Ancak bu çağrı, politik olduğu kadar örgütsel hazırlığı da zorunlu kılar. Kampanya, faşist diktatörlükle sayısız karşı karşıya gelişi içinde taşır ve son kertede “sınırları aşmayı” gerektirecek bir ideolojik sağlamlılık ister. Genç Yapıcılar, bütün kuvvetleriyle sürece hazırlamaya odaklanır. Kuvvetlerinin bulunduğu bütün il ve ilçelerde bir dizi tartışma ve toplantı platformu örgütler. Panel ve forumlarla bu süreç güçlendirilir. Bir bilinç olarak adanmışlık ve kopuş vurgulanır. Sınır geçişine dair kaygılı sorulara kesin yanıtlar verilir: Her şart altında Kobanê’ye geçilecektir.

Ayrıca Genç Yapıcılar, kampanyanın örgütlü ilerleyişini sağlamak adına çok sayıda örgüt kurar. Kampanyanın ihtiyaç ve konu başlıklarına göre inşa edilen örgütler, genç yapıcıların iç örgütlülüğünü de kuvvetlendirir. Gün gün planlanan çalışmalar yüksek disiplinin örneği olur. Kaydediciliğe ve örgütsüzlüğe tahammülü olmayan sosyalist gençler neredeyse bütün kuvvetlerini sürece dahil etmeyi başarır.

İnşa kampanyası, devrimci politikanın güçlü bir örgütlülük ve kuvvetlerin hazırlanmasıyla hayata geçirilebileceğini sosyalist gençlerin deneyimiyle bir kez daha gösterir.

Kitleler devrimci politakının öznesidir

Kobanê inşa kampanyası, en başından itibaren kitlelerin yükselen devrimci enerjisini görür, istek ve taleplerini doğru okur ve bu doğrultuda kitleleri kazanmayı önüne hedef olarak koyar. Kampanya boyunca kitle çalışmasının ufku, yaygın duyuru yapmanın ve kampanyaya tek tek kuvvet kazanmanın çok ilerisindedir. Amaç, kitleleri kampanyanın politik görüşlerine ortak etmek ve bu amaç doğrultusunda özneleştirerek eyleme geçirmektir.

Kampanyanın içeriği de amaca uygundur. İlke olarak “herkesten yeteneğine göre” belirlenir. Ve herkesin inşa kampanyasına farklı konu başlıklarında katılabileceği biçimler oluşturulur. Yanı sıra kampanyaya katılmak isteyen herkese sorumluluk verilmiş, oluşturulan örgütlerde söz ve karar hakkı sağlanmıştır. Kampanyanın çok hızlı yaygınlaşmasında ve yeni olanakları içererek ilerlemesinde belirleyici olan bu kitle dinamizmidir. Hemen her yerde taze kuvvetlerin kampanya örgütlenme süreçlerine dahil olduğu görülür. Ayrıca kampanyanın içeriği ve Genç Yapıcıların kapsayıcı tarzı “kendiliğinden” hareketlerin doğumuna ve başlangıçta örgütsüz olan kitlelerin kampanya için çalışmasına imkân tanır. Ayrıca düzenli biçimde gerçekleştirilen kitle bilgilendirme toplantıları, kitle dinamizmi ve coşkusunu sürekli kılan bir diğer etmen olarak belirtilmelidir.

Genç Yapıcıların başarısını mümkün kılan doğru devrimci politika ve iç örgütlülük kadar, buna uygun araçları da inşa edebilmesidir. Kitlelere güvenmek ve onlarla birlikte ilerlemek kampanyanın taşıyıcı gücü olmuştur.

Devrimin birleştiriciliği

İnşa kampanyasının en temel başarılarından biri de birleştirici olmasıdır. Genç Yapıcılar, bu süre boyunca darlığa düşmez, birleşik devrimin çıkarlarını dar örgütsel çıkarların üzerinde tutar. Devrimden ve halkların özgürlüğünden yana olan herkesi kampanyanın yanında taraflaştırır.

Sosyalist gençlerin politik dili ve eylemi de birleştiriciliği canlı tutar. Tüm devrim şehitleri tereddütsüz sahiplenilir, bütün Rojava şehitlerinin anısına bağlılık vurgulanır. Yine bütün şehit aileleri inşa sürecine davet edilerek, şehitlerin anısına Kobanê’ye geçileceği öne çıkartılır.

Bu anlamda Genç Yapıcıların görüş açısı farklı toplumsal kesimleri birleşik devrimin savunucusu yapabilmektir. İsteyen herkesin kendi sembol ve bayraklarıyla inşa sürecine katılmasını devrimin zenginliği olarak kabul eder. Sorun nereden gelindiği değil, nereye varılacağıdır. Genç Yapıcılar için varış yeri birleşik devrimdir. Yurtsever kuvvetlerden emekçi solun tabanına, anarşistlerden anti-faşist kesimlere kadar genişçe bir kesimi Suruç’ta birleştirmeyi başaran devrimci görüş açısı tam olarak budur.

Suruç katliamı sonrasında yaratılan birleşik devrimci gençlik hareketi de, genç yapıcıların birleşik devrim kavrayışındaki berraklığın sonucu olarak gelişmiştir.

Bakış açısı yoğunluğuna panzehir: Tarihimizden öğrenmek

Öncü politik çıkışlara, yol açmayı başaran devrimci eylemlere ihtiyaç duyulan bir dönemdeyiz. Bu dönemi aşmak için kendi deneyimlerimizden öğrenecek ve bu deneyimleri yeni atılımların kaldıracı yapacaksak, Kobanê inşa kampanyası tarihimizin zenginlikleri arasındadır.

Genç Yapıcıların bu başarılı politik ve örgütsel çalışması aynı zamanda bakış açısı yorgunluğunun da panzehiridir. Dinamiktir, örgütlüdür, ideolojik bakımdan kararlı ve devrimci görevleri yerine getirmeye odaklıdır. Yürünmesi gereken yolun işaretleriyle doludur.

Kobanê inşa kampanyası, bakış açısı yorgunluğuyla savaşta komünistlere devrimci bir imkân sunuyor. Bu imkânı değerlendirmek günün görevi olduğu kadar, dördüncü yılında bir kez daha anılacak olan Suruç şehitlerine verilen sözün gereğidir.

ATILIM    atilimhaber.org

Yazarın diğer yazıları

    None Found