‘Onlarla gururluyum’

Çocuklarını ülke ve insan aşkıyla büyüten Emîra Xidir’ın kızı Madora 20 Mart 2018’de Gabar’da, oğlu Öcalan ise 13 Ekim 2019’da Serêkaniyê’de şehit düştü.

BERÎTAN SARYA / ANF/QAMIŞLO

Emira Xidir, Serêkaniyêli bir anne. Faşist Türk devletinin 9 Ekim’de başlattığı Kuzey-Doğu Suriye’yi işgal saldırısı nedeniyle çocuklarıyla birlikte Qamişlo’ya göç etmek zorunda kaldı. Bu ilk göçü değil. Kasım 2012’de de Türk devletinin El Nusra/DAİŞ çetelerini kendi toprakları üzerinden saldırtması sonrası da Serêkaniyê’den ayrılmış, bir ay sonra alan güvenli hale getirildikten sonra geri dönmüştü.

Uçaklar evlerimizi vurdu

Serêkaniyê’nin 2013’te YPG tarafından çetelerden temizlenmesi ardından sürekli tehdit edildiklerini kaydeden Emira Xidir, şöyle devam etti: “Hep bizi vuracaklarını söylüyorlardı. Anladık ki bu fitneyi yapan Erdoğan. Zorla, fitneyle ülkemizi bizden almak istiyor. Erdoğan’ın bu zulmünü kabul etmedik, 9 Ekim gününe kadar da evimizden çıkmadık. Evimizi bırakmaya niyetimiz yoktu. 9 Ekim’de birden uçaklar gelip evlerimizi vurmaya başladı. Yanımızda küçük çocuklar vardı. Mecbur kaldık, vurdukları alandan biraz uzaklaştık.”

Yaralıları kurtarmaya çalışırken

Emira Xidir, YPG savaşçısı olan ve 13 Ekim günü Serêkaniyê’de şehit düşen oğlu Öcalan ile savaş ortasındaki son görüşmesini anlattı: “Uçakların vurmasıyla Belet’ten biraz uzaklaştık. Serêkaniyê’den çıkmadım, oğluma; Öcalan’ıma yakın olmak istedim. Savaşın başlamasının 4. günüydü. Oğlumu aradım ‘Seni çok özledim, gel bir göreyim’ dedim. Öcalan, ‘anne gelemem, savaşçılarımın yanında olmalıyım’ dedi. Ben de ‘Kurban olayım, bir dakika görsem bana yeter’ dedim. Geldi, raxtı, silahı ve üst başının kiriyle beni kucakladı. Toz toprak içindeydi, çünkü uçaklar onları vuruyordu. Yarım saat oturdu, bir patlama sesi geldi. Öcalan alay komutanıydı, uçağın arkadaşlarını vurduğunu anladı. Gitmek için ayağa kalktı. Annenden hatır istemiyor musun, dedim. ‘Yanımda düğün var, annem benden hatır istiyor, gel seni öpeyim’ dedi ve gitti. 2-3 saat sonra yaralı arkadaşlarını kurtarmaya çalışırken uçak onları vuruyor. Kimyasal madde atıyor.”

‘Yolu şeref yoludur’

“Çocuklarımızı kimyasallarla yaktılar” diyen Emira Xidir, şöyle devam etti: “Uçakla çocuklarımıza kimyasal attı. Çocuklarımızı yakıp bıraktılar. Öcalan’a yakın olmak için orada kalmıştık. Gözümüzle gördük yukardan atıyorlardı. Ateş yere düşüyor, bina, insan ne varsa yakıyordu. Birçok sivil kimyasalın ardından kayboldu. Sadece askerleri değil sivilleri de hedef alıyorlardı. Ertesi sabah kuzumun cenazesi geldi. ‘Öcalan şehit oldu’ dediler. Ben de ‘Gururluyum. Kuzumun yolu şeref, namus yoludur’ dedim ama ciğerim yanıyor.”

‘Ben Öcalan’a doymadım’

Emîra Xidir, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın uluslararası komployla esir alındığı tarihten bir gün sonra dünyaya gelen oğluna Öcalan adı koyduklarını, resmen kabul edilmediği için Abdullah diye kaydedildiğini, ancak kendisine Öcalan diye hitap ettiklerini belirtti.

Emîra Xidir, oğlunu şu ifadelerle anlattı: “İki kez YPG’ye katılmaya gitti ama küçük olduğu için arkadaşlar geri gönderdi.  3. sefer katılmaya gittiğinde yaşı uygundu. Arkadaşlarla birlikte kalıp bir savaşçı oldu. İzne eve geldiğinde ‘oğlum büyümüş, asker olmuş, izne gelmiş’ diyordum. Bazen, ‘Kurban olayım, rext ve silah ne kadar yakışıyor sana’ derdim.

Oğlum arkadaşlarına ve ülkesine aşkla bağlıydı. Bu nedenle halkının savaşçısı olmayı istedi. Doğayı, hayvanları, insanı, toprağı, ülkeyi severdi, onlara aşk ile bağlıydı. Tavşan ve kuş beslerdi. Ben Öcalan’a doymadım. Hep cephede, arkadaşlarının arasında, toplantıda, işteydi. Dêrazor’a gitti, DAİŞ’e karşı savaştı. Dürüsttü, çalışkandı. Güçlü bir savaşçıydı. Yolu doğruydu. Hepsi böyleydi, şehadete kadar mücadele ettiler. Bu az bir şey midir? Onlarla gururluyum. Ne kadar anlatsam onlara borcumu ödeyemem.”

‘Başım dik’

2013’te gerillaya giden kızı Madura’nın da 20 Mart 2018’de Gabar’da şehit düştüğünü hatırlatan Emira Xidir, “Gidip mezarını ziyaret ettim. Ölümleri şerefli bir ölümdür. Onlarla gurur duyuyorum, başım diktir. Erdoğan, bizi evimizden çıkardı. Çocuklarımızı öldürdü. Bizi toprağın altında bıraktı. Halen bazı insanlarımız yıkık binaların altında. Kürtlere sesleniyorum; nerede olurlarsa olsunlar birbirlerine destek olsunlar, birbirlerini bırakmasınlar. Herkes ‘Ben Kürt’üm’ demeli. Erdoğan Kürtleri ‘bitirdim, kırdım’ demesin. Sadece bir Öcalan yok, binlerce Öcalan var. Erdoğan bunu unutmasın. Bizi bitiremez, Erdoğan’ın yaptıkları yanına kalmaz” diye konuştu.

Yazarın diğer yazıları

    None Found