Onun devleti var

O ‘sınırımızda bir Kürt devletine izin vermeyiz’ dedi. 

Biri çıkıp ‘be küstah sen kim oluyorsun?’ derse…

Hikaye daha güneş doğmadan maskeli eli silahlı adamlar kapıda, çatıda biter ve eller arkadan kelepçeli, işkence, adliye ve hapis.

Sakın ola öyle demeyin! Sakın ola onun inkar ettiğine ‘var’ demeyin. Derseniz devletin demir eli başınızda biter!

Onun devleti var, yönettiği ülkesi var. Onun Merkez Bankası var, yazık ki Ordusu var. Onun Külliyesi, MGK’sı, Polis’i var. ABD ‘dirseğini yemesine’ rağmen kapısına koşuyor. Rusya, uçağı düşürülmesine, pilotu öldürülmesine rağmen padişahlar gibi karşılıyor. Her gün telefon ediyor, telefonuna çıkıyor. 

DAİŞ canilerini besliyor, yol açıyor ama o DAİŞ’e karşı kurulan koalisyonda yer alıyor, orada sözü para ediyor. 

Talihsiz Kürt!

DAİŞ’e karşı en çok savaşan onlar, ölen onlar. Yine de koalisyonda sözleri pek para etmiyor. Kürtler sahada uğraşıp dursunlar! 

3 aylık çabanın neticesinde onca ölü pahasına DAİŞ’den alınan Minbiç’e Kürt inkarcılarının devlet adamları göz diktiler. Sahada emek verilerek alınan yer devletlerin kurduğu masada işgal planları yapıyorlar.

Kürtler bir girdap içinde, 100 yıldır vuruluyorlar. Horlar, ameleler, mağdurlar, görgüsüz ve suçlular. 

Katil, terörist, görgüsüz ve çirkinler. 

Devlet denilen muktedir Kürtlerin ve dünyanın gözlerinin içine baka baka ‘sınırımızda bir Kürt devletine izin vermeyiz’ diyor. 

Talihsiz Kürt, yalnız Kürt. 

Onun devleti olduğu için sözü para ediyor. 

Peki ya Kürdün?

O yok ki sözü para etsin. Siz bir an kenara bırakın şu ‘devlet istemiyoruz’ teorilerini, bilmem ‘devletlerin zamanı doldu’ söylemlerini. 

Kürtlerin bir devleti olsa böyle mi olurdu?

BM’de temsilcileri olsa, AB ile üyelik müzakereleri yapsa, AGİT’te üye olsa, başkanları devlet başkanları nezdinde ağırlansa böyle olur muydu?

Hayır…!

Bırakın Kürt’lerin bir DEVLET OLSUN! 

Az var olsunlar, onurlu yaşasınlar!

Az ezilmesinler, az özgür olsunlar. Bak, tam olsun demiyorum azıcık olsun, çok azıcık. Kürtler hep alttan aldılar. Ezop’un dilini kullandılar. 

Devir teslim töreniyle Cerablus DAİŞ’ten SUK’a teslim edildi.

Amaç Rojava Kürdistan’ında bir koridor oluşturmak. Afrin ve Kobané birleşmesin istiyorlar. Beden karından yoksun kalsın, beslenmesin ve gittikçe hastalansın istiyorlar. Hasta bir Rojava hep muhtaç olur ve gittikçe yok olur. 

Bu Suriye’nin, İran’ın ve Türkiye’nin isteği. Kürdistan’ı paylaşan, rehin tutan tüm devlet adamlarının ve onların stratejik ortaklarının arzusu, çabası. 

‘Kürtler Fırat’ın doğusuna çekilsinler’ diyorlar. 

Neden?

Erdoğan öyle istiyor da ondan. 

Erdoğan’ı öyle küçümsemeyin!

Onun devleti var. 

Suriye’de, Irak’da, İran’da ve Türkiye’de 40 milyon Kürt 100 yıldır dövülüyorlar, zulüm görüyorlar.

Çünkü onlar yoklar; Arap’lar, Fars’lar, Türk’ler. Kürt’lerin bir devleti olsa dostları mahkeme mahkeme dolaştırılmaz ve hapse girmezdi. 

Daha yeni Aslı Erdoğan o hasta haliyle hapse atıldı. Eren Keskin’i tutuklamak için mahkeme mahkeme gezdiriyorlar!

Bu tablo değişir mi?

Zor ama imkansız değil.

Kürdistanlıların statü ve devlet kurma hakları anne sütleri gibi helaldir.

Devlet mi?

Onu çöpe atın diyeceğim lakin pek öyle çöpe atılacak cinsten değil.

Çünkü Suriye, Türkiye ve İran devlet adamlarında eşit ve özgür temelde birlikte yaşama arzuları yok.

Çözüm birlikte eşit ortak vatanda olsun. 

Umut var mı?

Var, hem de her zamankinden daha çok var!

Yazarın diğer yazıları