Ortadoğu’da yeni gelişmeler

“Rusya Savunma Bakanlığı bugünden itibaren ABD ile Suriye’de ‘hava güvenliği anlaşması’ kapsamındaki iş birliğini durduruyor.”

Bu açıklama Rusya Savunma Bakanlığı tarafından, ABD’nin bir Suriye uçağını düşürmesinden sonra yapıldı. ABD öncülüğündeki DAİŞ karşıtı koalisyon, Suriye rejimine ait bir SU-22 savaş uçağının Tabka ilçesinin güneyinde Suriye Demokratik Güçlerini (SDG) vurması üzerine ABD uçakları tarafından yerel saatle 18.43’te düşürdüğünü açıklamıştı. 

Suriye’de taşlar bir kez daha yerinden oynuyor mu?

Kartlar yeniden mi dağıtılacak?

Musul ve Rakka operasyonlarında sona yaklaşıldıkça yeni koşullar ortaya çıkıyor. Herkesin bir planı var. Çıkarlar kesiştiğinde çatışma kaçınılmaz olabiliyor. Başlangıçta; Rusya’nın Suriye’de oyuna dahil olması ile ABD ve Rusya DAİŞ’e karşı ortak mücadele konusunda uzlaşmıştı. Peki ne olduda bu uzlaşma bozuldu?

Birkaç nedeni var:

Musul ve Rakka operasyonları başarı ile sonlandırıldığında, merkezi hükümetler, egemenlik haklarını ileri sürerek bu kurtarılmış alanlarda yeniden otorite tesis etmek arzusundalar. Ancak hem Irak hem de Suriye yönetimleri bu alanları kontrol etme gücüne sahip değiller. Burada ABD liderliğindeki koalisyon ve Rusya liderliğindeki İran-Suriye Cephesi devreye giriyor. ABD ve Rusya arasındaki çatışmanın nedenlerinden biri bu.

Diğer bir neden ise bölgedeki kimi yeni gelişmeler ve bölgedeki aktörlerin yeni pozisyonları. Katar krizi ile Sünni-Şii gerginliği dış güçlerinde müdahelesi ile had safhada. Arada kalmış Türkiye’yi saymazsak, cepheler çok net. Suudi Arabistan-Mısır ikilisi evden kaçmak isteyen küçük kardeş Katar’ı hizaya getirmeye çalışıyorlar. 

Bir başka neden olarak bölgenin jeo-stratejik konumunu sayabiliriz. Bir yandan İran’ın, Irak-Suriye sınırını kontrol altına alarak, Rejimi ayakta tutma çabasını diğer taraftan Akdeniz’e uzanacak enerji koridorunu Rusya ile birlikte kontrol altında tutma stratejisine uygun hareket ettiğini söyleyebiliriz.

Öte yandan, Güney Kürdistan’da yapılacak olan ‘Bağımsızlık referandumu’ ve Suriye’de SDG’nin önemli bir alanı kontrolü, Kürtlerin “geleceklerini tayin hakkı” konusundaki kararlılığı, yeni dengeler ortaya çıkaracaktır.

Türkiye tüm bu gelişmeleri kırmızı çizgilerinin aşıldığı korkusu ile hareket ederek, Kürtleri tehdit olarak gördüğünü her fırsatta dile getiriyor. Cerablus ve El Bab’ta bulunmasının asıl sebebi bu. İşte bu korku Türkiye’nin dış politikasına yansıyor. 

Astana sürecinden sonra Rusya, Suriye’de iç savaşın bittiğini ilan etti. Bu açıklamanın iki amacı vardı. Birincisi rejimin egemenlik hakkına dayanarak, ülke sınırları içinde yayılmasını sağlamak. İkinci amaç ise; rejimin “terör” ile mücadele ettiğini söyleyerek “meşruluğunu” sağlamak. Batı kampını rahatsız eden Rusya’nın bu yaklaşımı ve cesaretlendirmesi ile Rejim Güçleri Rakka’nın güneyinden ilerleyerek Irak sınırına ulaştılar. Yetmezmiş gibi SDG güçlerinin mevzilerine hava saldırısı düzenledi. ABD ve koalisyon güçlerinin Suriye uçağını düşürmesi bu aşamada gerçekleşti.

Rusya, ABD’yi uluslararası kuralların ihlal etmekle suçlayarak bunun askeri saldırganlık olduğunu ve ABD ile olan iletişimi keserek Suriye hava sahasında, Rusya’nın kontrolündeki bölgelerde, her uçağın hedef alanınacağını ilan etti. Bu elbette Suriye’deki gelişmelerin yeni bir aşamaya geldiğini ifade ediyor.

ABD ve Rusya arasındaki “hava güvenliği anlaşması” askıda. Moskova ve Washington bir birlerini suçluyor. 

DAİŞ etkisizleştirildikçe bölgenin geleceği konusunda planlarda gün yüzüne çıkacak. Musul ve Rakka operasyonları sona erdiğinde gerçek planlar ve niyetlerde ortaya çıkacaktır. Unutmayalım ki her gücün bir oyun planı var. 

Kürtlerde bu hengamede ancak doğru politikalar ve tutarlı yaklaşımlarla kazançlı çıkabilir. 

Güney Kürdistan’da yapılacak olan bağımsızlık referandumu ve Kuzey Suriye Federasyonu talepleri, Kürtlerin ULUSAL KONGRE çatısı altında bir araya gelmeleri ile somut, gerçekleştirilebilir, sürdürülebilir bir hedefe dönüşebilir ancak. 

Kürtlerin geleceği kendi ellerindedir. 

Özgürleşeceğiz ve bu kez başaracağız.

Yazarın diğer yazıları