Oyumuzun rengi Efrîn olsun

Rojbîn EKİN

Türk devleti ve desteklediği çete grupları Kuzey Suriye Federasyonu’na bağlı Efrîn’e yönelik işgal saldırısını 20 Ocak’ta başlattı. İşgal saldırılarına karşı başta Efrîn halkı, YPG ve YPJ savaşçıları olmak üzere Kuzey Suriye Federasyonu’nda yaşayan tüm halklar büyük bir direnişle karşılık verdi. Efrîn direnişi de tıpkı Kobanê direnişi gibi –başta kadınlar olmak üzere -evrensel çapta büyük bir destek gördü. İşgale karşı direniş büyük bir ses getirdi ve yankı buldu.

Efrîn’de ön plana çıkan ve en çok konuşulan direnişin rengiydi. YPJ’li Avesta, Amargî, Barîn, enternasyonalist kadın devrimci Anna (Helîn) ve işgal saldırılarına karşı direniş cephelerinde yer alan ve yaşamını yitiren YPG ve YPJ savaşçılarının gösterdiği direniş, şimdiden halkların direnme tarihine eklendi. Efrîn’de direnen sadece devrimciler değildi kuşkusuz. Bölge halkı yoğun bombardıman altında 2 ay boyunca işgale geçit vermedi. Büyük derslerle doluydu ve insanlık zulme, faşizme ve işgale karşı büyük bir sınavdan daha geçti Efrîn direnişiyle birlikte.

Efrîn’de doğa tahribatından tutalım, insan kıyımına kadar büyük bir vahşet yaşandı. Aralarında kadın ve çocukların da olduğu 400’ün üzerinde sivil katledildi, bine yakını ise yaralandı. NATO’nun en büyük dördüncü ordusu, yüzölçümü bir ilçe sınırları kadar olan bir kente karşı tarihin gördüğü en barbar saldırılardan biri yürüttü ve 16 Mart günü Efrîn kent merkezine girdi.

İşgalciliğinin yüzünü bir kez daha göstererek kutsallara yöneldi, binalara dev Türk bayrakları asıldı. İbadet yerleri, kutsal mekanlar, mezarlıklar yıkıldı; DAİŞ çetelerinin işgal ettiği yerlerde gerçekleştirdiği tüm uygulamalar DAİŞ’in hamisi Türk devleti tarafından tekrarlandı.

Efrîn Kantonu Meclisi’nin verilerine göre 170 bini aşkın Efrînli göç etmek zorunda kaldı ve Şehba’da bir gün yeniden yurduna dönme umuduyla yaşıyor.

NATO üyesi diğer ülkeler ve Türkiye ile büyük silah ve ekonomik anlamlar yapan diğer tüm güçler, bu işgale sessiz kaldı ve işgali onayladı. Efrîn’de gerçekleştirilen etnik soykırımı ve demografik değişimi hiçbir uluslararası güç gündemine almadı. Ve hala sessizlik sürüyor, sessizlikle birlikte insanlık dışı uygulamalar da devam ediyor.

Efrîn’den çıkmayan halka yönelik büyük bir vahşet uygulanıyor. Sokak ortasında işkenceden infaza varan uygulamalar her geçen gün artıyor. Kadınlar ve kız çocuklarına zorla el konuluyor, kaçırılıyor; tecavüze maruz bırakılıyor. Bu vahşete dikkat çekmek için Kongra Star ve Suriye Kadın Meclis’inden sık sık açıklamalar, uyarılar gelmesine rağmen, uluslararası güçler ve sivil toplum örgütlerinden henüz herhangi bir açıklama yapılmadı. DAİŞ çetelerinin Suriye, Irak ve Şengal’de kadınlara yönelik saldırıların aynısı Efrîn’de Türk askerleri ve ona bağlı çeteler gerçekleştiriyor.

Kadınlara her anlamda özgürlüğün tanındığı ve kadınların yönettiği bir kent olarak da bilinen Efrîn’de işgalden sonra cep telefonlarıyla gizlice çekilen ve ajanslara da haber olarak düşen burkalı kadın görüntüleri ve fotoğraflarına sıkça rastlanıyor. Kadınların esaret altında tutulduğu Efrîn’de Türk devletinin desteklediği çeteler, şeriat kurallarıyla kenti ve insanları yönetiyor. Bu uygulamalar görüntülendiği, tecavüze maruz bırakılan, kaçırılan kız çocukları ve kadınların ailelerinin tanıklıklarına yer verildiği halde, başta BM olmak üzere insan hakları örgütlerinin hiçbiri bu konudaki sessizliğini bozmuş değil.

Ancak Kuzey Suriye Federasyonu ve tüm Kürt halkının gündemi Efrîn olmaya devam ediyor. Efrîn işgalden özgürleştirilmedikçe de Kuzey Suriye Federasyonu ve tüm Kürt halkının Efrîn’in yeniden özgürleştirilmesi için mücadelesi de süreceğe benziyor. Kürtler Efrîn’i işgalcilere bırakmayacaklarını sık sık ifade ediyor. Efrîn’i özgürleştirmenin her alanda mücadelesini yürütme konusunda kararlılığını sürdürüyor.

Efrîn’de Erdoğan rejiminin gerçekleştirmiş olduğu insanlık dışı uygulamalara karşı çıkılmaz ve bu konuda hala süren sessizlik bozulmazsa, uygulamalar gittikçe artacak. 24 Haziran seçimlerinin yaratacağı sonuç, dolayısıyla Efrîn’in özgür geleceği için de belirleyici olacaktır. Erdoğan kazanırsa, Efrîn işgali devam edecek ve bu işgale başka işgaller de eklenecek. Zulüm katlanarak sürecek, ama Erdoğan kaybederse Türkiye’de ve Erdoğan rejiminin işgali altında bulunan tüm bölgelerde özgürlük, demokrasi, kardeşlik ve barış kazanacaktır.

Kürtler Efrîn’in özgür geleceğini de düşünerek sandık başına gitmeli; dolayısıyla Bir Oy HDP’ye, Bir Oy Demirtaş’a…

Yazarın diğer yazıları