Pankreas kanseri

Pankreas karın boşluğunun üst bölümünde ve bel omurlarının ön tarafında yerleşmiş bir salgı bezidir. Midenin arka bölümünden onikiparmak bağırsağına ve dalağa kadar uzanan bölümde yer alır. Baş, boyun, gövde ve kuyruktan oluşan dört bölümü bulunmaktadır. Salgıları sindirime yardımcı olur ve kan şekerinin düzenlenmesini sağlar.

Pankreas kanserinin sebebi bilinmemekle birlikte sigara içen ve kilosu fazla olan kişilerde daha sık görülmektedir. Şeker hastalığı bulunan kişilerin pankreas kanserine yakalanma riski sağlıklı bireylere göre iki kattır. Pankreas kanseri hastalarının yüzde 60’ında şeker hastalığı gözlenmektedir. Uzun süreli tedavi edilemeyen kronik pankreas iltihabı da pankreas kanserine yakalanma riskini artırır. Petrol ürünleri gibi kimyasal maddelere maruz kalan insanlarda pankreas kanseri riski yüksektir. Pankreas kanserinin genlerdeki değişikliklerden kaynaklanması oranı düşüktür. Bu hastalık erkeklerde kadınlardan daha sık görülür ve risk oranı yaşla birlikte artar. Pankreas kanseri olan erkeklerde ortalama yaş oranı 63, kadınlarda ise 67’dir.

Sinsi bir seyir izleyen pankreas kanserinin çeşitli işaretleri vardır. Kilo kaybı, karın ağrısı, sarılık, iştah kaybı, mide bulantısı, kusma, halsizlik, yorgunluk, ishal, sindirim zorluğu, koyulaşan idrar, dışkılama renginde değişiklik, solgunluk başlıca belirtilerdir. Sırt ağrısı ve depresyon gibi psikolojik bozukluklar bile ilk şikayet olarak ortaya çıkabilir. Aniden ortaya çıkan ve aile öyküsü bulunmayan şeker hastalığı da pankreas kanserinin ilk belirtisi olabilir. Her hastalıkta görülebilen şikâyetler olduğundan kişiler doktor başvurusunu geciktirir ve böylelikle tanı çoğu zaman geç konulur.

Tanı koymada kan tahlilinin yanı sıra ultrason ve tomografi önemli bir yere sahiptir. Kan tahlili genel verilerin tespiti dışında pankreas kanserine has belirteçleri de içermektedir.

Pankreasın en yaygın kanser türü ekzokrin tipidir ve pankreas kanallarındaki hücrelerde başlar. Kanallar sindirim saldırılarını ana pankreas kanalına ve ince bağırsağa taşıyan tüplerdir. Bir de endokrin pankreas tümörleri olarak adlandırılan, fakat pek yaygın olmayan kanser tipi bulunmaktadır. Bunların bir kısmı hormonlar üretmekte ve ona göre belirtiler göstermektedir.

Pankreas kanserinin tedavi yöntemleri ameliyat, kemoterapi ve radyoterapiden (ışın tedavisi) oluşmaktadır. Hastalığın seyri ve tedavisini tümörün cerrahi müdahale ile alınıp alınamayacağı, kanserin evresi (tümörün büyüklüğü, çevreye dağılımı) ve hastanın genel durumu belirlemektedir. Çevre organ ve dokulara yayılmış tümörlerde önce kemoterapi ve radyoterapi uygulanır, ameliyat ise daha sonra yapılır. Henüz dağılmamış tümörlerde ise önce cerrahi tedavi uygulanır.

Yazarın diğer yazıları