Paris-Berlin sevinci kısa sürdü!

Selma AKKAYA [email protected]

İç içe geçmiş emperyalist çatışmalar, boy göstermeler, tehditler ve yeni ticaret hamlelerinin yaşandığı bir dönem geçiriyoruz.

Cumartesi günü, İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’ni, “ABD’nin İran petrolünün satışını engellemesi durumunda Hürmüz Boğazı’nı kapatırız” açıklaması, ABD Başkanı Donald Trump’ın Pazar gecesi geç saatlerde, İran’a karşı topyekün savaş tehdidi ile karşılığını bulurken, haftanın bir diğer önemli siyasi gelişmesi ise Berlin ve Paris’in öncülük ettiği küresel ekonominin üçte birini ilgilendiren AB-Japonya ticaret anlaşması imzalaması oldu.

Trump, Twitter’da, (İran, eğer “BİR DAHA” Washington’ı “TEHDİT ETMEYE” cüret ederse, “TARİH BOYUNCA ÇOK AZ UĞRANILMIŞ SONUÇLARA KATLANIR”) diye yazdı. Trump’ın bu büyük harflerden oluşan tehdidi öyle boş bir tehdit değildi elbet. Trump ve yönetiminin amacı İran’da rejim değişikliğini getirecek bir yönelimin önünü açmak olduğu açık.

Bölgede yeni bir çatışma kaynağını ateşleyecek gerilimli bu süreç karşısında Avrupalı devletler, Trump’ın politikalarına, yalnızca, İran pazarlarını ve petrol kaynaklarını ele geçirme planları değil aynı zamanda ABD’nin son dönemde geliştirdiği birçok hamleyle kendi çıkarlarını tehdit ettiği için farklı yol arayışlarında.

Özellikle ABD’nin Çin için uygulamaya koyduğu ABD’nin, Çin’den ithal edilen 34 milyar dolar değerindeki ürünlere yönelik ek gümrük vergisi uygulaması Paris başta olmak üzere AB ülkelerinin Çin ile geliştirdiği tüm ticaret ilişkilerini birbirine katmıştı. Söz konusu durumda bir değişiklik yaşanmazken, Berlin ve Paris’in öncülük ettiği Japonya ve Avrupa Birliği (AB), Trump yönetiminin korumacı önlemlerini açıkça geri püskürtmek için, dünyanın en büyük iki taraflı ticaret anlaşmasını imzaladı.

Japonya, daha önce Obama yönetimi tarafından geliştirilen Pasifik Ötesi Ortaklığı’ndan yeni ABD yönetiminin çekilmesiyle ticari anlamda büyük darbe almıştı. Ardından ABD’nin çeliğe ve alüminyuma gümrük vergisini tırmandırması nedeniyle AB güçleriyle uzun süredir ilişkide olan Japonya, ABD tehditlerine karşı karşılıklı verilen tavizlerle yeni bir anlaşma imzalanmış oldu. Anlaşma, yürürlüğe girmeden önce iki tarafın parlamentolarının önüne gelecek.

Bütünüyle onaylanmasının ardından, Japonya’nın Avrupa’dan gelen şaraba, peynire ve diğer gıda maddelerine uyguladığı gümrük vergilerinde belirgin indirimlere getirirken, AB Japon arabalarına ve araba parçalarına yönelik gümrük vergilerini sona erdirecek.

Japonya ve AB, konuya dair yaptığı basın toplantısında: “Bizler, Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) kurallara dayalı çok taraflı ticaret sisteminin onun temeli olarak çok önemli rolünün altını çiziyor ve korumacılıkla mücadele etmeyi sürdürüyoruz.” denilirken, “amacımız sıcak çatışmalara dönüşen ticaret savaşları başlatmak değil ama kurallara dayalı uluslararası düzeni cesur ve sorumlu bir şekilde iyileştirmek” ifadeleri kullanıldı. Söz konusu cümlelerin adresinin ABD olduğu açıktı.

Anlaşmayla birlikte AB’nin yaşadığı hatırı sayılır rahatlama ancak iki gün sürdü. Pazar günü ABD İran tehdidi ile Paris-Berlin hattı yeniden sarsıldı.

Trump’ın İran ile bir çatışma kışkırtma istekliliği, Çin’in en kısa sürede karşısına çıkılması gerektiği hesabıyla bağlantılıyken, Ortadoğu ve dünya halklarını felaketle sürükleyecek her an yeni bir çatışma alanının oluşması an meselesi. Söz konusu İran krizine ilişkin Paris-Berlin hattında diplomasi trafiğinin hız kazandığı açık. Ama söz konusu trafiğin ABD karşısında nasıl duracağı ise meçhul!

Yazarın diğer yazıları