Perinçek ‘beyaz bayrak’ çektirecekmiş

Perinçek bu ara merkezi şehirlerde yaptığı gibi Ege sahil kasabalarında da Kürde ölüm ve savaş kusuyor:

“Söz veriyoruz. Hükümet olduğumuz zaman Kandil’e 1 ayda beyaz bayrak çektireceğiz. İran Türkiye Irak Suriye işbirliği yaptığında Kandil’in beyaz bayrak çekmek dışında bir çözümü yok.” (Cumhuriyet, 13.08.17)

Kürt düşmanı soykırımcı savaşa doymamış olacak ki savaş kışkırtıcılığını sürdürüyor. 

Erdoğan faşizmi, yedeğine Perinçek ve Bahçeli’yi alarak, Kürde soykırımcı, devrimci ve demokratik harekete imhacı/tasfiyeci-liberallere bile zindancı- savaş yürüttü, sürdürüyor. 2015 Mart’ında masayı devirerek, başlattığı toplu katliamlardan ve Çöktürme Planı’ndan sonra Erdoğan’ın kendisi ve pek çok tetikçisi “teslim alacakları” zehabına kapıldılar. “Beyaz bayrak çektirme” savaşta boyun eğdirip teslim alma jargonu. Beyaz bayrak çektireceklerini sandılar.

Bu tetikçilerin başında Davutoğlu geliyordu. Erdoğan’la birlikte halklarımıza cehennemi yaşatarak, 2016 kışı bitmeden “bitircekler”ini ilan etti. Perinçek sırayı aldı. Tereddütsüz ve acil soykırımcı savaş önerdi, ‘tereddüt eden hiçbir komutan savaşta yeralmasın’ dedi. Vahşet bodrumları süresince ve sonrasında “PKK’yi hendeklere gömdük” sevinç naraları attı. “Cizre bodrumlarında ABD ve İsrail özel kuvvet komutanları var” kara propagandası yaparak vahşi katliamları aklamak istedi. 

Gestapo şefi ve Nazi içişleri bakanı Himmler’e özenen Soylu da 2017 Nisan’ında PKK’yi bitireceklerini ilan etti. 

Orgeneral Güreş’le birlikte 90’lı yılların kirli savaşını yürütmekle, “kayıplar” vahşetiyle ünlü Çiller de, “ya bitecek ya bitecek” narası atmıştı. 

Bütün genelkurmay başkanları “bitirme” iddiasında bulunmuşlardı. Büyükanıt, 2008 kışındaki Medya Savunma Alanları’na kara savaşında “hayatımın en mutlu anını yaşıyorum” demişti. O emekli olduktan, suç ortağı Başbuğ görev başındayken “bitiremeyiz” itirafında bulundular. Herhangi demokratik çözüme yanaşmamalarına rağmen gerçekçi olmak zorunluluğunu anladılar. 

Fakat Erdoğan, iktidarda kalmak ve yayılmacılık için politik İslamcı faşist rejimi örgütlerken, “son terörist kalmayıncaya kadar savaş” narası ve Çöktürme Planı’yla soykırımcı savaş yürüttü. Bölge liderliğine oynuyorken, IŞİD’den Nusra ve Ahrar’a politik islamcı savaş çetelerini, Sultan tugaylarını kullanırken, PKK’yi “bitireceğiz”, “kökünü kurutacağız” naraları attı. 

Şeflerinin 30 yılda yapamadığını, Perinçek “yetki verin 1 ayda bitirelim” diyerek ne yapmak istiyor?

Erdoğan’ın liderliğinde sömürgecilik, bütün vahşetine, Rojava’ya saldırılarına, Efrîn’i işgal girişimine, Cerablus-Ezaz-Minbic işgaline, Şengal işgal girişimine, Medya Savunma Alanları’na savaş saldırısına rağmen, faşist zafer elde edemedi. Kimsenin kendisine hükümet yetkisi zaten vermeyeceğini bilen Perinçek, hayali salvolarla faşist saflardaki moral bozukluğunu gidermek, “çözülme”yi önlemek istiyor. Başta da Kuzey Kürdistan ve Rojava’da saray savaşına sürülen ama zafer elde edemeyen orduya moral vermeye çalışıyor. 

Daha önemlisi de, yeni iki durumda şovenist zehiri Türk halkına yeniden içirip faşizme desteği büyütmek istiyor.

Erdoğan’ın, CHP liderini zindanla tehdit ederken, CHP tabanını alanlarda eylemlere kışkırttığını sezen Perinçek, bu kitlenin eyleme geçmesini önlemek için saldırıyor. Kürt düşmanlığını yeniden harlandıracak ajitasyona, “emperyalizmin Türkiye’yi bölmeye çalıştığı”, CHP’nin yürüyüşlerle emperyalistlere müdahale edin çağrısı yaptığı, bayağı komplo teorilerine başvuruyor. Faşizmin saflarında ve toplumsal tabanında “çözülme”yi önlemeye çalışıyor. 

Reqa’da zafer yaklaşırken Rojava Devrimi’nin halklara özgürlükleri hukukileştireceği, statü kazandıracağı zaman yaklaşıyor. Öte yandan Güney bağımsızlık referandumu gündemde. Perinçek, yeni savaş senaryosuna şovenist destek yükseltmek istiyor. 

Kürt’ün sömürgecisi bölge gerici devletleri, özellikle Ankara ve Tahran kirli savaşta birleşebilir de. Böylesi bir savaşın şovenist kan banyosuna desteği hazırlamak istiyor. 

PKK 15 Ağustos Atılımı’nın 33.yıldönümünde, ağır bedeller ödeyerek, Erdoğan faşizmine ve Perinçek gibi tetikçilerine zafer tattırmadı. PYD Rojava Devrimi’ndeki niteliksel atılımlarla halklarda demokratik siyasal çekicilik, destek, enternasyonalist dayanışma ve birlik yaratmanın onurunu yaşıyor. Diğer halkların yanı sıra, Arap halkını halkçı devrime seferber edebiliyor. 

Bu devrimci gücün “bitirilemeyeceği”ni gören Perinçek-Erdoğan-Bahçeli faşist ittifakı, Kürde ve Türkiye halklarının demokratik güçlerine beyhude bir çabayla faşist zulmü yalnızca daha fazla yaşatmaya çalışıyor. Fakat, Perinçek’in faşist ajitasyonu da, yalanları da Erdoğan faşizminin yenilgisini önlemeye yetmeyecek.

Yazarın diğer yazıları