PKK: Onurla ve mücadeleyle geçen 41 yıl

Rohat BARAN

Bundan 47 yıl önce, peygamberler diyarında doğup büyümüş, anasının toplumsal değerlerini yaşatmak için yemin etmiş ve bunun için Türkiye’nin başkentinde bulunan dönemin en iyi üniversitesinde okuyan buğday tenli, karakaşlı-kara gözlü, yakışıklı olduğu kadar akıllı, inançlı olduğu kadar bilimsel ve her şeyden önemlisi etkileyiciliğiyle ve önderliğiyle önderler yaratan Önder Abdullah Öcalan’ın öncülüğünde oluşturulan grup; büyük devrimci mücadelesiyle her anıyla tarihi yeniden yazan ve giderek büyüyen ve 27 Kasım 1978’de insanlığın demokratik değerlerinin savunucusu, mücadelecisi ve sürdürücüsü olan PKK’yi kurdular.

47 yıl boyunca nefes nefese mücadele içinde Kürt toplumu başta olmak üzere tüm toplumları sosyalist değerlerle var etmiş ve geleceğe taşırmada önemli roller oynamış PKK’nin kuruluş yıldönümü Önder Abdullah Öcalan ve bu mücadelede şehit düşmüş herkese kutlu olsun! Ahlaki ve politik toplumu yaratma temelinde insanlık mücadelesi vermiş PKK’nin kuruluş yıldönümü, özgürlük gerillasına ve PKK’ye gönül vermiş herkese kutlu olsun! PKK’nin kuruluş yıldönümü, komünal demokratik değerleri savunan, bunun için mücadele veren tüm sosyalistlere, demokratlara ve devrimcilere kutlu olsun! PKK’nin kuruluş yıldönümü, Kürt halkına, Türk halkına, Arap halkına, Fars halkına, Ermeni halkına ve Ortadoğu’daki diğer tüm halklara kutlu olsun! PKK’nin kuruluş yıldönümü, Êzîdîlere, Alevilere, Sünnilere, Hıristiyanlara ve bütün inançlara kutlu olsun!

Herkes, ne mutlu bana ki resmi olarak 47 yıllık sürede PKK’yi gördüm, PKK ile aynı çağda yaşadım, diyor. PKK’nin dostu da söylüyor bunu düşmanı da. PKK’yi çok tanıyan da söylüyor bunu, az tanıyan da. Tabii ki düşmanı, bunu açık söyleyip itiraf etmese de içinden kendisine karşı mücadele veren bir güç olacaksa PKK gibi onurluca ve mertçe olmalı diyor. Çünkü sömürgeci soykırımcı da olsa, sonunun getirileceğini de bilse PKK’nin kendisine karşı vermiş olduğu mücadeleyle tarihe geçeceğini biliyor ve gizli duygularla da olsa bunun sevincini yaşıyor.

Dostları zaten bin kere de olsa yaşam PKK’yle olacak, olmalı diyor. PKK’yle, yok edilmeye yüz tutmuş insani ilişkilerin, kültürel ve ahlaki değerlerin güncellenerek dirildiğini, varlık kazandığın biliyor. Onun için çekilen tüm acılara ve soykırımcı sömürgeciliğin tüm saldırılarına rağmen PKK oldu mu güler yüzle bakmaya devam etmeli insan diyor gençleri ve daha aktif, daha coşkulu, daha mücadeleci ve her anından büyük mutluluklar duyarak ve büyük anlamlar yükleyerek yaşamını sürdürüyor. Yaşlılar, gönül rahatlığıyla gelecekte aiti oldukları toplumun toplumsal değerlerinin PKK tarafından yaşatılacağını biliyor. Onun için de 90 yaşına gelmiş ve eskiden ölümün eşiğinde görülen yaşlıları diriliyor, 18 yaşındaki genç kız ve erkekler gibi canlanıyor, coşkuyla halaya tutuyor, topluma her türlü hizmeti ediyor. Genç başlayan ve genç başaran PKK, ideolojik, örgütsel, felsefi yapısı ve yarattığı anlam gücüyle toplumu ruhsal olarak gençleştiriyor ve her anına zaferler sığdırıyor.

Bu 41 yıllık süre içinde PKK Kürt toplumunda pozitif anlamda ne tür değişimler yaratıp gelişmeler sağlamadı ki! Bir kere direnen, direnirken bedel almayı göze alan ve sonunda kazanacağını bilen bir halk gerçekliği yarattı. Önder Öcalan Kürt halkının yaratılmış bu gerçekliğine dayanarak Serkeftin Halkı tanımlaması yaptı. Tabii ki Serkeftin Halkı kolay yaratılmadı. Sömürgeci soykırımcılar zalim ve belki de bu halka acının nirvanası yaşatıldı tüm süreçlerde. Ama bu acılar yıkmadı Kürtleri, bünyesini daha da güçlendirdi, çelikleştirdi ve serhıldan halkı, Serkeftın halkı haline getirdi. Bugün Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerde, Baharların yaşanmasında ilham kaynağı olan esas olarak bu Serkeftin Halkıdır. İlkbahar esas olarak bu Serkeftin Halkıyla başladı, yavaş yavaş büyüdü ve tüm Ortadoğu’ya yayıldı. Ortadoğu’da yaratılan bu Serkeftin Halkı ve onun etkisiyle iktidarlar sarsılmaz olduğunu düşündükleri koltuklarında artık rahat oturamayacaklarını gördüler ve makus talihlerine razı oldular. Bu ruh, bilinç ve anlam gücüyle şekillenmiş Serkeftin Halkı, AKP-MHP faşist iktidarı ve Erdoğan-Bahçeli diktatörleri başta olmak üzere tüm soykırımcı sömürgecilerin camdan olduklarını onlara göstermeye ve onları tuzla buz etmeye devam edecektir.

PKK’nin geliştirmiş olduğu kadın özgürlük çizgisi bugün tüm dünya kadınlarına hem ilham veriyor hem de öncülük ediyor. Kadın özgürleşmeden toplumun özgürleşemeyeceğini savunuyor. Bu tezden etkilenmiş ve kadın özgürlüğüne dayalı adil, eşit bir yaşam inşa edilen alanlarda toplum daha demokratik oluyor. Kendisini ilerici ve demokratik diye nitelendiren birçok kesim PKK’nin ilham kaynağı olduğu kadın özgürlük çizgisine gıptayla bakıyor. Dünya, PKK çizgisinde örgütlenmiş kadın özgürlük mücadelesinden bir şeyler öğreniyor.

PKK’nin ekolojik bakış açısı, her şeyin insan için olduğu ve insan için sömürülmesi gereken şeylerden oluştuğu anlayışını mahkum ediyor. Toplumun doğayla bütünlük ve birbirini tamamlayan biçimde oldu mu anlam kazanacağını savunuyor. Birinci doğanın korunması gerektiğini, ikinci doğa olan toplumun hiçbir şekilde birinci doğa üzerinde tahakküm kuramayacağını ve demokratik komünal değerlerle yüklü üçüncü doğanın, yani demokratik toplumun yaratılacağını öngörmektedir. Her şeyden öte, bir taşın bile ruhunun olabileceği bilinciyle hareket ediyor, farkında olmadan basılarak öldürülmüş bir karıncadan bile özür dilenmesi gerektiği felsefeyi savunuyor.

Hangi destanlar yazılmadı ki bu 41 yıl içerisinde? Özgürlük dağlarında mücadele eden gerillalar toplumunu ayakta tutacak ve binlerce yıla sığacak efsaneler yaşadılar. Evet, belki yazılmadı birçok efsane, ama kulaktan kulağa, nesilden nesile aktarılıyor. Bir değil, iki değil, onlarca nesil var artık PKK’de ve öncülerinin mirasını devralan ardıl oluyorlar. Binlerce Che Guevera, binlerce Ho Shi Minh, binlerce Marcos, binlerce Momiş Uli, binlerce enternasyonalist ve binlerce Agit, Zilan ve Beritan var artık. PKK, özgürlük, adalet, eşitlik ve demokrasi ve sosyalizm için mücadele vermiş tüm kahramanları anlamlandırdı ve verdiği bedellerle onları daha üst bir mevkie çıkardı. Bu mücadelesini hala da en onurlu biçimde bugün sürdürüyor. Zaten onun için ezilen tüm kesimlerin, halkların umudu olmaktadır.

41 yıl onurluca yaşam! 41 yıl PKK ile yaşam! 41 yıl mücadeleyle geçen yaşam!

Yazarın diğer yazıları

    None Found