PKK’nin Şengal’deki varlığı artık daha da meşru

Erdoğan-Bahçeli faşist soykırımcı cephesi, 24 Nisanı 25 Nisan’a bağlayan gece Şengal ve Kuzey Suriye’yi savaş uçaklarıyla bombaladı. 25 Nisan aynı zamanda 1915 yılında Ermenilere yönelik gerçekleştirilen soykırımın yıldönümüydü. Soykırımcı iktidar 25 Nisan’a denk getirdiği bu saldırıyla Kürt halkına, Ermenilere yönelik gerçekleştirdiği soykırımın benzerini Kürt halkına yönelik de gerçekleştireceğinin mesajını verdi. Soykırım saldırılarını sadece Bakurê Kürdistan’da değil, bundan sonra Kürdistan’ın Başur ve Rojava parçalarında yaşayan Kürtlere yönelik de gerçekleştireceğini açık bir şekilde ifade etmiş oldu. Bu soykırım saldırılarına karşı YPG, YPJ, YBŞ ve YJŞ güçleri öz savunmayla sert bir şekilde, PKK ise misliyle karşılık vereceğini duyurdu.  

Bu açıklamayla PKK, bölgesel güçlerle birlikte kendisinin de soykırım saldırılarına karşı Rojava ve Başurê Kürdistan’da daha fazla örgütleneceğinin, mevzileneceğinin mesajını da Erdoğan -Bahçeli’ye vermiş oldu. PKK’nin mesajı aynı zamanda bu faşist soykırımcı güruhunun yanında yer alan, onlarla işbirliği içerisinde olan KDP’yeydi de.

ABD, Rusya’nın yanı sıra KDP’ye de saldırının gerçekleşeceği yerlerin koordinatları ve saati iletilmişti. Şengal şehir merkezinin DAİŞ çetelerinden temizlenmesinden bu yana, PKK’nin Şengal’den çıkması gerektiği yönünde tehditlerde bulunuyordu. 3 Mart’ta KDP’ye bağlı çete grupları Şengal’in Xanesor bölgesinden YBŞ ve YJŞ güçlerine saldırdı. Şengal’in savunma güçleri KDP’ye bağlı çete gruplarının ilerlemesine izin vermedi, saldırıyı DAİŞ çetelerinin 3 Ağustos 2014’te gerçekleştirdiği saldırının devamı olarak nitelendirip, tüm Kürdistan halkını bu saldırılar karşısında duyarlı olmaya ve Şengal halkının geleceğini savunmaya çağırdı. Kürdistan’ın dört parçası ve yurtdışında yaşayan Kürtler, KDP ve ona bağlı çete gruplarının içine girdiği yanlıştan bir an önce dönmeleri ve Kürt halkının dört parça Kürdistan’da yürüttüğü özgürlük mücadelesinin yanında saf almaları gerektiği yönünde tutum ortaya koydu. Şengal savunma birlikleri ve Kürt halkının bu tutumu, KDP’ye bağlı çete gruplarının daha fazla ilerlemesinin önüne geçti. Ancak yeminli Kürt düşmanlarıyla birlikte hareket etmeyi çıkarlarına uygun gören KDP, başarısızlığı karşısında Erdoğan faşizmine “sıra sende” diyerek işgal görevini Erdoğan’a verdi. Şengal’e yönelik işgal planlarını Erdoğan ile birlikte oluşturan KDP, işgalin A ve B planlarını da daha başından beri oluşturmuşlardı. A planı Kürt’ü Kürt’e kırdırtarak, Şengal üzerinden yeni bir kardeş kavgası yaratmaktı. Kürt halkının duyarlılığı ve savunma güçlerinin karşı koyuşu bu planı bozdu. B planı ise  Şengal’in kapılarını Erdoğan faşizmine açıp teslim etmekti. Şimdi devrede olan bu plandır. 

Saldırı esnasında 5 peşmerge de yaşamını yitirdi. KDP, peşmergelerin kaybını görmezden gelerek, Erdoğan’a bir teşekkür etmediği kaldı. Bölge hükümeti adına yapılan açıklamada suçlanan ve kınanan adeta PKK oldu. PKK’nin Şengal’deki varlığı saldırının meşruluğuna gerekçe olarak gösterildi. Kürtlükten dem vuran ve kendisini Kürt halkının tek öncü gücü ve temsilcisi olarak gören KDP, Türk savaş uçaklarının bombardımanı sonucu şehit düşen YPG ve YPJ savaşçıları için başsağlığı dileme gereği bile duymadı. Çünkü KDP’nin de nazarında YPG-PYD, YBŞ ve YJŞ güçleri tıpkı Erdoğan’ın da tanımladığı gibi terörist ve imha edilmesi gereken bir güç. KDP’nin hangi tarafta durduğu ve Kürtlük değerlerini ne kadar savunduğu ayan beyan ortada. Kürt halkı zaten bunu ihanet ve işbirlikçi çizgi olarak tanımlayıp yargılıyor. Bu ihanet gerçeğini lanetliyor.

Hal böyleyken ve Şengal DAİŞ saldırısından sonra ikinci bir işgal saldırısı altındayken, kim PKK’yi Şengal’den çıkarabilir? 24-25 Nisan saldırısından sonra PKK’nin Şengal’deki varlığı daha fazla meşruluk kazanmış oldu. Şengal’in yeniden inşası ve geleceği konusunda tek iradenin Şengal halkı olduğunu her defasında ifade eden PKK, Şengal dahil Kürt halkına yönelik Kürdistan’ın herhangi bir parçasında ve dünyanın herhangi bir yerinde gelişecek olan saldırılara karşı Kürt halkını savunacağına yemin etmiş bir örgüttür. Yaptığı son açıklamadan da anlaşılacağı üzere PKK Bakur, Başur ve Rojava’da Erdoğan-Bahçeli faşizminin soykırım saldırılarına karşı daha aktif bir pozisyon alacak ve Kürdistan topraklarını, özgürlük değerlerini ve Kürt halkının varlığını savunmaya devam edecektir. Dolayısıyla KDP’ye bu konuda söyleyecek söz kalmamıştır. KDP artık Şengal üzerindeki DAİŞ tehdidi bitti, PKK Şengal’den çekilsin diyemeyecektir. Çünkü Şengal artık Erdoğan faşizminin soykırım tehditleri ve saldırısı altındadır.

Yazarın diğer yazıları