Politik nüfusun düşündürdükleri

Stuttgart’dayız…

Salonda bulunanların en genci, benim yaşımın yarısını bulmuş.

"Politik gaziler“, Merkez Komitesi Üyesi olmasalar da, Kürdistan’ın birçok bölgesinden, bir zamanların "kıdemli devrimcileri“; günümüzün "politik nüfusu“ olarak adlandırabileceğim, dava adamı onlarca Kürdistanlı. Ve bu topluluğu, sordukları sorular ve itirazlarıyla, yön bulmaya davet eden kadınlar.

Bir de sayısının hızla çoğalmasını derinden arzuladığım, Türkiyeli devrimciler; Kirli bayraklara karşı "kızıl bayrağı“ zafere dek taşımak isteyen, sabırsız yürekler; devrimci mücedelenin bu dar boğazında, virajı kazasız belasız geride bırakıp, özgürleşmek için didinen, yürekleri zindi "Rêheval“ler.

Sonuçta "politik nüfus“la birlikteyim.

Bunun içinde "ulus ve sınıf“ biribirine o kadar yakın ki.

Kürdistanlıların, politik küme olarak tarif edeceğim "ulus“ ile klasik anlamdaki "sınıf“ kavramını biribirine bu kadar akrabalaştırdığı çok ender toplantılardan birine tanık oluyorum.

Ve farkında olmam için bana iletilen o şeyi buraya yazmayı o toplantıya borç addediyorum:

Kürdistan’daki Ulusal Kurtuluş Mücadelesi, öyle bir zaman dilimine denk geldi ki; "Ulus“ kavramı ile "Sınıf“ kavramı arasındaki ayrımı yapma teorisi, bu resim karesinde "zaman aşımı“na uğradı.

Ve bu toplantıda, Güney Kürdistan Hareketi’nin, yani Peşmerge’nin burjuva dünyası (Devletlerarası Hukuk’a) açılan Kürdistan Penceresi, böylece de Kürdistan’daki Gerilla Mücadelesi için yüksek önem arzeden bir "nefes borusu“ olduğunun farkına bir kez daha varmak mecburiyetinde bırakıldım.

Kuzey Kürdistan ve Rojava, Kürdistan’ın Sosyalist dünya ve güçlerine açılan penceresi.

Bu ideolojik uçurumda rağmen:

Kuzey Kürdistan/Gerilla Hareketi, özellikle de bu dönemde, "Devletlerarası Hukuk“ bağlamında, Güney Kürdistan’ın Batı dünyasındaki "meşruiyet“ine dayalı da önemli bir sıçrama yapma imkanına sahip olacaktır.

Güney Kürdistan/Peşmerge Hareketi, sosyalist ve "demokratik kamuoyu“ nezdinde, Kürdistan’ın geleceğinin sadece "koyu renk“te olmayacağının garantisi olan Kuzey Kürdistan Hareketi/Gerilla’nın sosyal ve sınıfsallık "meşruiyeti“ne sahip olabilir; bu Kürdistan’ın nasıl biçimleneceğine dair önemli bir berraklık anlamına gelmektedir.

Seksenli yıllarla birlikte, Kuzey ve Güney Kürdistan’daki kolonyal siyaset Kürdistanlıları özellikle de Batı Avrupa’da/sürgünde buluşturdu.

O döneme kadar "ulus“ varsayılan Kürdistan’ın bu iki yakasından gelen biribirine "yabancı“ Kürdistanlılar, ilk kez tanışma imkanı buldular.

"Politik Topluluk“ olarak tarif edeceğimiz "Ulus“ kavramı böylece şekillenmeye başladı.

"Ulus“ tarihi bir aksiyon serüvenidir…

Ancak Kürdistan’daki "politik Toplum“ olma tarihinin tarihi buluşmalarından biri, bir dönem biribirine zıt duran Gerilla ve Peşmerge güçlerinin kolonyalizme karşı cephede buluşmalarıydı. Şengal’da Rjava’da çetin bir çatışma sürecinden sonra onlar, geleceklerini, güçlerini birleştirerek yaratabileceklerini, dolaysız ilan ettiler.

Sivil "Politik Toplum“ Gerilla/Peşmerge’ye uzanan bir geçiş sürecine yol açtı ve son resim karesinde, "politik nüfus“: Bu karanlık delhizden çıkışda, Kürdistan’ın iki yakasının bileşmesi zaruriyetinin altını çizdiler.

Toplantıdan, yürüyüşlerin müdavimi genç nüfusun tarihi itirazından mahrum, ayrıldım. Biraz provokatif düşündüm; ya onlar bizi hiçten sayıyor; ya da biz onları "bizim nüfusumuz“ yerine koymuyoruz. Nereden bakarsanız bakın; kapatılması gereken bir derin uçurum var!

Yazarın diğer yazıları