PYD ABD’ye rağmen yürür ABD Rojavasız yürüyemez

Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye’de sus pus otururken, hiç bir TV ekranında boyuna posuna rastlanmazken, birden bire Rus RT ekranlarında boy gösteriverdi. Röportaj incir çekirdeğini doldurmayacak ölçüde renksiz, iddiasız ve içerikten yoksundu. Okuyan Gül’ü Erdoğan’ın Rusya’daki konsolosluğunda çalışan kavaslardan biri sanabilirdi.

Öylesine yavandı yani.

Mesela şöyle dedi: “Biz Kürtlere karşı değiliz, PKK’li gruplara karşıyız.” Ama daha dün “Biz Suriye’ye karşı değiliz, Esed’e karşıyız” diyen siz değil miydiniz? Ruslar bu konuda da “Türklerin ayakları suya nasılsa erer” diye düşünüyor olmalıdır.

Sonra uzun uzun Suriye halkı için ne kadar büyük iyi niyetlere sahip “olduğumuzu” anlatmış. Ne istiyorsak, hep Suriyeliler için istiyormuşuz. “Arazi” filan talep etmiyormuşuz.

Gül’ün şanssızlığı şurda: O TV’de konuşurken, Erdoğan İzvestiya’ya bir demeç verdi.

Cumhuriyet Gazetesi konuyu şöyle haberleştirdi:

“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Rusya’da yayımlanan İzvestiya gazetesine verdiği demeçte, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde geniş çaplı yeni bir operasyon düzenleyebileceğini ve ülkenin kuzeyinde bir Kürt devleti kurulmasının önlenmesi için Menbiç ve Rakka’yı kontrol alanına alabileceğini söylediği aktarıldı”.

Hayret değil mi?

Biri eski, öteki yeni iki cumhurbaşkanı Rusya medyasında…

Anlaşıldığı kadarıyla, Türk devleti, “Koalisyon” güçlerinin bulunmadığı, buna karşılık Rusya’nın yakından ilgilendiği Efrin Kantonu’nu işgal edebilmek için, Rusya’nın desteğini arıyor.

Böyle bir işgal yeltenişi, Raqa harekatını boşa çıkarabilir. PYD güçleri Efrin’de kendi yurttaşlarının boğazlanmasına belli ki izin vermez. Milyonluk Efrin Kantonu, öyle “DAİŞ’le yapılan danışıklı dövüşte olduğu gibi” “savaşmadan” teslim olmaz.

Daha önemlisi, böyle bir durumda YPG-YPJ güçleri Efrin’in yardımına koştuğu zaman, bu durum Türkiye’nin tüm Rojava’ya “saldırmasına” yol açabilir.

Türk devleti bunu yapabilir mi?

ABD’ye rağmen Rojava’nın tüm kantonlarına karşı savaş açabilir mi? Örneğin Rojava’yı havadan vurabilir mi? Vuramaz. ABD engel olur.

O zaman ne olur?

Tıpkı DAİŞ gibi TSK Rojava “ordusuyla” karada bire bir karşı karşıya gelir.

Türkiye bir anda kendini Suriye topraklarında “topyekün” bir savaşın içinde bulur. Yenilgisi muhakkaktır.

ABD böyle bir durumda Türkiye’nin Rojava’yı “NATO silahlarıyla” haritadan silmesine neden izin vermez? Çünkü izin verdiği dakikada Suriye’nin “paylaşılması” savaşında Rusya’ya karşı kesin bir yenilgiye uğramış olur. Bunun sonucu adım adım ABD’nin Ortadoğu’dan çekilmesidir…

Oysa şu anda ABD “Şii İran’a, Sünni Katar’a, dolaylı olarak da Türkiye’ye karşı” Suudilerle ve onun müttefikleriyle Ortadoğu’da güç biriktiriyor.

Rusya’yla cephe cepheye gelmesi artık sadece bir zaman meselesidir.

O halde, biri eski, öteki yeni iki Cumhurbaşkanı’nın Rusya’da verdikleri demeçler Türkiye’nin tehlikeli bir şekilde Rusya ile ABD arasındaki sürtüşmeyi provoke etme hesabı içinde olduklarını gösteriyor. Aradan sıyrılma hesabı yapmaktalar. Bu iki nükleer devin arasındaki sürtüşmeden yararlanmanın Türk devleti için hiç bir garantisi yok. Bu iki ahbap çavuş biraz daha Rusya’yla “oynaşmaya” devam etsin, Türkiye’nin başına nasıl bir NATO çorabı örüleceğine hep birlikte şahit oluruz.

Rusya PKK’ye karşı, yapılacak pazarlığın düzeyine göre, Türkiye’ye her an destek verebilir. Ama aynı Rusya NATO’ya karşı Türkiye’ye desteğin zırnığını bile vermez.

Efrin’in işgali, ABD’yi de şu ikilemle karşı karşıya getirir: Rojava mı Türkiye mi? Bu da aslında “Federal Suriye mi yoksa eski statüko mu?” demek oluyor.

“Statüko” söz konusu olursa, bu tabloda Rojava’ya ve Kürtlere yer olmaz. Ama ABD’ye de hiç bir imkan kalmaz. Buna karşılık “Federal Suriye”de, hem Kürtlere, hem Alevi Araplara, hem Sünni Araplara, hem de Hıristiyan halklara yer olacağı gibi, Federal Suriye’nin bağımsızlığı temelinde ABD ve Rusya’yla da ittifak ilişkilerine yer olacaktır.

Bu stratejik durum, ya Erdoğan’ı Efrin işgalinden caydırır ya da Efrin’e pirince giderken, elindeki bulgurdan olur.

Benden söylemesi…

Yazarın diğer yazıları