Radikalleşme eğilimi artıyor

Fransa Gündemi

Fransa İçişleri Bakanı Gerard Collomb Europe 1 Radyosu’na katıldığı ve ülkedeki radikalleşme oranı konusunda yüzde 60 gibi bir artışın yaşandığını ifade etti. Buna göre 18 bin 500’den fazla kişi Fransız polis servislerince izleniyor. 

Fiş S, daha önce terör bağlantısı ile adli makamlar karşısına çıkan, terör örgütü bağlantılı ya da radikal eylem yapma eğilimi olan bireylerin Fransız emniyet birimlerince fişlendiği-izlendiği anlamını taşıyan dosya biçimi. İçişleri Bakanı Collomb bu kapsamda 18 bin 500’den fazla kişinin takip edildiği ifade ediyor. Terör denildiğinde aklınıza radikal islamcı gruplar gelmesin elbet. Fransa’da daha önce Manuel Valls tarafından fiş S kapsamında 10 bin PKK, 2 bine yakın radikal sol Türkiyeli, Tamil ve diğer örgütlere dair bireyler ve 6 binin üzerinde ise radikal islamcı örgütle bağlantılı bireyin izlendiğini ifade etmişti. 

Collomb, ilgili kurumlarının değerlendirmesi ile listeye alınanların yanı sıra listeden çıkartılan kişiler olduğunu, Suriye ve Irak’ta bulunan 217 kişinin Fransa’ya geri döndüğü ve bunların bir kısmının gözaltına alınarak sorgulandığını ifade ediyor. 

Fransa’da, radikalleşme eğilimi neden son yıllarda giderek artıyor. 7 Ocak 2015’te Charlie Hebdo saldırısı yaşandığında Fransa, ülkedeki radikalleşme eğilimi üzerinde durmadı. Olayın kendisi daha çok derginin çizerlerinin yapmış olduğu karikatürlere dönük tepki etrafında değerlendirildi. Oysa Charlie Hebdo saldırısını gerçekleştirenlerin hepsi Fransa’da büyümüş, farklı suçlardan cezaevine girmiş bireylerden oluşuyordu. Nitekim devamı geldi, Paris, Nice, yine Paris’te sayısız kanlı saldırı Fransa’nın bir rutin haline geldi. Sürekli tehdit altında olan saldırıların arkasında Fransa’da uzun yıllardır yaşayan ya da Fransa’da doğup büyüyenler çıkmaya başladı. Her birinin bir biçimde yolunun cezaevleriyle kesiştiği gerçeği ise başka bir çarpıcı nokta!

Yoksul semtlerin işsiz ve gelecek perspektifinden yoksun gençleri 2005 döneminde yollara barikatlar kurarak devlete karşı taleplerini sıralarken, Fransa’nın son 10 yıllık göçmenlere dönük politikası onları radikal islamcı grupların örgütlenme zemini haline getirdi. Semt gençlerinin bir biçimde yolu sürekli cezaevlerinde geçiyor. Fransa’da cezaevleri radikal islamcıların deyim yerindeyse eğitim alanı olmuş durumda. Uyuşturucu ya da basit bir hırsızlık olayından içeri giren gençler, bir süre sonra Suriye’ye cihatçı olarak gidiyor. Bunlar sadece Kuzey Afrikalı ya da Arap gençler değil. Aralarında Ağrı, Dersim, Maraş ya da Fransız gençleri de görmek mümkün. Bu gerçek ortadayken Fransa’nın cezaevleri konusunda hiç bir adım atmadığı bizzat kendileri tarafından dillendiriliyor. En fazla cezaevi sayısını çoğaltmaktan bahsediliyor. 

Diğer taraftan Fransa’da son on yılda yabancı düşmanlığı, ötekileştirme yine bu örgütlenmelere zemin oluyor. Eğitimden iş alanlarına kadar her şeyin yabancıları dışladığı bir Fransa var karşımızda. Uyuşturucu, fuhuş, hırsızlık vb sarmalanmış yoksul semtler geceleri başka bir dünya oluyor. Semtlerde insanca yaşam koşulları oluşturulması, gençlerin bu grupların zemini olmasını önleyecek eğitim, iş olanaklarının sağlanması gibi bir sosyal projeyi geliştirmek yerine, her olayın ardından göçmenlerin sınırdışı edilmesi gündeme getiriliyor. Güvenlik güçlerinin semtlerde geliştirdiği şiddet sarmalı ise artık akıllara zarar verir durumda. Güvenlik görevlilerinin geliştirdiği tecavüz, işkence vb olaylar ise hukuk önünde cezalandırılmadığı gibi bu polislerin sadece görev bölgeleri değiştiriliyor. Durumun vahametini geçtiğimiz hafta Paris’in bir banliyösünde trafik kontrolünden alınan göçmen bir gencin tutulduğu karakol hücresinde intihar süsü verilerek öldürülmesi özetliyor. 

Fransa bakanlıklar düzeyinde sürekli radikalleşme eğilimi ve ülkedeki terör olaylarının artmasından bahsederken, diğer taraftan bu çete örgütlenmelerin genç göçmen kuşaklar içerisinde örgütlenmesini önleyecek projeler geliştirmekten uzak bir politika izliyor. Fransa’nın mevcut bu durumu sadece S fişi ile fişlenen radikal islamcı sayısını her geçen gün artmasını sağlamıyor, aynı zamanda bu örgütlenmeler kendine, geniş kitleleri içine alan büyük bir zemin buluyor diyebiliriz!

Yazarın diğer yazıları