Radyo Dengê Welat

Radyo Dengê Welat 2001 yılından beri yaşatılan bir geleneğin devamı olarak Brüksel’e bağlı Denderlew kasabasından Kürdistan’ın dört parçası ve diasporadaki Kürtlere Kürtçenin Kurmancî, Sorani, Hewrami ve Kelhuri lehçelerinde yayın yapıyor.

YEKO ARDIL / PİROZ GÜLTEKİN / BRÜKSEL

Dengê Mezopotamya ve Dengê Kürdistan radyoları Avrupa devletlerinin baskılarından dolayı kapatılınca 3 yıl önce Dengê Welat Kürt halkının hizmetine girdi. Dünyanın dört bir  yanına yayın yapan Kürt radyosu, haber, sanat, dil, kültür ve çocuk programlarıyla önemli bir boşluğu dolduruyor. Uzun yıllar verdiği hizmetin sonucu zengin bir arşive sahip olan Radyo Dengê Welat, aynı zamanda bir okul gibi, çok sayıda kişinin bu meslekte gelişimine önemli bir katkı sunmuş.

Özellikle dağları zindanlarla, ülkedeki Kürtleri sürgünde yaşayanlarla buluşturmanın gururunu yaşayan Radyo Dengê Welat’ın çalışanlarıyla radyonun merkezinde görüştük.

Ulusal medya için ilk adımlar

Gazeteci-yazar Medeni Ferho, radyonun en eski çalışanlarından. Dengê Welat’ın geleneğini sürdürdüğü diğer radyoların kuruluşunda da yer almış, emek vermiş.

Kürdistan özgürlük mücadelesiyle paralel olarak ortaya çıkan iletişim ihtiyacının 1995’te kurulan MED TV ile önemli oranda karşılandığını ancak yetersiz kaldığını ve radyonun da devreye girdiğini belirterek o dönemleri şöyle anlatıyor: ”Çok ağır ve barbarca saldırının yaşandığı bir süreçti; Türk medyası da korkunç derecede anti propaganda yapıyordu. Bu saldırı sadece fiziki değildi aynı zamanda Kürt halkının beynine de saldırıyordu. Bunu engellemek için ulusal bir medyanın kurulması ve geliştirilmesi gerekiyordu. Bundan dolayı radyo devreye girdi. Radyo küçük bir cihaz olarak dağlarda, mağaralarda, evlerde, yollarda ve arbalarda dinlenebiliyordu.

Dengê Mezopotamya’dan bugüne

Başlangıçta MED TV bünyesinde bir odada Dengê Mezopotamya adıyla yayına başladı. Daha sonra yine TV’nin yanında bulunan bir barakada gerçekleri halka ulaştırmak amacıyla yayınına devam etti. Çeşitli engellemeler ve saldırılara maruz kaldığından ötürü bir yıl yayınına ara vermek zorunda kaldı. Sonra da Dengê Kürdistan adıyla yoluna devam etti. Türk devleti Kürt Özgürlük Hareketi’nin sesini bu kurumlar şahsında kısmaya, boğmaya çalışıyordu. Ama 100 yıl evvel Kürdistan Gazetesi’yle sürgünde başlayan gelenek MED TV ve sonrasında kurulan TV’lerle Avrupa’da bir medya gücü haline geldi. Bu çok güçlü bir cepheydi. Çalışanların çok azının gazetecilik deneyimi vardı. Kendi kendilerinin öğretmeni oldular. Bu gençler daha sonra Kürdistan’da güçlü bir basın ordusu oluşturdular.”

7/24 yayınla dağları zindanlarla buluşturuyor

Dengê Welat’ın da bunun bir parçası olarak 24 saatlik yayınıyla hizmet vermeye devam ettiğini belirten Medeni Ferho, ”dağları zindanlarla, zindanları ailelerle buluşturuyoruz” diyerek  şöyle devam ediyor: ”Bizim yayın politikamız Kürt halkının gerçeklerini yayınlamak ve haydut devlet olarak dünyada kabul edilen TC’nin uygulamalarını teşhir etmektir. Sadece bu da değil, aynı zamanda Kürt halkının çocukları da zindanlarda saldırı ve tehdit altındadır. Biz dağları zindanlarla, zindanları da ailelerle buluşturuyoruz. Bu anlamda bir köprü görevi görüyoruz ve bunu da başarıyla yerine getirdiğimize inanıyorum.

Kürdistan’ın dört parçasında dinleniyor

Radyolarının Kürdistan’ın dört parçasında dinlendiğinin altını çizen Medeni Ferho, ”Özgün koşullarımız istatistik yapmaya uygun değil ama dağdaki insanımız, köydeki vatandaş, tarladaki köylü ve zindandaki herkes bizi rahatlıkla dinleyebiliyor. Halkla olan iletişimimiz, mektuplaşmalar ve gelen eleştirilerle de bunu anlayabiliyoruz. Dört parçada yayınlarımız dinleniyor. Haber, müzik ve programlar konusunda öneri ve eleştiriler geliyor, değer veriyor ve göz önüne alıyoruz” diyor.

Radyo zamana ayak uydurarak var olacak

Radyo programlarını zenginleştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Medeni Ferho, ”Tiyatro ve kadın programlarımız da vardı. Maalesef tiyatro başlıbaşına bir alan buna şu an koşullarımız müsait değil. Gençlerimizden destek ve öneriler bekliyoruz” diye belirtiyor. Teknolojik gelişmeler ve sosyal medyanın radyoyu da diğer basın yayın araçları kadar tehdit ettiğine işaret eden Ferho, ”Ama radyo, çeşitli dönüşümlerle dağlarda, zindanlarda ve TV’lerin, internetin rahat ulaşamadığı alanlarda dinlenmeye devam edecektir. Halkımızdan isteğimiz bizi dinlemeye, desteklemeye, eleştiri ve önerilerle bizi güçlendirmeye devam etmeleridir. Biz her zaman gücümüzü halkımızdan aldık ve almaya devam edeceğiz.”

Kürtçenin 4 lehçesinde yayın

Kurmancî Servisi’nden Serhildan Reşko ise uzun yıllardır radyo çalışanı. ”Üzerimizde bulunan baskılardan dolayı iki radyomuz kapatıldı. Daha sonra Dengê Welat olarak devam ettik. Ben 10 yıldır bu çalışmadayım” diyor. Radyoculuğun önemine vurgu yapan Reşko, hala dünyanın birçok ülkesinde önemli bir haberleşme, iletişim kanalı olduğunun altını çiziyor. Kısa dalga üzerinden yayın yaptıklarını söyleyen Reşko, ”Zahmetli bir yayın. Kürtçenin diğer lehçeleriyle de yayın yapıyoruz. Çok az da olsa Türkçe ve Farsça da yayın yapıyoruz. Daha iyi bir organize ile sosyal medyayı daha etkili kullanmak da mümkündür” diyor.

Dil yoksa özgürlük de olmaz

”Teknolojinin fazla etkilemediği alanlar da var ve halen insanlar bir nostalji aracı olarak radyosunu taşımakta ve kullanmakta” diyen Reşko, ”Radyonun gücü var ama ne kadar ve nasıl kullandığın da önemli. Başarımız bizim iletişimde olduğumuz halkımız, tutsaklar ve dağlarla ölçülür” diye ekliyor. ”Topraktan ve ülkeden yani anadan uzak olmak dezavantajdır” diyen Reşok, Kürtçenin önemine vurgu yaparak şunları ekliyor: ”Bir halkın dili yoksa halk da olmaz, vatan da olmaz özgürlük de olmaz. Lehçeleri önemsiyoruz, genel olarak dile çok önem veriyoruz. Mücadele edenleri esas alıyoruz. Sizin aracılığınızla dinleyenlerimize selamlarımızı yolluyoruz ve bizi dinlemeye devam etmelerini istiyoruz. Önerilerini bekliyoruz ki, onlara daha iyi hizmet verebilelim.”


Siyasetten çocuk programına

Radyo Dengê Welat’ın Sorani Servisi’nde yer alan Celal Çartayi, aynı zamanda televizyoncu. Roj TV ve Sterk TV’de çalışan Çartayi, ”Önceki radyolarda da çalıştım şimdide Dengê Welat’ta devam ediyorum” diyor ve yayınları hakkında şunları aktarıyor: ”Biz Sorani bültenlerini hazırlayıp sunuyoruz. Bunun yanı sıra haftalık siyasi, sanatsal ve kültürel programlarımız da var. Bunların büyük bölümü ülkede hazırlanıyor. Bunların içerisinde dil, müzik, sanat ve hatta çocuk programları da söz konusu. Bununla birlikte Hewrami ve Kelhurice de de programlarımız devam etmekte. Radyomuz, gerilla ile zindanlar ve dünyanın her yerinde yaşayan halkımıza hizmet etmektedir. Bu da bizin için mutluluk sebebidir.” Çartayi, halkın içinden, halkın sesi olacak programlar ile göç ve mülteci sorunlarını ele alacak programların da ihtiyaç olduğunun altı


14 yıldır basın emekçisi

Sorani Servisi’nde yer alan Peri Tahir ise 14 yıldır, yazılı, görsel ve işitsel basında çalıştığını belirtiyor. Daha önce Newa ve Zehmetkeşan radyolarında çalıştığını belirten Tahir, ”NRT’nin ilk sunucularındandım ve 4 yıl siyasi haberler bölümünde çalıştım. Bir buçuk yıldır da ülke dışında bulunuyorum” diye ekliyor. Daha önce çalıştığı kurumlarla Dengê Welat arasında bariz farklar olduğunu ifade eden Tahir, ”Daha doğrusu Özgürlük Hareketi’nin diğer oluşumlarla farkını vurgulamak gerekiyor. Öncelikle kurumsal olarak birbirine tahammül, ortak çalışma ve paylaşım açısından saygı çok ön planda. Burada kendimi görevli değil daha çok aile içindeymiş gibi hissettim. Asla yabancılık yaşamadım. Yeni olmama rağmen yıllarca burada çalışanlarla eşit koşullarda yaşıyor ve çalışıyorum. Kendimi geliştirme imkanım da oldu. İşim olmadığında bile çalışma arkadaşlarımı ziyarete geliyorum” diyor.

Kürdistan’ın dört parçasını esas alarak yayın yaptıklarını söyleyen Tahir, Kürt ajanslarının yanı sıra yabancı kaynaklardan da yararlandıklarını, kendi kaynaklarını da oluşturmaya çalıştıklarını belirtiyor.


Cezaevi mektupları motivasyon kaynağı

Kurmancî Servisi’nde yer alan Munzur Piro ise 4 yıldır radyoculuk yapıyor. Daha çok haber merkezinde çalıştığını söyleyen Piro, ihtiyaca göre diğer çalışma arkadaşlarına da destek sunduğunu belirtiyor. Radyoculuğun keyifli ve önemli bir alan olduğunu söyleyen Piro, Zindanlardan gelen mektuplar ve tutsaklarla olan iletişim insanı oldukça motive ediyor, mutlu ediyor. Özgür alanlarında da Özgürlük Hareketi’nin öncülüğünde bir savaş var. Kendini bu savaştan soyut olarak düşünemezsin. Radyo sadece müzik ve eğlence program değildir. Siyasi ve askeri olarak gelişmeleri de öne çıkarıyoruz, dünyadaki gelişmeleri de dinleyicilere aktarıyoruz” diye belirtiyor.

”Radyomuz daha fazla dinlenmelidir” diyen Piro, ”TV için önemli olan ve bazen de temin edilmesi zor alan aygıtlar da vardır. Ama radyo için bir cihaz ve iki pil yeterlidir. İnternetten de takip etmek mümkün, Satalit üzerinden de ulaşmak mümkün. Bütün kurumlarımızın büyük emeklerle yaratıldığını unutmamamız lazım. Dengê Welat Radyosu olarak halkımıza hizmet etmeye devam edeceğiz” diye ekliyor.


Radyoyu nasıl dinleriz?

Radyo Dengê Welat’ı frekans adreslerinin yanı sıra  adresi üzerinden dinlemek de mümkün. Radyo Dengê Welat bünyesinde sunulan çok sayıda program vardı. Bazıları şunlar: Ax û Welat, Hindik Lê Rindik, Welatê Xwe Binase, Rojeva Jin, Dengûbas Sorani, Stêrkên Kurdistanê, Nûçe Kurmancî, Parazname Soranî, Nûçe Kurmancî,Dımılki, Kelhuri vb.

Zindan direnişçilerinin özel programı olan Tirêjên Roje’de ise cezaevinden gelen mektuplar okunuyor, gelen cevaplar yayınlanıyor. Bu şekilde tutsakların dışarıyla iletişim kurmalarına da katkı sunuluyor .

Yazarın diğer yazıları

    None Found