Ramazan ayının anlamı    –        Hafız Ahmet TURHALLI

Müslümanlar olarak kutsal saydığımız, Ramazan ayını yaşamaktayız. Bu ayın geleneksel olarak karşılanmasında ve yaşanmasında sorun olmamakla birlikte, onun şuurunu yakalama ve ruhi dünyamıza yayma noktasında ciddi sorunlar yaşamaktayız. Ramazan kutsal ay olarak biliniyor, fakat kutsallıkların neye münhasıran olduğu pek bilinmemekte/ bilinmiyor. Aslında Allah’ın bize bahş etmiş olduğu bütün zaman dilimleri kutsaldır. Bu zamanı amacına uygun gerçekleştirme şuuru ile yaşayabilme becerisini gösterebildiğimizde, yaşamın kendisi kutsal bir hal alır. Amaca uygun yaşamdan kast etmek istediğimiz nedir? Sorusu hayatımızda doğru bir karşılık bulursa, Adem oğlunun dünya ve ahiret hayatı Cennete dönüşecektir. İnsan Madde ve Manadan müteşekkildir.

(Ruh ve Beden) Bunları dengeleyecek bir yaşamı inşa etmek, Yaratıcının bize önerdiklerini yaşamakla mümkün olacağını bilmemiz gerekir. Ramazan ayı inananlar için ne anlam ifade ediyor? Bu aydaki ibadetlerin amacı nedir? Neden İbadet, kime ibadet, niçin ibadet?

İbadetlerimizin gayesi Yaratıcıya yakınlaşmak ise, Yaratıcıyı bilmeden, tanımadan onun insana önerdiklerini anlamadan, ona yakınlaşmak mümkün mü? O halde İbadetler bir Şuurlanma antremanlarıdır. Bu Şuurlanma hali, Şahsı Allah’a yakınlaştırır. Allah’ın emir ve istemlerini uygulama enerjisini şahısta kökleştirir. Bu vaziyet kişide, kendisini değiştirmeye yol açar. Kişi kendi abuk sabuk ve nefsani ölçülerini terk ederek, Yaratıcının yaşam için koymuş olduğu ölçülerle hayatını sürdürür. Günümüz Ramazan ayı ve içinde yapılan ibadetler, kişi ve toplumları iyilik ve adil olma konusunda değiştiriyorlar mı? Ne yazık ki bunu kendine müslümanım diyenler arasında görmek oldukça zor olmuştur. İslamı iktidara alet edenler, ibadetlerin de içini boşaltılarak, kendi bağlam ve gayelerinden kopararak, ibadetleri adet ve alışkanlık haline indirgenmişlerdir. İslami Şahıs ve Toplumlar, kendi dışındakileri, kötü ve eksik görmekte, onları yadırgamakta, düşmanlaştırmakta, zulm etmekte, İnsanlığa yıkıcı ve zarar verici, davranışlar sergilemektedirler. Bu davranış biçimlerinin inandığımız Kuran’la taban taban zıt olduğunuda bilmemekteyiz.

Ramazan ayı kutsallığını, insanların kendi elleri ile karıştırmış oldukları ölçülerin netleşmesinden almaktadır. O günkü Müşrikler ve zorbalarda, ibadet ediyorlardı, Namaz kılıp, Oruç tutuyorlardı. Hacc Kabe zaten onların himayesinde bulunuyordu. Ama İslami ve Kur’anî yaşam ölçülerini yaşamıyorlardı. Bu ayda Mekkeli bir yetimin aracılığı ile Allah halifem dediği insana tekrardan yaşam ölçülerini netleştirmiş oluyordu. ‘Kuran Ramazan ayını şöyle anlatır: “Ramazan, İnsanlara rehber olan ve rehberin açıklayıcı ayetlerinden oluşan Kuran’ın ve Furkan’ın indirildiği aydır. Sizden kim o ayı yaşarsa, oruçlu geçirsin. Kimde hastalık ya da yolculuk halinde olursa, o günlerin sayısı kadar diğer günlerde oruç tutsun. Allah sizin için kolaylık ister.”(Bakara 185)

Bu ayda Kuran insanlığı karanlıktan, aydınlığa çıkartmıştır. Karıştırılmış olan ölçüleri netleştirmiştir. Dünya ve ahiret huzuru için ölçüleri ortaya koyduğu için kutsal sayılmıştır. İnsanın kendi nefsine tabi olmamasını ve nefsini kontrol altında tutmasını tembihlemiştir. Yaşamın her alanında genel prensipler koymuştur. Bu prensiplerin korunup yerleşmesi için, ibadetleri bir eğitim olarak bizlere buyurmuştur. Kuran bu hakikatlere iman etmeyi birinci ilke olarak koymuştur. Kuran İmanı bir bilinçlenme ve şuurlanma olarak adlandırmaktadır.

Tevhid; Şirke ve Allah’a ortak koşanlara karşı akidevi bir temizlenme hareketidir. İman ve İnanç ise sağlam ve sarsılmaz bir fikir ve düşünceye temiz bir kalple ulaşma hareketidir. Namaz; temiz ve saf bir ahlakla ahlaklanma hareketidir. Abdest; Azaları temizleme hareketidir. Gusül; bedeni temizleme hareketidir. Zekat; kazancı temizleme uygulamasıdır. Oruç; tekebbürü zorbalığı ve kendini farklı görmeyi ortadan kaldıran bir temizlenme haraketidir. Hac; Ümmetin kendisini insanlık ailesi içerisinde görme ve Allah karşısında farklılığın sadece amellerle olabileceğini anlama hareketidir. Cihad; Eylem ve amellerin sadece Allah rızası için karşılıksız yapılma hareketidir. Emri bil Maruf ve Nehyi anil münker; Toplumu temizleme ve aktif iyiliği gerçekleştirme hareketidir. Hikmet; beyni temizleme bilim, bilgiyi anlayarak onu insanlığın hizmetine koyma hareketidir. Tevbe; kalbi temizleme, günahtan ve yanlıştan vaz geçme hareketidir. Helal kazanç ve helal yiyecek; şahsi yaşamı temizleme hareketidir. Allah için verme ve yardım etme; Niyetin temizliğidir.

Kuran bu ayda indirilmiş ve ölçüler bu ayda netleşmiştir. Allah’a ortaklar koşmak haramdır, Allah’ın adını ve dinini satmak haramdır, zulüm haramdır, zorbalık haramdır, insan öldürmek haramdır, başkasının malını yemek ve gasp etmek haramdır. İnsanları kandırmak ve aldatmak haramdır, zorla başkasına din dayatmak haramdır, başkasının toprağını işgal etmek haramdır, başkasının namusuna göz dikmek haramdır, akla zarar vermek haramdır, insan nesline zarar vermek haramdır. Allah’ın verdiği dilleri, renkleri ve farklılıkları inkar etmek, asimile etmek haramdır, israf etmek haramdır.

Kuran’ın koymuş olduğu ölçüleri karıştırmak ve o ölçüleri kendi çıkarlarına alet etmekte haramdır. Ramazan ayına dahil olduğumuz bu günlerde, Oruç tuttuklarını ve İslam’a inandıklarını iddia edenler, adam öldürmek başta olmak üzere, Kuran’ın yasakladığı hiç bir günahı işlemekten imtina etmemekteler. Özgürlükleri ellerinden alınmış bir topluma, zulm etmeye devam etmektedirler. Çocukları ölüme giderken, oruçlu bir halde beyaz tülbentleri ile, ölümleri durdurmak isteyenler, oruç tuttuklarını zan edenler tarafından, tartaklanmakta ve hakarete uğramaktalar. Tecrid ve bu zulümler sürdüğü müddetçe, Ramazan’ı anlamak ve oruç tutmak sadece görüntüde kalacaktır. Peygamber sav şöyle buyuruyor: Birçok insanın oruçtan elde ettiği sadece aç ve susuz kalmasıdır. Herkese hayırlı ramazanlar.

Yazarın diğer yazıları

    None Found