Ramazan ve zulüm

Bir Ramazan Ayı’nı daha idrak ediyoruz. İslam’da haram aylar (eşhuru’l’-hurum) dört tanedir: Zilkade, Zilhice, Muharrem ve Recep. Bu aylarda savaş yapmak başta olmak üzere tüm kötülükler yasaklanmıştır (Tevbe Süresi 9/36-37). Bu yasak cahiliye devrinde de vardı. Bu aylarda yapılan savaşlara “Ficar Savaşı” denirdi. Ficar’ın sözlük manası ise “azmak, haktan ayrılmak, günaha girmek, sözünde ve yemininde durmamaktır”. Bunun İslamda karşılığı ise cezaların kat be kat artmasıdır.

Hz.Muhammed(S.A.V.) Veda hutbesinde haram ayları saymış, bu haram ayların zamanının değiştirilmesini küfürde ileri gitmek olarak nitelemiştir.

Sömürgeci sistemler Kürtlere karşı giriştikleri soykırım eylemlerinde haram ayları hiç dikkate almamaktadırlar. Bu Ehl-i sünnet ve Şia mezheplerinde hiç fark etmiyor. Türkiye, İran İslam Cumhuriyeti, Suriye, Irak devletleri Kürtlere karşı savaş söz konusu olduğunda Kur’an’ın emri olan Haram ayları hiç kale almamaktadırlar.

Ramazan ayı her ne kadar haram aylardan sayılmamışsa da yine bu ayda müslümanların kendi dindaşlarına değil, başka din mensuplarına karşıda savaşması haramdır. Ramazan ayında olmamıza karşın müslüman geçinen zalimler dindaşlarına karşı zulümde hiç sınır tanımamaktadırlar. Bağdat’ta iftar sonrası ünlü bir dondurmacıda toplanan kitleye karşı bombalı eylem yapılabiliyor. Diyarbekir’de 59 köy ve Hakkari’de 26 köye sokağa çıkma yasağı konuluyor. Yasak konulan köyler bombalanıyor. Yine Irak’ta ve Suriye’de müslümanım diyenler birbirlerine karşı savaşta sınır tanımıyorlar. Diyarbekir’de Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde kentsel dönüşüm adı altında yıkım yapılıyor. Evlerinin terk etmeyenlerin cereyan ve suları kesiliyor.

Bütün bu yapılanların hiçbirisinin İslam ile hiç bir ilgisi yoktur. Bu Emevi İslamı’dır. Muaviye İslamı’dır. Vahabi İslamı’dır. Nasıl ki asabiyet (ırkçılık) İslam’a Emeviler döneminde dahil(bidat) edilmişse haram aylarda ve Ramazan ayında azmak, haktan ayrılmak, günaha girmek, sözünde ve yemininde durmamakta bunların döneminde islam’a aşılanmış, Selçuklu ve Osmanlılarda devam ederek günümüze kadar getirilmiştir.

Emevi İslamı maalesef sömürgeci sistemler tarafından cemaatler ve tarikatlar marifetiyle müslüman Kürtlere de enjekte edilmiştir. Zulmün her çeşidine inanç ve etnik köken farkı gözetmeksizin karşı çıkmak kıldığımız namaz, tuttuğumuz oruç kadar fazdır. Zira Kur’anda en fazla sözü edilen zalim ve zulümdür(129 defa). Zalim’e ve zulme karşı çıkmayanın imanında şüphe vardır. Tüm gerçek inananların, mazlumların Ramazan-ı Şerifi mübarek olsun.

Kürt Özgürlük mücadelesine iki evladını (Sultan ve M.Emin Yavuz) şehit veren Sultan Yavuz ana çile dolu yaşamını doldurarak hakkın rahmetine kavuşmuş. Çocuklarından M.Emin Yavuz 1984’da Diyarbekir Zindanı’nda girdiği açlık grevinde, kendi adına taşıyan Sultan Yavuz ise 1988 yılında Şemzinan’ın Bênevok kırsalında sekiz arkadaşı ile birlikte düştüğü pusuda yaşamını yitirdi. Sultan Yavuz’un zafer işareti yapan fotoğrafı dönemin sembolleri arasında idi. Sultan Yavuz anaya Allah’tan rahmet geride kalanlarına başsağlığı diliyorum. Nur içinde yatsın. Onun onurlu duruşunu hiç unutmayacağım.

KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:

* 1 Haziran 1975’te Celal Talabani önderliğinde YNK kuruldu,

* 1 Haziran 1960’da Kürdistan’da 485 Kürt Sivas Kabakyazı kampında gözetim altına alındı. Bunlardan 55’i 105 sayılı İskan Yasası ile batı illerine sürüldü.

* 1 Haziran 1991’de şair ve siyasetçi Ahmed Arif geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Cenazesi 2 Haziran 1991’da Anakara’da toprağa verildi. 

* 2 Haziran 1994’te HEP, DEP ve HADEP ile İHD Urfa şubesi kurucularından A. Muhsin Melik ve şoförü Mehmet Ayyıldız Urfa’da uğradıkları silahlı saldırıda şehit oldular.

* 4 Haziran 1994’te Kürt işadamları Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karatay Çınar Oteli önünde kontrgerilla tarafından kaçırılarak Düzce-Sapanca sapağında şehit edildiler.

Yazarın diğer yazıları