Reis’in komutasındaki Korsan Gemisi III: İran

                                                        Ava Neşe KALP

Reis’in komutasındaki korsan gemisinin rotasında, Kürt toprağını ve Kürt toplumunu birlikte terörize ederek yağmaladığı İran da var. Sünni dünyanın lideri olmak isteyen Reis ve onun Türk İslam sentezli ideolojik ortakları Ergenekoncular/Kızıl Elmacılar diğer adıyla Osmanlıdan, İttihatçılara oradan da TC’ye geçen korsan Kafkasya ekibinin, Şii İran ile ilgili de plan ve projeleri bulunmaktadır.

İran ile Kürt topraklarını işgaliyle edindikleri suç ortaklığı, son dönemlerde Türk metodu olan Kürt ormanlarını yakmaya kadar varmış durumda. Bu nedenle Merîwan’da orman yangınlarını söndürmeye çalışan çevreci Kürt Şerif Bacwer ile üç arkadaşını katlettiler. Ancak TC ile flört eden her faninin ödeyeceği bir bedel de vardır. Çünkü Türk devleti eğer sizinle bir dostluk kurmuş gibi görünüyorsa bil ki eteğinin altında sizin için hazırladığı bir sopası vardır. Ve bu sopa İran için uzun zamandır etek altına tutulmaktadır. Bir zamanlar ortak bakanlar kurulu topladığı ülke için, eş zamanlı olarak o devleti ortadan kaldırmak için başka devletlerle anlaşmalar ve projeler yaptığını hatırlamakta fayda vardır.

Dolayısıyla İran çok kısa bir zamanda Türk devletinin sopasına hazır olmalı. Bu sopa dışarıdan kafasına inmeyecek, tam tersine içeriden inecek. Şu anda, başta Tahran olmak üzere her yerde Azeri Türklerin ticari alanı ele geçirmesinin nedenlerine bir bakarlarsa ne demek istediğimi anlayacaktır. Kürtlerin gırtlağına basıp yoksul kalmasını sağlayan İran’da, Azeri Türklerinin bu sermayeyi nasıl elde ettiklerine ve neden İran’ın özellikle başta Tahran olmak üzere o kentlere doğru yayıldıklarına dair bir kafa yorsun.

Türklerin, Rum, Ermeni ve Kürtler başta olmak üzere topraklarına el koyduğu halkların varlığından rahatsızlık duyması, işgalci konumunu hala en ağır biçimiyle sırıtmasına yol açmaktadır. Bu nedenle konumunu sağlama almak için sürekli olarak daha fazla yer işgal etmek eğilimindedir. Bunu yapan akıl ise yine işgalci Türk devletinin başından beri içindeki işgalci grup olan korsan Kafkas ekibidir. TC’nin derin devleti olarak, masonlukta olduğu gibi devletin esas iktidarını özel seçtikleri Kafkas kökenlilerle elde tutuyorlar. Bu nedenle kaba Orta Asya Türkçülüğü ile her şeyi Türklere mal eden pespaye bir Türklük söylemini vıcık vıcık işliyorlar. Bu vıcık vıcık Türkçülüğün yarattığı kişiliğin düzeyi, Iphone kırarken aynı anda çalan Iphonun farkında bile olmayacak embesilliği servis edecek bir düzeydir. Ve bu düzey, devletin sopasından köpek gibi korkan Türkler ve Türkleşme eğiliminde olanların, devletin onlara uygun gördüğü her türlü kirli işi yapmaya hazır hale gelen tipoloji üretmektedir. İşte bu süreçte Türkiye İran’a bu tipolojiyi yerleştirilmektedir. Sermaye sağlayıp orada ticari güç edinmeleri adım adım bu amaç içindir.

İran için ürettiği strateji, büyük ölçüde Kürt karşıtlığı ve gizli olarak Amerikan karşıtlığı üzerinde sürdürmesi, İran yönetimini memnun etse de uzun vadede Barzanilerin düştüğü duruma yakın bir konuma sürükleyebilir. Çünkü Türklerin İran’ı kontrol etme iştahı gittikçe kabarıyor. Bunu özellikle ABD karşıtlığı üzerinden yapıyor görünseler dahi, gerekli gördükleri sürece ABD ile iş birliği yapıp, sonra hem ABD’ye hem de İran’a kazık atacak B ve C planları cepte hazır bekletilmektedir.

TC’nin bu konudaki planlarından biri, şimdilik Amerika’ya direniş göstergesi altında İran’ı daha fazla sömürecek ticari ilişkiler kurma biçimindedir. Öte yandan İran’a uygulanan ambargoda da elinin olduğunu düşünmek lazım. Çünkü İran’a yönelik ambargodan Türkler inanılmaz kar etmektedir. İran’ın tüm hava taşımacılığını neredeyse kaparken, doğal gaz ve petrol ithalinde pazarlık gücünü de bir hayli yükseltiyor. Kaçak ticareti bir tarafa bırakıyorum. Esas olarak Azerileri kullanarak oradaki etkisini arttırırken, öte yandan sermaye desteği ve diğer örgütlemelerle Azerileri orada bir güce dönüştürüyor. Daha da önemlisi bu ticari ağ içerisinde Türk İstihbaratının yerleşmesini de güçlendiriyorlar. Hatta cihatçı bonusunu da unutmamak lazım. Dolayısıyla bugün Batı’ya akan önemli istihbarat bilgilerinin Türk istihbaratı üzerinden yapıldığının da bilinmesi gerekir.

Bu istihbarat, özellikle Kürtlere karşı şiddeti arttıracak kışkırtmaları da önemli ölçüde örgütlemektedir. Kürtlerin demokratik yollarla herhangi bir kazanımının olmamasına yönelik faaliyetleri son hız devam ettirilmektedir. Bu nedenle Kürt ve Fars ilişkilerini baltalayarak, hem Kürtlerin orada belli bir statüye ulaşmasını önlemeye çalışıyorlar, hem de ileride yapacakları eylemlerde kendilerine ayak bağı olacak Kürt direnişini şimdiden kırıyorlar. Kürtlerle Farsilerin dayanışma sergilemesinin altını oyarak, gelecek planlarının daha kolay ilerlemesini sağlamaya çalışıyorlar.

Sonuç olarak Reis’in korsan gemisinin rotasında İran da var ve İran ile ilgili hayalleri İran’ın kâbusu olabilecek cinsten. Özellikle bu aralar elinde kalmış bol miktarda boş cihatçı varken…

Yazarın diğer yazıları