Roboskî Katliamı ve final

Roboskî Katliamının birinci yıl dönümü nedeniyle sadece bu insanlık dışı vahşetin yaşandığı Roboskî köyünde değil, Kürdistan ve Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’tan dünyanın dört köşesine kadar her yerde katliam kurbanlarını anma, katliamcıları kınama eylemleri yapılıyor.

Geçen bir sene içinde çok açıkça görüldü ki Roboskî’de yapılan katliam bir yanlışlık, kaza falan değildir. Devletin en üst makamlarınca planlanmış-uygulanmış kanlı ve alçakça bir katliamdır. Bu katliamın amacı Kürdistan halkının özgürlük yürüyüşünü durdurmak ve halkın iradesini kırıp köleliği sürdürmektir.
Bu katliam için sınır ötesi-sınır berisi lafları ediliyor. Sınır denilen ne ki? Oraya konulan sınır taşının dört bir yanı da Kürdistan değil mi? En fazlası bir katır yükü mazot-sigara vb. ticareti yapan köylüler kaçakçıymış. İnsanın kendisinin çizmediği-tanımadığı sözde sınırların yanındaki akrabalarıyla ticareti kaçakçılık olur mu? Halkın bütün değerlerini soyanlar canı çekip bir dilim baklava çalan çocuğu nasıl zindana atarak sistemin namusunu temizliyorlarsa tırlarla, gemilerle, uçaklarla uyuşturucu kaçıranlar bir katır yükü mazot-sigara ticareti yapanları kaçakçı diye katlederek namuslarını temizlemeye çalışıyor.
Katliamın daha da önemli yanı katliamcıların amacıdır. Katliamcılar deyim yerindeyse bu katliam ile bir işaret vermiştir. Birleşen, bütünleşen Kürdistan halkından ürken ve korkuya kapılan katliamcılar bunu durdurmak için gözdağı vererek yeni bir katliam-soykırım süreci başlatmışlardır. Şimdi pek hatırlamasalar da o zamanlar Sri Lanka modeli lafları ağızlarına sakız olmuştu. Qandil dağına bayrak dikmekten söz ediyorlardı. Şehirlerdeki KCK adı verilen operasyonlarla, dağlardaki kanlı katliamlarla Kürt halkını teslim alacaklarını zannettiler. Ama son bir yıldaki kararlı direniş katliamcıları suçüstü yakalamış ve halkın gözünde mahkum etmiştir. AKP’nin göstermelik araştırmaları artık tuvalet kağıdı bile olamaz.
İşte AKP liderlerini ve Erdoğan’ı çıldırtan da budur. Katliamlarla Kürt halkını susturmak istediler ama tam tersine Kürt halkının direnişi dört bir yanda destek buluyor. Kürt halkını diğer halklardan tecrit etmek ve bölüp parçalayarak bir biriyle çatıştırmak istiyorlardı. Ama Kürt halkıyla dayanışma eylemleri ilk defa bu kadar yaygınlaştı. Bunun üstüne ODTÜ öğrencilerinin eylemleriyle gençlik eylemleri yükselişe geçti. Kısa sürede bütün gençlik kesimlerini etkiledi ve harekete geçirdi. Gençlik eylemleri hiçbir zaman sadece gençlik eylemi olarak kalmamıştır. Tersine her zaman toplumdaki rahatsızlığın ve tepkinin bir ifadesi bazen de patlama noktası olmuştur. Bugün de ODTÜ öğrencilerinin eyleminin kısa sürede diğer üniversite ve şehirlerdeki gençlerin, ardından da başta akademik personel olmak üzere değişik toplumsal kesimlerin desteğini alması boşuna değildir. Yine dikkat edilirse gençlik sadece öğrenci istemleriyle değil Roboskî Katliamı başta olmak üzere halkın acil sorunlarıyla bütünleşerek ayağa kalkmaktadır.
Halkın ve gençliğin dört bir yanda yükselen tepkisi Erdoğan’ı çılgına çevirmiş görünüyor. Bir yıldır Roboskî Katliamını 3-5 kuruş tazminatla kapatıp hesap vermekten kurtulacağını zanneden Erdoğan şimdi korku içinde saldırıyor. Halka hakaret ve tehdit yağdırıyor. Çünkü korkuyor. Korku ve öfke içinde “Onlar bizimle final yapamaz” diyor. Oysa final çoktan başladı ve Erdoğan kaybediyor.
Erdoğan etrafına ve tarihe bir baksın. Ezilen bir halkın özgürlük mücadelesini kim bastırabilmiş, kim ne kadar erteleyebilmiş? Elinizdeki askeri güçle, dış destekle bir ülkeyi işgal edebilir, tarihin görmediği ve tarih boyunca lanetle anılacak katliamlar-soykırımlar yapabilirsiniz ama bir halkı susturup teslim alamazsınız. Hitler-Mussoloni-Franko faşistlerinin akıbetine bakın. Vietnam’dan Şili’ye, G. Afrika’ya faşist diktatörlerin, işgalcilerin sonuna bakın. Hangisi ayakta kalabildi? Erdoğan bugün arkasındaki dış desteklere fazla güveniyor ama boşuna. Halkın direnişi karşısında o desteklerin buharlaşması an meselesidir.
Bugün Ortadoğu’yu yeniden paylaşmak isteyenler bu kanlı oyunda Erdoğan’a verdikleri rol çerçevesinde onun arkasında görünüyor. Ama Kürt halkının özgürlük mücadelesi ve bölge halklarının ortak direnişi bu kanlı saltanata son verecektir. Kürdistan’ın dört parçasındaki ve dünyanın her köşesindeki halkın eylemleri, bölge halklarının özgürlük istemleri tarihi finali kazanacaktır. Yeni bir Ortadoğu kuruluyor. Yeni bir Ortadoğu, tüm halkların ve en başta da Kürt halkının özgürlüğü üzerine kurulacaktır.
AKP ve Erdoğan Roboskî’de özgürlük yürüyüşünü boğmak istedi. Ama bugün Roboskî özgürlük direnişinin sembolü olmuştur. Geç ve güç olsa da halkların iradesi ve direnişi zafere ulaşacaktır. Yeni yıl bunun güçlü bir adımı olsun, kutlu olsun.

Yazarın diğer yazıları