Roboskî ve Esma’ya gözyaşı

Başbakan Erdoğan’ın kızı Esra: “Rabia Caddesi’nde göğsünden vurularak şehit edilen 17’sindeki Esma’nın haberini okurken babamı ağlarken gördüm” dedi.

Erdoğan Müslüman Kardeşler örgütü liderlerinden Muhammed El Biltaci’nin 17 yaşındaki kızı Esma’nın Mısır’daki darbeciler tarafından öldürüldüğünün haberini okurken ağlamıştı. Erdoğan’ın kızı Esra “babamı ağlarken gördüm” dediğinde duygusal bir insanı anlatmıştı.
Başbakan Erdoğan: “Mısır’daki darbe yönetimine şunu hatırlatmak istiyorum. Bu dünya kudretli gibi görünen firavunlara bile kalmadı. Er ya da geç bir Musa çıkar ve zulmün hesabını sorar” dedi. Erdoğan Mısır’da darbe yönetimine karşı çıkarken samimidir. Orada askeri darbenin katliamlarına karşı çıkarken samimidir. Mursi’nin özgürlüğü ve Mısır’da demokratik bir rejimin oluşturulmasında da samimidir. Mısır’da samimi olan Erdoğan El Nursa çetelerinin Rojava’da Kürtlerin katledilmesi karşısında neden suskun, Rojava’da Esma öldürülürken neden ağlamıyor, Roboskî’de Serhat öldürülürken neden sessiz ve adil değil; neden adil yargılamanın önünü açmıyor?
2011 yılı 29 Aralık sabahı sosyal medyadan Roboskî’deki katliam görüntülerini kim izlediyse ağlamıştır. Bedeni paramparça olmuş çocukların, gençlerin fotoğraflarını, görüntülerini izleyip ağlamamak imkansızdı. Ben ağlamıştım. Esma’nın babasının yazdığı mektubu okurken de ağlamıştım.
Roboskîli aileler, ve dostları sürece müdahil olmak ve adil yargılanmanın önündeki engellerin kaldırılması için bir imza kampanyası başlattılar. Bunun için “Roboskî’de askeri yargıya hayır” diyorlar.
İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden Emma Sinclair; “Suçu işleyenler asker, Genelkurmay nasıl tarafsız bir karar verecek.” Katliamı Genelkurmaya havale eden başbakan adaleti de askeri yargıya havale etmiş durumda. Bundan adalet çıkmaz.
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak: “Katliamda zanlı olan makam, zanlı olan kurum bu soruşturmayı yürütmekle görevli kılınıyor. Açıkça failleri yargıç yapmak istiyorlar. Faillerin yargıç olduğu yerden adalet çıkmaz.”
Erdoğan yönetimine şunu hatırlatmak isterim. Bu dünya kudretli gibi görünen firavunlara bile kalmadı. Er ya da geç bir Esra çıkar, bir Serhat çıkar ve zulmün hesabını sorar.
Erdoğan Rojava’da öldürülen Esma’ya, Roboskî’de öldürülen Serhat’a ağlarsa o zaman adil ve samimi olur. O zaman Rojava’da katliam yapan El Nursa çeteleriyle ilişkilerini sona erdirir, o zaman Roboskî’de katliam yapanlardan hesap sorar. O zaman yeni Roboskî’lerin yaşanmaması için Kürt sorununun demokratik barışçıl çözümünü gerçekleştirir. Aksi onun Mübarekleşmesi ve Sisi’leşmesi olur.
Roboskî katliamının 600’üncü günü nedeniyle yapılan yürüyüş ardından aileler adına açıklama yapan Veli Encü’ye kulak verelim: “Yaşadığımız katliamın üzerinden 600 gün geçti ve katliamın açığa çıkarılması için yapılanlara bakıldığında, elimizde tutabileceğimiz iğne ucu kadar bile ilerleme kaydedilemedi. (…) Katliam açığa çıkartılana, failleri yargı önüne çıkarılıp yargılanana kadar adalet arayışımız devam edecek…”
Sevgili Esra’ya sorulması gereken can alıcı soru şudur:
Babanız Roboskî katliamının ertesi günü görüntüleri izlediğinde ne hissetti acaba, onu ağlarken gördünüz mü?
Bunu neden soruyorum biliyor musun sevgili Esra, Babanız Mısır’daki Esma’ya gösterdiği hassasiyeti ve yakınlığı, Rojava’daki Esma ve Roboskî’deki Serhat’a karşı hissetse emin olun Türkiye adil, özgür ve barış içinde olur.
Erdoğan ilk adımı Roboskî’li ailelerin ve dostlarının “askeri yargı değil adaletli yargı istiyoruz” talebiyle başlatılan imza kampanyasının gereğini yaparak atabilir.

Yazarın diğer yazıları