Roboskîliler Adalet Yürüyüşü’nde

Adalet Yürüyüşü’ne katılan Roboskîli aileler, 2011’de bu yana aradıkları adaleti talep etti. Aileler adına konuşan Veli Encu, "Adalet herkes için varsa adalettir" dedi. 

On binlerin katıldığı Adalet Yürüyüşü, 21. gününde devam ediyor. Önceki akşam Kocaeli’nin Yahya Kaptan ilçesinde bulunan Arasta Park yanında verilen mola ardından sabah yürüyüş başladı.

Yürüyüşe, dün Demokrasi İçin Birlik, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İstanbul Şubeler Platformu, Roboskîli Aileler, sanatçı Ferhat Tunç, EMEP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Levent Tüzel, Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy, Özgür Gündem davası kapsamında 133 gün tutuklu kalan ve yurt dışına çıkış yasağı 22 Haziran 2017’de kaldırılan dilbilimci Necmiye Alpay, eski İstanbul Barosu Başkanı Turgut Kazan ve eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’ın eşi Dilek Dündar da katıldı.

KESK bileşenleri, “Haksız hukuksuz ihraçlara hayır! İşimizi geri istiyoruz” pankartı açarken, 119 gündür açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ile Semih Özakça’nın fotoğraflarını taşıdı. 

Roboskî için de adalet

Yürüyüşe katılan Roboskîli Aileler ise bir süre Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile en önde yürüyerek, “Êdî bes e” ve “Roboskî için adalet” dövizleri açtı. Roboskî Katliamı’nda yaşamını yitiren çoğu çocuk 34 kişinin fotoğraflarını taşıyan aileler, “Adalet” ve “Êdî bes e” sloganları attı. 

Roboskîliler adına açıklama yapan Veli Encu, "Adalet herkes için varsa adalettir" dedi. Encu, şunları söyledi: "Bizler, Roboskî Katliamı’nda yakınlarını kaybeden aileler olarak, 5 yıldan fazla bir süredir bir adalet mücadelesi yürütüyoruz. Hukuki mücadelemizde ne yazık ki bir sonuç alamadık. Mahkemelerin verdikleri takipsizlik kararları bizim Türkiye’de adaletin olduğunu inancının tamamen yitirdik. Ama biz buna rağmen adalet talebimizden asla vazgeçmedik. Roboskî için adalet sağlanıncaya dek her alanda ve platformda olmaya devam edeceğiz. Sadece sorumluların yargı önünde hesap vermesini talep ettik. Ama ne yazık ki bu talebimiz karşılık bulmak yerine bizler mahkemelerde yargılandık. Bizler, burada her türlü zulme ve baskıya maruz kaldık. Adalet herkes için varsa adalettir. Türkiye’de milyonları bulan kişiler adaletsizliğe uğradı. Biz onlar için de adalet talep ettik. Bu ülkeye barışın adalet ve demokrasiyle geleceğine inanıyoruz. Roboskî Aileleri olarak adalet mücadelesinden asla vazgeçmeyeceğiz." 

Türk adaletine inancımız yok

Yürüyüşe ilişkin de değerlendirmede bulunan Encu, şunları dile getirdi: "Yürüyüşün adı adalettir. Bizim için önemli bir karardır. Bu kavramla yürüyüşün yapılması çok önemlidir. Biz Türkiye’de adalete inancı olmayan insanlarız. Çünkü, bizler kendi gözümüzle gördük ve yaşadık. Bilinçli bir katliam yapıldı. Bu katliamı yapanlar yargılanmadı. Aksine aklandı. Yargı organlarıyla korundular. Türkiye’deki adalet mercileri tamamen siyasi bir partinin kurumu haline gelmiş. Yüzyıllardır en büyük adaletsizliği Kürtler yaşadı. Bir Kürt adaletsizliğe uğruyorsa, bu ülkede var olan adaletsizlikten kaynaklıdır."

Bir süre yürüyen aileler, rehin tutulan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Ferhat Encu’yü ziyaret etmek üzere Kandıra Cezaevi’ne gitti. 

Provokasyonlar eksik değil

Yürüyüş boyunca yola çıkan bazı gruplar ise, Rabia ve bozkurt işareti yaparak,"Recep Tayyip Erdoğan" sloganları attı. Yürüyüşçüler, provokatörlere alkışlar ve "Adalet" sloganları ile yanıt verdi.

AİHM’e referandum başvurusu

Bu arada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yürüş öncesi yaptığı açıklamada, Türkiye’deki tüm resmi kurumların AKP’nin şubesi haline geldiğini kaydederek, "Usulsüz seçimle ilgili referandum yapmıştık. YSK’nin aldığı karar nedeniyle referandum gayri meşru hale geldi. AİHM’ye başvuruyoruz. Dilekçemiz hazır" dedi. Kılıçdaroğlu, Bülent Tezcan’ın getirdiği dilekçeyi canlı yayında imzaladı.  

 KOCAELİ


DİP: İleriye taşımak gerek

Adalet Yürüyüşü’ne katılan Demokrasi İçin Birlik Platformu, “Sadece siyaset dışına atılan vekiller için değil, tüm toplumsal kesimler için birlikte bir halk hareketi açısından bu mücadeleyi ileriye taşımamız lazım” dedi. 

Adalet Yürüyüşü’ne "Herkes için adalet" pankartları ile katılan Demokrasi İçin Birlik Platformu (DİP), Türkiye’de demokrasi ve barış mücadelesi arayışı içinde olan değişik görüş ve inançtan herkesin ortak talebinin adalet olduğunun altını çizdi. Demokrasi İçin Birlik Platformu Koordinasyon üyesi Levent Tüzel, "Özellikle 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL’in hukuksuzluğu, KHK’ların mağdur ettiği sayıları milyonlarla ifade edilen yurttaşların bir talebi haline geldi. Bu sadece hukuk ve yargılamalar açısından bir adalet arayışı değil, toplumdaki bütün eşitsizliklerin ve dengesizliklerin sorunlar açısından da adalet ön planda" dedi. 

Miting ve sonrasına dikkat çekmek

Adalet talebinin herkesi buluşturan ve kaynaştıran bir dinamik oluşturmaya başladığını belirten Tüzel, "Bu yürüyüşün sonlanacağı Maltepe’deki büyük miting ve sonrasına dikkat çekmek lazım. İktidar, başkanlık, tek parti rejiminin bu yürüyüşten rahatsız olduğu açıkça ortada. Çünkü bütün bu söylemleri ile karalamaya ve terörize etmeye çalışan tehdit eden provokasyonlara açık hale getiren bir söylem tutturuldu. Bu aslında buradaki haklılığına işaret ediyor. Birleştiriciliğine ve geleceğe dönük taşıyıcılığına işaret ediyor. Dolayısıyla ana muhalefet, sadece siyaset dışına atılan vekiller için değil ama tüm toplumsal kesimler için birlikte bir halk hareketi açısından bu mücadeleyi ileriye taşımamız lazım. Bu haliyle yeterli olmayacaktır" diye konuştu.

Yolun yarısında bile değiliz

Yürüyüşü iyi hazırlanmış ve ülkenin bütün problemlerini kendinde toplayan bir yürüyüş olarak nitelendiren DİP Koordinasyon üyesi Dilbilimci Necmiye Alpay ise "Bu yürüyüş hem problemleri kendinde topluyor hem de çözümü kendinde topluyor. Yolun yarısında bile değiliz. Bu bir ilk adım ama çok önemli ve mucize gibi bir adım. Çok fazla beklenen ve hayal edilen bir adım değil. Kendini yaratan bir adım. Bütün ülkenin saygısı ve sevgisi umudunu yaratan bir adım. Daha çok işimiz var” dedi. 

Bir araya gelmek yetmez

DİP Koordinasyon üyesi Halkevleri Başkanı Oya Ersoy ise bu yürüyüşte herkes için adalet diyerek yürümenin önemine işaret ederek, şunları söyledi: "Bir araya gelmemiz önemli ama yeterli değil. Evet biz çoğuz ama biz çoğuz demek yeterli değil. Aynı zamanda biz adalet istiyoruz ve bu adalet nasıl sağlanacak? Taleplerin ortaya çıkması bunun arkasında mücadele örgütlemesi gerekir. Evet biz adalet istiyoruz ve bu yüzden OHAL kaldırılmalıdır. Yurttaşlık hakkının gasp edildiği bir dönemden geçiyoruz. Tutuklu milletvekillerinin serbest bırakılmasını istiyoruz. Parti yargısı haline getirilmiş bir yargı var. Bu yargı sisteminde de adaletin gerçekleşmeyeceği çok açık. Biz bu ülkede yukarıdan aşağıya bir adaletsizlik ortamında yaşamasına karşıyız ve en küçük hücrelerine kadar adalet istiyoruz.”

Yazarın diğer yazıları

    None Found