Rojava Devrimi halkların umududur

 ‘Kapitalist güçler Kürt halkının özgürlük mücadelesini ya kabul etmiyor ya da kendi çizgisine çekmeye çalışıyor. Biz Türkiye devrimcileri olarak, burada tarihsel görevimizi yerine getirmeye çalışıyoruz. Binlerce şehidin verildiği yerde okyanusta bir damla olarak yer alıyoruz.’

NÛDEM TÊKOŞER 

Türkiye’nin Kuzey-Doğu Suriye’yi işgal savaşına karşı enternasyonal savaşçılar da en ön cephede direniyor. Enternasyonal Taburu savaşçılarından Mustafa Suphi, Eylem Keçer ve Teymen Ali, Kuzey-Doğu Suriye’de yaşanan savaşı ve Rojava Devrimi’nin Türkiye ve dünya halkları için neden önemli olduğunu konuştuk.

Enternasyonalist savaşçılar, Rojava’da yaşanan savaşın Türkiye toplumunun umutlarını kırdığına dikkat çekerek, AKP iktidarının halkların ortak düşmanı olduğuna vurgu yaptı. Enternasyonalist savaşçılar, Rojava’da inşa edilen demokratik ulus sisteminin dünya halkları için önemli bir model olduğuna dikkat çekti. Savaşçılar “İşçi ve emekçi sınıfı için Paris Komünü neyse, halklar içinde Rojava Devrimi odur” dedi.

Enternasyonalist Tabur /Devrimci Komünarlar Partisi/Birleşik Özgürlük Güçleri (DKP/BÖG) üyesi Mustafa Suphi, beş yıldır Rojava’da.

Rojava’ya neden geldiniz? Türkiye toplumu, Rojava’da yaşanan savaşa nasıl bakmalı?

Reqa, Minbiç ve Efrîn’de mütevazi gücümüzle, devrimsel sorumluluğumuzu yerine getirmek için savaşta yerimizi aldık. Bizler Türkiyeli devrimci olarak enternasyonalist tabur üzerinden Rojava’daki faşist TC’nin işgal politikalarına karşı bu coğrafyadaki Rojava halkı ile birlikte dövüşmeye geldik. Bu saldırı halkları yok etme saldırısıdır. Bu saldırı Kürt halkının kazanımlarını yok etme saldırısıdır. Kürt halkının kazanımlarının yok olduğu yerde Türk halkının özgürleşmesi, işçi sınıfının kurtuluşu mümkün değil. Kürt Özgürlük Hareketi ve Kürt halkı ile birlikte birleşik bir mücadelede bilinciyle Türkiyeli devrimciler olarak halklarımıza olan borcumuzu onlarla siper yoldaşı olarak faşist TC devletine karşı yan yana dövüşmeye geldik. Edirne’den Tokat’tan Ankara’dan üç Türkiyeli devrimciyi Aynur Ada’yı, Ceren Güneş’i, Ümran Kurtay’ı diğer Kürdistan’ın özgürlük savaşçılarıyla birlikte toprağa verdik. Özgürlük mücadelemizden hiç tereddütümüz yok. Faşist TC’de AKP-MHP ittifakının topyekûn katliam politikasıdır. Bir emperyalist blokların, halkları yok edeceği bilinciyle kendi işçi sınıfının kurtuluşunun Kürt halkının, Kürt Özgürlük Hareketi’nin stratejik ortaklığından geçtiği bilinciyle, ezilen bir ulusun sosyalistleri olarak enternasyonalist görevimizi yapmak bilinciyle de buradayız. Mutlaka kazanacağımızdan hiç şüphemiz yok.

Burada Rojava devrimi kırıldığında, Türkiye halklarının, işçi sınıfının kurtuluş şansı yoktur. Tek çözüm, Kürt halkı ile omuz omuza olmaktır. Kendileri bunu İstanbul’da, İzmir’de, Ankara’da çok net bir şekilde yaşıyorlar. Faşist AKP-MHP iktidarı yıllardır kendi işgalci ve gerici politikalarını savaşla, hegemonyayla kurmaya çalışıyor. Savaş onların kurtuluşu haline gelmiş durumda. Gerici iktidarını ve işçi sınıfı üzerindeki baskıyı hayata geçiriyor. Bunun tek bir çıkış yolu var. Gezi ile Bakûr birleşmiş, Rojava Devrimi’ni Kobanê’de Türkiye halkları sahiplendiyse, nasıl 6-8 Ekim birleştiyse, şu an bunun dışında bir kurtuluş yoktur. Bir tek Rojava halkıyla, bütün Kürt halkıyla ve Kürt Özgürlük Hareketi’yle yan yana mücadele etmek lazım.

Direniş burada sürüyor. Bu direnişe destek verildiğinde emperyalist güçler dahil, AKP’nin bitişi yakındır.

Kürt özgürlük hareketinin demokratik ulus talebi hem Bakûr ve Türkiye halkları, hem de Ortadoğu ve dünya halkları için vardır.

Rojava’da bulunduğum 5 yıl içinde şunu gördüm: Rojava’da yaşayan farklı halkları ve onların farklı inançlarını kapsayan yönetimle bir demokratik sistem kurdu. Halkımız AKP’nin faşist saldırılarını bir kez daha bilince çıkardı. Türkiye halkları Kürt halkıyla birleşik mücadele yürütmek zorundadır.


Rojava Devrimi öncü dalgadır

 Enternasyonalist Tabur bünyesinde Türkiye Komünist Emek Partisi / Leninist Partisi savaşçısı (TKEP/L) Teymen Ali, 2015 yılında Kobanê savaşı sırasında Rojava’ya geldi.

Türkiye’nin Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarının amacı nedir? Enternasyonal Tabur olarak savaş sürecinde nasıl yer aldınız?

Kobanê savaşından bu yana devrimin savunulması ve ileriye gidebilmesi için Kürt halkının YPG/YPJ savaşçılarıyla birlikte mücadelemizi devam ettiriyoruz. Kobanê şehir savaşından Efrîn savaşına birçok DAİŞ’i temizleme hamlelerine dahil olduk. Serêkaniyê ve Girê Spî’den sonra Til Temir’de de enternasyonal tabur olarak savaşıyoruz. Kürt halkı ve Rojava Devrimi’nin boğmaya çalışıldığı bir süreçte, devrimi savunmak ve ileriye taşımak için, bu devrimin Türkiye işçi sınıfı ve Rojava’daki tüm halkların kazanımı olduğu bilinciyle savaşıyoruz. Rojava Devrimi, Türkiye ve Kürdistan devriminin bir öncü dalgasıdır. Oradaki devrimi boğmak için Amerika ve Rusya ile bir saldırı geliştirildi. Ortadoğu’da ve Kürdistan’da gelişen bir süreç var. Kapitalizm dünyada artık sistemini yürütemiyor. Ortadoğu’da da kaosa batmış durumda. Rojava Devrimi hem dünya halklarına hem Kürdistan halklarına büyük bir umut ve ışık oldu. Bazı eksiklikleri olabilir ama buna rağmen birçok noktada Ortadoğu halklarının yıllardır beklediği bir devrimdi. Faşizme karşı büyük bedeller verilerek gelindi.

Türkiye faşist devleti bir yok oluşa doğru gidiyor, ülkeyi yönetemiyor. Bu yönetememe krizini bir dış savaşla meşrulaştırmaya çalışıyor. Türkleştirme politikası dediği Osmanlı İmparatorluğu hayalleriyle saldırıyor. Bu saldırı planında sadece Türkiye yok, emperyalist ve kapitalist güçler de var. Kürt halkı 40 yıldır savaşıyor. 50 binin üzerinde savaşçısı var.

Kapitalist güçler Kürt halkının özgürlük mücadelesini ya kabul etmiyor ya da kendi çizgisine çekmeye çalışıyor. Biz Türkiye devrimcileri olarak, burada tarihsel görevimizi yerine getirmeye çalışıyoruz. Binlerce şehidin verildiği yerde okyanusta bir damla olarak yer alıyoruz. Birkaç gün önce üç yoldaşımızı sonsuzluğa uğurladık. Aynur yoldaş, Cemre yoldaş ve İmran yoldaşı. Yoldaşlarımız ölümün üzerine kahkahalarla gittiler. Mahirler, Denizler ve Mazlumlar gibi direndiler.

Halklara bir çağrınız var mı?

Emekçi halklara çağrımız; faşist Türk devleti kendi yıkılışını geciktirmek için bu savaşı başlatmış durumda. Faşist Türk devleti bu savaşın sonunda emekçi halklara kan, gözyaşı ve umutsuzluk getirecek. Büyük bir korku yaratılıyor. Bu sistemi ancak halkların mücadele birliğiyle yıkabiliriz. Kürt halkının özgürlüğü, Türkiye işçi sınıfının özgürlüğüdür. Bu iki mücadele birleşmiştir ve birbirinden ayrı ele alınamaz. Denizler, Mahirler ve Mazlumlar bize ortak bir değer yarattılar. Bu ortak mücadeleyi zafere taşımak için her şeyimizi ortaya koyduk.

Türk faşizmine karşı Rojava Devrimi’ni savunalım. Rojava’nın özgürlüğü bizim özgürlüğümüzdür. Bu devrimi savunamazsak, çeteler ve faşist devlet bütün gücüyle işçi sınıfını ve halkları kanla bastıracak. Bundan dolayı geleceğe umutla bakıyoruz. Faşist devleti biz yıkacağız. Halklarımızı mücadele birliğini geliştirmeye davet ediyorum.


Düşman tek ve ortaktır

Enternasyonalist Tabur bünyesinde Devrimci Komünar Partisi savaşçısı Eylem Keçer, dört yıldır Rojava’da.

Rojava’da nasıl bir direniş yaşanıyor? 

Kapitalist güçlerin Ortadoğu ve Kürdistan’a dönük yüz yıllık planları var. Rojava Devrimi ile birlikte faşist Türkiye devletinin buraya dönük saldırıları büyüdü. Amaç Rojava Devrimi’ni boğmak. Rojava Devrimi aynı zamanda bir kadın devrimi. Kadınlar devrimin gerçekleşmesi için yıllardır çok büyük bir direniş gösterdi. Kürt kadın hareketi ve sol-sosyalist kadınlar bu devrimin bir parçası olmak için, kadınların özgürleşmesi için çok büyük bir direniş sergiledi. Bu saldırıların diğer bir amacı kadın devrimini boğmak. Bu saldırılara karşı dört parçada Kürdistan’da ciddi bir direniş var. Dünya halklarının bu direnişi iyi görmesi ve destek vermesi gerekiyor.

Kuzey-Doğu Suriye’de inşa edilen demokratik ulus sistemini nasıl değerlendiriyorsunuz?  

Burada sadece Kürt halkı yaşamıyor. Farklı uluslar da var. Ermeniler, Asuriler, Süryaniler, Êzîdîler, Araplar da yaşıyor. Dört yıldır gözlemliyorum. Halklar kendi kimlikleri, hayatları hakkında kendileri karar veriyor. Enternasyonalist bir dayanışma söz konusu. Haklar ve kadınlar bir arada dayanışma içinde yaşıyor. Kadınlar bütün yönetim mekanizmalarında ve komünlerde eşit bir şekilde yer alıyor. Kadınlar hem toplumu yönetiyor hem de savaşıyor. Kadınlar burada dört duvar arasında çıkmış durumda. Bu da Rojava Devrimi’nin en büyük kazanımıdır.

Burada inşa edilen sistem dünya halklarına bir model olarak sunulabilir mi?

İşçi sınıfı ve emekçi halklar için nasıl ki Paris Komünü bir model ve deneyimse, bugün de içinde bulunduğumuz  21. yüzyılda gerçekleşen Rojava Devrimi halkların kabul edebileceği bir model. Bütün halkların Ermeniler, Süryaniler, Asuriler, Kürtler, Êzîdîler, Arapların kendi dilleriyle, kültürleriyle bir arada yaşayabilmesinin en büyük kanıtı Rojava’dır. Acılarına birlikte ağlıyorlar, sevinçlerine birlikte seviniyorlar. Bu ortak bir dayanışmanın bir sonucudur. Rojava, Türkiyeli kadınlara ve dünyadaki kadınlara tecrübeleriyle yol gösteriyor.

Ceren Güneş ve Aynur Ada’nın mücadelesi hakkında ne diyebilirsiniz?

Ceren ve Aynur, hakların kurtuluşu için özgür Rojava topraklarına geldiler. Aynur’dan önce Cemre, Zahide, Sibel yoldaşlar dört bir parçada direnilmenin önemini gösterdiler. Onların mücadelesini daha fazla ileriye taşımalıyız.

Dünya kadınlarına Rojava’dan bir çağrınız var mı?

Düşman tek ve ortaktır. Rojava’da sıcak savaş yaşanıyor. İşgalci TC’nin saldırısı mevcut. Herkes medyadan takip ediyor. Burada savaşan kadınların cenazelerine işkence yapılıyor, kadın savaşçılar esir düştüklerinde kadınlıkları teşhir ediliyor. Türkiye’de kadın cinayetleri AKP iktidarı döneminde daha fazla arttı. Rojava’da kadınlar kendi toprakları ve kimlikleri için savaşıyorlar. Türkiye’de de Rojava’da da tek bir düşman var o da AKP’dir. Kimliklerimiz, fikirlerimiz, dillerimiz, inançlarımız farklı olabilir. Ama biz kadın olduğumuzdan kaynaklı erkek egemen sistem tarafından sürekli baskı altındayız. Rojava direnişine her yerde sahip çıkılması gerekiyor. Bulundukları her yeri mücadele ve direniş alanına çevirmeli. Türkiye’nin vahşetine çaresiz kalınmamalı.

Yazarın diğer yazıları

    None Found