Rojava Devrimini uluslararası güçle savunmak!

Faşist rejimlerin sıkıştıkları zaman genellikle uyguladıkları taktik, içteki çelişkileri dışa yöneltmek olmuştur. Buna karşılık içteki direnişi büyütmek tek başına yeterli olmadığında uluslararası anti faşist cephelerin oluşturulması sıkça uygulanan bir direniş tarzı olmuştur. İspanya’da bunun en kapsamlı örneği yaşanmıştır. Kobanê direnişi sırasında da azımsanmayacak bir örnek yaşandı. Halen bu çizgi sürdürülmektedir ancak büyütülmesine ihtiyaç vardır.

Türkiye’deki faşist rejim Rojava Kürdistan’ına saldırı hazırlığı yaparken Amed, İstanbul, Roma, Berlin, Paris ya da Moskova’da oturan her Kürt yurtseveri ve demokrat insan da kendi hazırlığını yapmalıdır.

Uluslararası antifaşist cephe oluşturmak çok iddialı bir iştir fakat imkansız değildir. İspanya’daki direnişe uluslararası çapta on binlerce insan katılmıştı. O günkü koşullarda direniş istenilen sonucu elde etmemiş olsa da direniş tarihine önemli bir miras bırakılmış ve İspanya Anayasasının değişiminin temelleri o gün atılmıştır.

Bugün de Rojava Kürdistanı için on binlerin hatta yüz binlerin katılacağı uluslararası tugayların kurulmasına ihtiyaç vardır. Çünkü Rojava Devrimini korumak insanlığın umudunu ve onurunu korumak anlamına gelmektedir. Üstelik bugün zafer elde edecek olanaklar vardır.

İspanya’da neler olmuştu?

II.Dünya savaşı arasındaki en önemli savaşlardan biri İspanya iç savaşı olmuştur. Krallıkla yönetilen İspanya’da 1902-1923 yılları arasında 33 kez kabine değişikliği yaşanmış; 1923’te ordu darbe yapmış, general Rivera başbakan olarak diktatörlüğünü tesis etmiştir. Bu gelişmeyle birlikte ülkede sağ-sol kamplaşması daha katı şekilde gelişmiş ve sürekli bir kaos ortamı doğmuştur. Rivera 1930’da istifa etmek zorunda kalmış ve bunu izleyen 6 yıl boyunca solcular hükümete gelince sağcıları hapse tıkmış, sağcılar iktidarı alınca solcuları tasfiyeye girişmiştir.

1936 yılında Cumhuriyetçi hükümete karşı ordu içinden bir ayaklanma patlamış, faşist General Franco bu ayaklanmanın başına geçmiş; karşısında ise solcular (Cumhuriyetçiler), işçiler, köylüler, anarşistler bir safta toplanmıştır. Böylece İspanya iç savaşı başlamıştır.

Savaş başlar başlamaz Hitler ve Mussolini uçak filosunu Franco’nun yardımına göndermiştir. Cumhuriyetçiler ise Sovyetler Birliğinin desteğini almıştır, fakat daha önemli olan olay 53 ülkeden gönüllülerin katıldığı Uluslararası Tugayların kurulmuş olmasıdır.

Uluslararası Tugayların oluşturulma süreci öncelikle İtalya ve Fransa Komünist Partilerinin girişimiyle başlamıştır. Fransız Komünist Partisi savaşçıların üniformalarını dikmeyi de üstlenmiştir.

İlk büyük başarı Madrid Savunması olmuştur. Fakat her yerde siperlerde çatışmalar devam ederken faşistler Madrid’e doğrudan saldırmak yerine kuşatma kararı almışlardır. Madrid ve birçok kentte-kasabada kıran kırana çatışmalar yaşanmıştır. Hitler uçakları Picasso’nun resmine konu olan Guernica kentini bombalamışlardır. Faşistlerin Madrid’i almalarıyla savaş sona ermiştir. Böylece 1975 yılına dek sürecek olan Franco’nun diktatörlük süreci başlamıştır. Fakat direnişin anıları İspanya toplumunda geri dönülmez bir demokratik uyanışa yol açmış, Franco’nun ölümünden sonra çok geçmeden faşizmin elinde şekillenmiş olan İspanya Anayasası değiştirilmiş; özerk bölgelere dayalı sistem kabul edilmiştir.

Yeni Uluslararası Tugaylar örgütlenmelidir

İspanya’da faşizme karşı 53 ülkeden gönüllülerin katılımıyla oluşturulan Uluslararası Tugayların bir benzerinin bugün Rojava’da toplanması için dünya çapında gerekli çalışmaları yapmak için kaybedecek zaman bulunmuyor.

Dünyanın vicdanı Rojava Devrimi için harekete geçirilmelidir. Rojava Devrimini savunmak sadece Türk faşizmini yenmek anlamına gelmiyor aynı zamanda insanlığın başına musallat olmuş kanlı bir diktatörlükten kurtulmak ve ona dayanarak Ortadoğu’yu kan deryasına çeviren ve tüm insanlığı tehdit eden kapitalizme ciddi bir darbe vurmak anlamına geliyor.

Dünyanın tüm devrimcileri, anti kapitalistleri, anti faşistleri Rojava Kürdistan’ına akmalıdır. Zaman Rojava Devrimini savunarak insanlığı savunma zamanıdır.

IŞİD karşısında taktik ittifak yapan kapitalist dünya güçleri Türk faşizmi karşısında aynı yaklaşımı göstermediği gibi saldırmaları için adeta teşvik edici, cesaretlendirici politikalar izlemektedirler. “Çıkar meselesidir” deyip geçebiliriz fakat bu güçlere de asıl cevap uluslararası devrimci tugayların kurulmasıyla verilebilir. Bir devrim birçok devrime vesile olabilir. Rojava Devrimini savunmak dünya devriminin kapılarını açabilir. Dünya Devrim Manifestosuna katılmak isteyen herkes Rojava Kürdistan’ına akmalıdır.

Yazarın diğer yazıları