Sabırları ve sınırları zorlayan 611 gün!

Fransa Gündemi

Fransa’nın başkenti Paris’te PKK kurucularından ve Kadın Özgürlük Hareketi öncülerinden Sakine Cansız, KNK Paris Temsilcisi Fidan Doğan ve Gençlik Hareketi Üyesi Leyla Şaylemez’in katledilmesinin üzerinden 611 gün geçti. 611 gün yani olayın üzerinden iki yıl, 9 ay iki gün geçti. Sakinesiz, Fidansız, Leylasız Kürdistanlılar her hafta "Hepimiz Sakineyiz, Fidanız, Leylayız" diye haykırıyor. Çarşamba günü artık Kürtlerin belleğinde üç Kürt kadınla bütünleşmiş durumda. Çarşamba; üç kadın, üç devrimci… ve devamındaki bütün kelimeler ve duygular dizisi bütünlüğünde sert sessiz harflerle donatılmış "katliam" kelimesini Kürtlerin beynine ve yüreğine kazıdı.
Her hafta olduğu gibi bir Çarşamba eyleminde çoğunluğu kadın olan eylemciler aynı yolu Fransızların ezberlerini bozarcasına inatla yürüyor. Bir Kürt ana Paris Katliamına dair çıkan son haberleri belirterek bütün yalınlığıyla soruyor; "bu hakim sorularını şimdiye kadar niye sormamış ki? İstihbaratın elinde bilgi var mı yok mu diye neden iki yıl beklemiş. O yerler çok mu uzaktaymış?" Çok basit görünen bu soru aslında çok şeyi anlatıyor. Aile avukatları 2013 yılının Temmuz ayında  Kürt kadın devrimciye ilişkin soruşturmayı yürüten Jeanne Duye’den "Fransız İstihbaratının hem katil zanlısı Ömer Güney’e dair verileri aynı zamanda Kürdistan Enformasyon Bürosu’na dair bilgileri mevcut Paris Katliam dosyası nedeniyle açmaları" yönünde talepte bulunmuşlardı. 2013 yılı Eylül ayı sonunda ise Jeanne Duye, aile avukatlarının bu talebini "dosya ile ilgisi bulunmadığı" gerekçesiyle reddetmişti. Başvurunun üzerinden bir yıl geçtikten sonra aynı hakim bu kez kendisi Fansız istihbarat servislerinin elinde bulunan ya da bulunma ihtimali olan katil zanlısı Ömer Güney’e ilişkin dosya üzerindeki gizliliğin kaldırılmasını talep ediyor.
Paris anti-terör şubesinden Jeanne Duye, ailelerin 2014 Temmuz başında gerçekleştirdiği ikinci başvuruyu yeniden gözden geçirerek bu kez "dosyayla ilgisi olabileceği" gerekçesiyle talebe karşılık verdi. İki yıldır Fransız İstihbarat servislerinin Ömer Güney’e ilişkin bildiklerinin sorulmasını isteyen ailelerin talebinin hakim tarafından kabul edilmesi elbette önemli bir gelişme. Diğer taraftan Fransız İstihbarat birimlerinin dosyaları açıp açmayacağını ise önümüzdeki günlerde göreceğiz. İki yıllık bu karar alım sürece düşünüldüğünde endişeye kapılmamak mümkün değil.  
Fransız basın ajansı AFP’ye göre ailelerin talebine kulak veren sorgu yargıcı Duye’nin en kısa zamanda bakanlıklara konuya dair taleplerini ileteceğini belirtiyor. Fransız İstihbarat biriminin kendi ülke toprakları üzerinde çalışan diğer ülkelere ait istihbarat elemanları hakkında -ülkeler arası hukuğa göre- bilgi sahipi olduğu biliniyor. Diğer taraftan PKK kurucularından Sakine Cansız, KNK Paris temsilcisi Fidan Doğan ve gençlik hareketi üyesi Leyla Şaylemez ile katliamın gerçekleştiği Kürdistan Enformasyon Merkezi’ne ilişkin dosyalarda aynı kapsamda talep ediliyor.
Aile avukatları Temmuz ayında Fransız yetkili hakime, 14 Ocak günü ortaya çıkan bir belgede imzası bulunan dört MİT elemanı hakkında tutuklama talebinde bulunması yönünde başvurmuştu. Hakim şimdilik bu talebi kabul etmezken mevcut belgenin doğruluğuna ve imzacıların kimliğine ilişkin Fransız İstihbarat servislerinden bilgi talebinde bulundu.  
Diğer bir önemli detayda Tahran’daki bir IP adresinden gelen bir mail. Avukatlar Temmuz ayında yapmış oldukları başvuruda 20 Ocak 2013’te Paris Emniyet Müdürlüğü’ne gelen bu maile dikkat çekmişti. Söz konusu mail katil zanlısının gözaltı sürecine denk geliyordu. Katil zanlısının kimlik bilgileri, tutuklanıp tutuklanmayacağı yönünde bir bilginin kamuoyuna yansımadığı o tarihte Fransız Emniyet Müdürlüğü’ne "Ömer Güney, Türk İstihbaratına çalıştığına ve son Türkiye ziyaretlerine ilişkin net detaylar yer aldığına" dair verilerin bulunduğu bir mail gönderilmişti. Söz konusu maile dair daha önce Fransız haftalık dergilerinden Expresse söz konusu maili 2013 yılı Mayıs sonunda haberleştirmişti. Daha sonra oraya çıkan belgelerin bu maili doğruladığı ifade eden dosya hakimi Tahran’daki bir IP adresinden gelen bu maile dair Fransız gizli servisi tarafından inceleme başlatılması yönünde talepte bulundu.
Fransa cephesinden gelişmeler bu yöndeyken, Türkiye’de konuya dair açılmış soruşturmanın ne aşamada olduğu bilinmiyor. Fransız yetkili organlarının bugüne kadar yaptığı bütün başvurular yanıtsız kaldı. Türkiye şuana kadar bilgi paylaşma konusunda herhangi bir adım atmış değil. Fransız hakimin ailelerin başvurusunu cevaplarken aynı zamanda Türkiye’den bilgi almak için yeni bir başvuruda bulunduğu belirtiliyor. Yargı cephesinde kaplumbağa hızıyla yürüyen soruşturma devam ediyor. Bu yavaşlık Kürtlerin sabırlarını ve sınırlarını zorluyor. Kürtlerin isteği çok net; bu soruşturma sürecinin hızlanması ve bir an önce katliamın arkasındaki güçlerin açığa çıkarılması!

Yazarın diğer yazıları