Sarı Yelekliler neden güç kaybediyor?

Fransa solunun ”bu harekete sağ öncülük ediyor” diyerek hareketten uzak bir noktada durup, sendikalar üzerinden eylemler örgütleyerek hükümetin ekmeğine yağ sürdü.

Eylemlere başından itibaren dahil olan anarşist örgütlenmeler ve radikal sol grupların varlık alanı olarak sadece kendini çatışmalı eylemlerde gösterdi, eylemin ana gövdesiyle buluşmadı.

Başından bu yana öncüsü olmayan bir hareket olarak ortaya çıkan Sarı Yelekliler alternatif solun ”halk meclisleri” konusundaki girişimiyle buluşamadı. Sol kendi içerisindeki tartışmalarla boğuldu

Bu eylemin en ağır bilançosu ise Avrupa Parlamentosu seçimleriyle açığa çıktı. Sol, Sarı Yelekliler sürecinde kenarda durmanın bedelini öderken, aşırı sağcılar ülkede birinci parti konumuna geldi.

SELMA AKKAYA /  PARİS

Ülkedeki sosyal gidişe ”hayır” diyerek yola çıkan Sarı Yeleklilerin eylemi 31. haftasına giriyor. Giderek seferberlik ruhunu kaybedip zayıflayan eyleme son haftalarda ülke genelinde katılım oranı 12 bini geçmedi.

Söz konusu hareketin giderek azalmasına yönelik tartışmalar devam ederken yedi aylık Sarı Yelekliler seferberliği güç kaybetmeye devam ediyor. Televizyon ekranlarına konuşan ve eylemin başladığı günden bu yana hareketin içinde olan sosyolog Raphail Challier “insanlar polisin baskısından korkuyor” diyor. Yaşanan baskılarla hareketin nefessiz kaldığını iddia eden sosyolog, eylemin etrafında biriken bütünüyle yoksullaşmanın eşiğine gelmeyen kesimlerin ise Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un halk toplantıları ile eylemden koparıldığını iddia ediyor.

Eyleme katılım düşüyor!

Ülke genelinde 7 aylık bir eylem sürecine imza atan hareket halen Fransa’nın kuzeyi ve Burgony, Rhone, Motseau, Ain, Nantes, Givors gibi bölgelerinde etkili. Dört yol ağızlarında düzenli nöbetler, oto-yol gişelerinde kontrol noktaları vb şeklinde yerelde eylemi sürdüren bir kesimden söz etmek mümkün.

İki hafta önce Dunkirk, Rouen, Lille, Toulouse kentlerinde belli bir etkinlik sağlayan hareketin yaz aylarında giderek silikleşeceği yönde bir görüş öne çıkıyor. Özellikle Şubat ayına kadar ülke genelinde birinci gündem olan eylem neden süreç içerisinde güç kaybetti?

Eylemi bastırma yöntemi!

Hareketin ilk çıkış noktası akaryakıt zamları olsa da, ülkedeki göçmen sorunundan krizin sonuçlarını en ağır yaşayan toplumun konut, çevre, sosyal yaşam, sağlık, eğitim vb tüm süreçlerine dair taleplerle yol almaya başladı. Sarı Yelekliler önce akaryakıt zamlarının ertelenmesini sağlattılar. Gösteriler büyük kent meydanlarında yapılsa da, yol kesme eylemleri, radar tahripleri, ülke genelinde dönüşümlü tutulan nöbetlerin mimarı büyük kentlerden uzak daha çok Fransa’nın küçük kentlerinde ve kırsalındaydı. Asgari ücret ile giderek yoksulluk sınırının altında yaşayan yüz binlerin dahil olduğu eyleme toplumun desteği ülkenin başkentinde yaşanan büyük çatışmaların ağır bilançosu bile engel olamıyordu. Yaşanan çatışmalarda özellikle medya ve hükümetin öne çıkardığı araba yakmalar, kent sokaklarına yansıyan görüntüler, markaların vitrinlerinin tahribi bile toplumda bir meşruluk kazandığı dönemde, hükümetin ikinci darbesi asgari ücrete yapılan 100 euro civarındaki zam oldu. Bu aşamada Sarı Yelekliler ülke genelinde yapılacak bir referandum talebini öne çıkardı.

Referandum talebi

Bazı zamların iptali, yapılan ücret artışının durduramadığı eylem büyürken Sarı Yeleklilerin referandum talebinde bulunarak Macron’un istifasını istemeye başladı. Eylemlerde ”Macron” istifa sloganı yükselirken bu kez hükümet yeni bir hamle yaparak, ülke genelinde halk toplantıları yapacaklarını, halkı dinleyerek ihtiyaç olursa bu aşamadan sonra referandumun yapılabileceğini duyurdu. Ülkenin cumhurbaşkanlığının dahil olduğu halkın taleplerinin dinlendiği halk toplantıları zinciri başladı. Macron, tüm kentleri dolaştı. Toplantıların gündemi halkın taleplerinden çok Marcon’un partisine yeniden güven oyu oluşturma oldu. Toplumsal hassasiyetin oluştuğu göç gibi konular masaya yatırıldı. Tüm kentlerde yapılan bu toplantılar, yapılan anketlerle hükümet Sarı Yeleklilerden bir bölük daha kopardı.

Sol sınıfta kaldı

Bu aşamada, hükümet Fransız sol parti başkanları ve sendika başkanlarıyla sayısız toplantı düzenledi. Toplantıların ardından Fransız siyasi parti düzeyindeki solunun ”bu harekete sağ öncülük ediyor” diyerek hareketten uzak bir noktada durup, sendikalar üzerinden eylemler örgütleyerek hükümetin ekmeğine yağ sürdü. Eylemlere başından itibaren dahil olan anarşist örgütlenmeler ve kendini radikal sol olarak tanımlayan grupların varlık alanı olarak sadece kendini çatışmalı eylemlerde göstermesi, eylemin ana gövdesini oluşturan kırsal kesimlerle buluşan bir perspektiften uzak olması eylemin ana gövdesini oluşturan kitlelerde ciddi anlamda bir bilinç dönüşümü yaşanmadı. Özellikle kırsal kesimlerde eylemler aşırı sağın örgütlenme alanına dönüştü.

Halk meclisleri hayata geçirilemedi

Başından bu yana öncüsü olmayan bir hareket olarak ortaya çıkan Sarı Yelekliler alternatif solun ”halk meclisleri” konusundaki girişimiyle buluşamadı. Bu anlamda yapılan toplantıların solun kendi içerisindeki tartışmalarıyla boğulurken, eyleme karşı hükümetin sokağa asker indirmesine varan şiddet sarmalı yoğunlaştı. Eylem boyunca yaşamını kaybedenler, gözünü, kolunu kaybedenler, sakat kalanlar listesi büyürken bu kez gözaltı ve tutuklamalar yoğunlaştı. Eylemlere öncülük eden birçok insan özel olarak hedeflendi. Sakat kalmayanlar gözaltı süreçlerinin ardından para cezaları, adli kontrol ve hapis cezasına çarptırıldı. Bu 7 ayın ağır bilançosu karşısında işten atmalar ise yoğunlaştı. 7 ay boyunca işinden olan toplamda 45 bin insan için Sarı Yeleklilerin eylemleri gerekçe yapıldı. Özellikle hafta sonları kent merkezlerinde eylemlerin yaşanması nedeniyle büyük alış-veriş merkezlerinin işlemediği sürekli işten atmaların adresi yapıldı.

AP seçim sonuçlarına da yansıdı

Bu eylemin en ağır bilançosu ise Avrupa Parlamentosu seçimleriyle açığa çıktı. Sol, Sarı Yelekliler sürecinde kenarda durmanın bedelini öderken, aşırı sağcılar ülkede birinci parti konumuna geldi.

Gelinen aşamada eylem giderek güç kaybetmeye devam ediyor. İşçi ve emekçiler yaşanan krizin en ağır yükünü taşırken, Fransız solunun kendini silkeleyip geniş yığınların talepleri etrafında köklü bir mücadele başlatmaya dahi mecali yok. Aşırı sağ sürecin ekmeğini yemeye devam ediyor. Yaz tatili süreciyle birlikte eylemlerin daha da sönükleşmesi tüm bu ortam içerisinde muhtemel sonuç olarak görülüyor. Ağır bir bedel ödeyen Sarı Yelekliler kısmi olarak çeşitli taleplerini kabul ettirmiş olsalar da Fransa tarihinde büyük bir eyleme imza attılar. Türkiye’deki Gezi sürecine benzerlikleri de olan eylemin sonbaharda yeniden canlanmasını bekleyenler de mevcut. 7 ay boyunca süren eylemleriyle ülkede çeşitli değişimler yaşanmasını sağlayan Sarı Yelekliler çeşitli taleplerini de kabul ettirdi!

Peki Sarı Yelekliler eylemleriyle hangi talepleri kabul ettirdi?

  • Eylemlerin çıkış nedeni olan akaryakıt zammı ülke genelinde ”büyük kalkışma” denilen yüz binlerin alana döküldüğü ilk eylemlerin ardından iptal edildi.
  • Bir diğer önemli talep ise asgari ücret üzerineydi. Hükümet eylemlerin giderek büyümesinin ardından 2019 yılından itibaren geçerli olan aylık 100 euroluk artış yapacağını duyurdu.
  • Vergilerin düşürülmesi konusundaki talep 4 Aralık’ta ülke genelinde yüz binlerin katıldığı eylemin ardından 10 Aralık’ta hükümetin gündemine girdi. Macron, vergilerde indirim yapılacağını duyururken, ek mesai saatlerinden vergi alınmayacağını ifade etti. Söz konusu değişimleri yetersiz gören Sarı Yelekliler taleplerini dillendirmeye devam etti. Bunun karşısında Macron 25 Nisan’daki açıklamasında, gelir vergisinde ‘önemli’ bir indirim yapıldığını açıklamak durumunda kaldı.
  • Başından itibaren eyleme güçlü bir katılım sağlayan emeklilerin durumuna ilişkin Sarı Yelekliler, özellikle emekli maaşları üzerindeki verginin kaldırılmasını talep ediyordu. Söz konusu talebin Macron, yaşlı hizmetleri kategorisindeki vergi artışını, aylık 2 bin Euro emekli maaşının altındakiler için iptal ederek formüle etti.
  • Eylemin önemli taleplerinden biri de eğitimle ilgiliydi. Okul ve hastaneler için borçların ertelenmesi talep ediliyordu. Söz konusu talep yine Nisan ayında Macron’un yaptığı bir basın açıklamasında 5 yıl içinde, belediye başkanının onayı olmadan hiçbir okul veya hastanenin borç nedeniyle kapatılamayacağını ifade ederek kabul edildi. Bu kapsamda özellikle Sarı Yeleklilerin kapatılmasını talep ettiği ve Sarı Yeleklilerin toplumsal gerçeklikten uzak olduğununu söylediği ‘Elit Okullar’ olarak tabir edilen Ulusal Kamu Yönetimi Enstitüleri (ENA) kapatıldı.
  • Sarı Yelekliler sadece sosyal yaşam, ücret konusunda taleplere sahip değildi. Parlamentoda orantılı temsil hakkını da talep ediyorlardı. Hükümet 25 Nisan’da, milletvekilleri ve senatörlerin sayısını yüzde 25-30 oranında azaltacağını ve parlamentoda tüm siyasi partilerin orantılı temsil edileceğini açıkladı.
  • Geçtiğimiz yıl trafik kurallarına yeni hız limitleri belirleyen hükümetten Sarı Yeleklilerin bir diğer talebi ise bu kararın iptaliydi. Şehirler arası hız limitinin saatte 90 km’den 80’e düşürülmesi talebine ilişkin Macron, her bölge idaresinin trafik hız limitini saatte 80 km’ye düşüren kararı iptal etme yetkisinin olduğunu ifade ederek, bölge idarelerine kararı bıraktı.

Sarı Yeleklilerin yedi ay boyunca yaptığı eylemlerle, kararlı duruşlarıyla ülkede çeşitli taleplerini elde ettiler ama onların istediği büyük resim oluşmadı.


7 aylık bilanço!

17 Kasım 2018’den beri en düşük katılımlı eylemin yaşandığı 1 Haziran 2019 tarihine kadar yaşanan eylemlerin bilançosu ise ağır!

  • İçişleri Bakanlığı verilerine göre 7 ayda toplamda 11 bin 618 kişinin gözaltına alındığına yer verildi.
  • Sarı Yelekliler eylemlerinde yedi ayda toplamda 11 kişi hayatını kaybetti.
  • İçişleri Bakanlığı’nın 13 Mayıs’ta açıkladığı rakamlara göre, 2 bin 448 eylemci ve bin 797 kolluk görevlisi yaralandı.
  • Polis ve jandarma, eylemlerde 13 bin 905 plastik mermi kullandı. ‘Polislerin polisi’ olarak bilinen üst kurum IGPN bu nedenle, polis ve jandarmaya karşı 256 adet soruşturma başlattı.
  • Fransa’da Sarı Yeleklilerin eylemleri beşinci ayını geride bırakırken, Fransa Ulusal İstatistik ve Ekonomik Çalışmalar Enstitüsü’nün (INSEE) özellikle Paris turizmi konusunda eylemler nedeniyle yüzde 10 düzeyinde bir düşüşün yaşandığını aktardı. Bu aşamada Fransa’da Cezayir Savaşı döneminden bugüne sokak gösterilerine müdahale etmeyen askerden açıklama geldi: “Askere vur emri veriyoruz!” Söz konusu açıklamayı kerhen doğru bulmadığını ifade eden hükümet, polis ve askeri eylemlerde birlikte konumlandırmaya başladı. Artık eylemlerde sokakta bulunan kolluk güç sayısı yüz binle ifade edilmeye başlandı.
  •  17 eylemci kullanılan plastik gaz fişeği nedeniyle gözünü kaybederken, 6 eylemci kendilerine atılan gaz fişeği değdiği için ellerini kaybetti.
  • Yaşanan gözaltılar nedeniyle toplamda 302 kişi halen cezaevinde bulunuyor. 702 kişiye elektronik kelepçe takılırken, çok sayıda eylemci para cezasına çarptırıldı.

Yazarın diğer yazıları

    None Found