Şaşkın ördek ve topal ördek

Normal olarak seçimler yapıldıktan sonra seçilenler göreve başlar ve millet-memleket biraz rahatlar. Savaşa gider gibi gidilen 31 Mart seçimlerinden sonra gerilim daha da artmış bulunuyor. Çünkü seçim sürecine girmeden başlayan tutuklama, saldırı iftira, tehdit ve şantajlar seçimlerden sonra daha da artmış bulunuyor.

Seçimlerden önce AKP-MHP şefleri kazanamayacaklarını görünce saldırılara ve tehditlere başladılar. Açıkça “HDP’liler gene kazanırsa gene kayyım atayacaklarını” söylediler. Halkın tepki gösterip oy kullanmayacağını düşünüyorlardı.

Genelde ise vatan-millet, beka, bölücüler, ezan, bayrak, türban diyerek tüm muhalefet partilerine saldırdılar. Seçimleri kaybedince şimdi de kaybettikleri belediyeleri kazananlara vermemek için saldırıyor ya da bahaneler arıyorlar.

Seçilen birçok HDP’liye hala mazbataları verilmiyor. Ne zaman verileceği de belli değil. Yerlerine açıkça kayyım atanmasa da seçimi kazananlara değil de kaybedenlere mazbata verilerek yeni tip bir kayyım atanıyor. AKP’liler yıllarca “Atanmışlar değil seçilmişler memleketi yönetmeli“ derdi. Şimdi halkın seçtiklerini zindanlara atıp yerlerine kendi uşaklarını tayin ediyorlar.

Bunu açıkça yapamadıkları İstanbul gibi bir metropolde ise seçim sayım oyunlarıyla halkların iradesini gaspetmeye çalışıyorlar. İki hafta geçti ama hala kesin sonuçlar yok. YSK mercekle adaleti mi arıyor yoksa onlar da bu oyalama sürecine dahil mi oldu bilinmiyor. HDP’nin hiç bir itirazını kabul etmeyen, birçok HDP’liye çeşitli bahanelerle mazbatasını vermeyen YSK AKP-MHP’lilerin her dedikodusuna kabul kararı veriyor. Sayımları uzatıp halkı yorarak sandıkları gaspetmek isteyen AKP-MHP’ye yol açıyor.

Erdoğan bizzat kendisi muhalif belediye başkanlarını engelleyeceğini ilan ederek onların ancak topal ördek olacağını söyledi. Bu tehditteki hukuk dışılık bir yana Erdoğan kendisi topal ördek konumundadır. O mu koltuk değneği, Bahçeli mi bilinmiyor.

7 Haziran 2015 seçimlerinde tek adam-tek parti egemenliğini kaybeden Erdoğan bir komplo ile seçimleri iptal edip yeni seçimlere gitmişti. Halka yönelik kanlı saldırılar ve katliamlar eşliğinde yapılan 1 Kasım seçimlerini, 24 Haziran seçimlerini ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazandığını ilan etti. AA Erdoğan’ın zaferini ilan ediyor ve kimse de itiraz edemiyordu. Her türlü itiraz vatan hainliği sayıldı. Devletin beka sorunu vardı ve Erdoğan diktası için her şey mübahtı. Bu şaibeli seçimlerle, şaibeli darbelerle diktasını güçlendiren Erdoğan 31 Mart seçimlerine de mutlaka kazanmak hayaliyle “Artık 5 sene seçim yok” diyerek başlamıştı.

Ama seçim günü yaklaştıkça gerilimi tırmandırdı. Kazanamayacaklarını bildikleri halde seçim gecesi 3.500 farkla kazandıklarını ilan ederek sahte zafer nutukları attılar. AA ile saldırıya geçerek YSK’yi baskı altına almaya çalıştılar ama olmadı. Hüsrana uğradılar.

Şimdi hiç utanmadan “14-15 bin oyu az görüp bu farkla kazanmış sayılmaz, seçimleri yenileyelim“ diyorlar. Bunun altında vatan-millet-beka palavralarının arkasında gizlenen İstanbul’un büyük rantı ve karizmayı çizdirmeme telaşı yatıyor. Yıllardır bu rantı yemeye alışmış AKP şefleri ve yalakaları bu yağlı kemiği-ballı böreği bırakmak istemiyor.

Erdoğan muhaliflerini topal ördek olmakla suçluyordu ama kendisi artık tam bir şaşkın ördektir. Topal ördek aksaya aksaya da olsa seçtiği hedefe doğru gider. Ama şaşkın ördek nereye gittiğini bilmeden anlamadan dalgaların altında boğulur kalır.

Seçim kaybedenler daha sonra yeniden kazanabilir ama halkın oylarını, iradesini çalanlar, gasp edenler bunun hesabını vermekten kurtulamaz.

Patates-soğan kuyruklarında, sandık başlarında bekleyen halkın nefreti, zindanlarda açlık grevi yaparak, “Tecride hayır, Öcalan’a özgürlük“ diyerek direnenlerin, can verenlerin ve onlara sahip çıkanların öfkesi bu zalim diktatörlere layık oldukları dersi verecektir.

Erdoğan HDP’yi tasfiye etmek istiyor ama HDP tüm Türkiye’de etkileyici ve belirleyici oluyor. Erdoğan-Bahçeli diktası her ne yaparsa yapsın artık başaşağı gitmeye başlamıştır ve kurtuluşu yoktur. Hiç bir güç halkların iradesini rehin alamaz.

Yazarın diğer yazıları