Seçim arifesinde saldırı

İngiltere’nin başkenti Londra’da geçen hafta bir kişinin Londra köprüsünde sokaktan geçenleri bıçaklaması sonucu iki kişi hayatını kaybetmişti. Saldırgan da polisler tarafından olay yerinde vurulurken, eylemi IŞİD üstlendi. Seçimlere iki haftadan az bir süre kala böylesi bir şiddet eyleminin gerçekleşmesi tesadüf değil. Her büyük ve önemli seçim öncesi radikal İslamcılar bir şekilde bir halk saldırısında bulunuyorlar ve bütün ülkeye var olduklarını iyice bir gösteriyorlar.

Londra’daki saldırıda halktan iki kişi bıçaklanarak hayatını kaybetti ve geriye ise bir sürü ihmalkarlık sorusu kaldı. Bu en son saldırıyı tek başına gerçekleştiren Pakistan asıllı İngiltere doğma büyüme Usman Khan 2005’te Londra’daki patlamada rol oynayanlardan biriydi ve 2018’de serbest bırakılmıştı. İngiltere’nin ulusal istihbarat örgütü olan MI5’in ana merkezine sadece 200 kilometre uzaklıkta tek başına yaşıyordu. MI5’ın şüpheli gibi gördüğü 3 bine yakın cihatçıyı gözetim altında tutuyor. Khan gibi ciddi terör suçlarına bulaşmış ve birkaç sene hapis yattıktan sonra serbest bırakılan ise onlarca kişi var. Sözde takip ediliyorlar.

2006 ve 2016 yılları arasında terör suçlamalarından yargılanan 193 mahkumun 80’den fazlası serbest bırakıldı. Bu her bir kişi sadece tek başlarına bile İngiltere için büyük bir tehdit, çünkü radikal İslamcı ve şeriat fikirlerinden birkaç sene hapis cezasıyla vazgeçmedikleri biliniyor. Neden vazgeçmiyorlar? Mahkumları içeride eğitmeye yönelik eğitimler ve programlar bütçe kesintilerinden dolayı kaldırıldı. Mahkumlar tıka basa dolu olan hapishanelerde 23 saati tek başına ya da diğer mahkumlarla geçiriyorlar. Peki sonrasında neye dayanılarak serbest bırakılıyor. Hemen söyleyelim, hapishanelere getirilen bütçe kesintilerinden dolayı. Serbest bırakıldıktan sonra neden düzgün takip edilmiyorlar? Onun da sebebini söyleyelim o da bütçe kesintisinden dolayı. Terör önlemlerini de başında Boris Johnson’un olduğu hükümet son dönemlerde epey hafifletmişti. Neden böylesi bir hafifletilmeye gidildiği de soru işareti demeye gerek yok, çünkü hükümet oradan buradan kırparak ekonomi yaptığını zannediyor.

Saldırı sonrasında Başbakan Johnson, bundan sonrası cihatçı teröristlerin daha ağır hapis cezalarıyla karşı karşıya kalacaklarını söyledi. Bu bir çözüm mü elbette ki hayır. Bir şekilde hapisten eninde sonunda çıkacaklar. Muhafazakar Parti’nin 2010’dan beri ülkeyi tamamen bütçe kesintilerine boğduğundan başı boş bırakılan cihatçı mahkumlar sorunlardan bir tanesi.

Bu saldırıyı kendi siyasi propagandasına çevirmek isteyen Johnson’a hayatını kaybedenlerden birinin babası dahil birçok kesimden tepkiler yağdı. Bu saldırıdaki ihmalkarlığı, Ulusal Sağlık Servisi (NHS)’i Amerika’ya satacağı söylentileri ve AB ile işi iyice yokuşa sokan gelişmelerden dolayı hükümet parti olan Muhafazakar Parti, son haftalarda ciddi bir düşüş yaşadı. Bu düşüşün haftaya gerçekleşecek erken seçimlere yansıyacağı düşünülüyor. Brexit belasını başa bela ettiğinden, kesintilerle başta sağlık olmak üzere birçok kamusal sektörü yerle bir ettiğinden ve halkın da az biraz artık bunları görmesinden ötürü haftaya olacak genel seçimde Muhafazakar Parti’den kurtulmazsak ileri ki seçimlerde biraz zor kurtuluruz.

Yazarın diğer yazıları