Seçim yaklaştıkça kartlar büyük açılıyor!

Fransa Gündemi

Fransa cumhurbaşkanlığı adayı Emmanuel Macron, hem hızlı yükselişiyle hem de farklı söylemleriyle gündemden düşmüyor.  Macron, geçtiğimiz günlerde Cezayir’e seçim sürecinin bir parçası olarak bir ziyaret düzenledi. Ziyaret sırasında söyleşi yaptığı yerel Echorouk News televizyon kanalında "sömürgecilik  Fransa tarihinin bir parçası. Bu, insanlığa karşı bir suç. Gerçek bir barbarlık. Bundan zarar görmüş olanlardan özür dileyerek yüzleşmemiz gereken bir geçmişe ait" diyen Macron, çocuklara öğretilen tarih derslerinin yeniden ele alınması gerektiğinin de altını çizdi. Macron’un bu sözleri önce Marine Le Pen ardından Cumhuriyetçiler tepkiyle karşılanırken, basın ve yayın organlarında Fransa-Cezayir süreci yeniden gündemleşti. 

Macron böylesi hassas bir konuda bilinçsizce sadece Cezayir’de olduğu için konuşmamıştı elbet. Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda bu anlamda bir adım atıp atmayacağı bilinmemekle birlikte Macron’un tam da seçim kampanyasının doruklarını yaşadığı bu günlerde söylediği bu sözlerin kendisine getirisi ülkede yaşayan 6 milyon Mağrip (Tunus, Fas, Cezayir) kökenlinin oyunun yanı sıra, solun tabanından da alınabilecek oy potansiyeli!

132 yıl boyunca Fransa’nın kolonilerinden biri olan Cezayir, bağımsızlık konusunda yapılan mücadelelerde on binlerce insan yaşamını yitirmiş, hatta sağ iktidar savaş nedeniyle Fransa’da koltuğunu 1956 yılında Sosyalistlere kaptırmıştı. Fransa’da dönemin aydınları Cezayir’in bağımsızlığını savunurken, Guy Mollet’in başını çektiği sosyalistler, komünistlerinde desteğiyle, iktidara gelirken, bağımsızlık yanlısı bir profil çiziyorlardı. 

Cezayirlilerle görüşmeden yana olan sosyalistler ve onlarla ittifak kuran komünistler iktidara geldikten sonra görüşmeden yana olan bu fikirlerinden vazgeçerek, Cezayir’i yeniden askeri kuşatmaya alır. Fransız Komünist Partisi’nden istifa edenler, ülkenin devrimcileri ve aydınlarının kendi ülkelerine karşı Cezayirlilerin yanında vermiş oldukları mücadele ateşkes yapılmasını sağladıktan sonra, 1 Temmuz 1962’de yapılan referandumla sekiz yıldır savaş biterken, Cezayir bağımsızlığını kazanıyor. Bu nedenle Fransa’da sol tabanda Cezayir konusu devletin çizdiği sınırların aksine geçmişten beri yüzleşilmesi gereken bir konu! Sosyalist Parti ve Sol Cephe’nin cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine yapmış olduğu ittifak nedeniyle rahatsız olan sol tabana göz dikmiş olan Macron için Cezayir için söylenen sözler aynı zamanda bu kitlenin geçmiş belleğine de bir göndermeyi içeriyor. Çünkü sol taban, iktidarda olan ve sol siyasetten rotayı sağa kırmış, çalışma yasası gibi yasalara imza atmış Sosyalist Parti ile sırf milletvekilliği koltukları için yapılan ittifaka karşı çıkıyor!

Macron’un bir diğer hedef kitlesi ise ülkede yüzde 90’ı Fransız vatandaşı konumunda olan 6 milyon Mağripli. Eski Fransız sömürgesi olan coğrafyadan son iki yüz içerisinde Fransa’ya yerleşmiş Mağripliler, ülkenin vatandaşı konumuna geçseler de halen geldikleri coğrafya ile aidiyetlerini koparmamış, sömürge döneminin bedelini ödeyen olmaktan rahatsızlıklarını bütünüyle belleklerinden silmiş değiller. Ülkede islamofobi konusunda sağın söylemleriyle endişeleri artan, yaşanan terör olaylarının ardından hedef haline getirilen Mağripliler için Macron’un bu sözleri sandığa gitmek için bir neden olmaktan uzak değil!

Macron tüm bu nedenlerle sağın şimşeklerini üzerine çekse de söylemleriyle yeni oy alanlarını kendine doğru çekmek konusunda ustaca hareket ediyor denilebilir!

Yazarın diğer yazıları