Seçimlerin adından Türkiye ile ne değişecek

Almanya Gündemi

Almanya’da genel seçimlere sayılı haftalar kaldı. 24 Eylül’de yapılacak genel seçimler oldukça önemli. Seçim kampanyaları start alırken, mektupla oy verme işlemi Berlin’de başladı. Mektupla oy verme işlemine itirazlar da bulunurken, bu yöntemle daha çok kişinin oy vermesi hedefleniyor. Seçim takvimi belirlendiğinden bu yana Hıristiyan Sosyal Birlik Partileri (CDU/CSU) oranları inişli çıkışlı bir seyir izlerken, yüzde 37 ile 40 arasında bir oranda. Koalisyon ortağı SPD ise yüzde 23 ile 25 arasında gidip geldi. Yine istatistiklerde Sol Parti yüzde 9’larda kalırken, Yeşillerin oy oran tahminleri ise yüzde 8 civarında. 

Avrupa Birliği’nin gidişatı, dış politikalar, mülteci sorunu, iç güvenlik politikaları, otomobil sektöründeki skandallar gibi daha birçok sorun seçimlerde belirleyici konular. Önümüzdeki seçimler 3. dönemden sonra Merkel için de önemli bir seçim olacak. Merkel istatistiklerde hala birinci parti olmasına rağmen kamuoyundaki güven bunalımını aşmış değil. Zira Erdoğan ile olan ilişkileri bu dengede önemli rol oynuyor. Son dönemde Türkiye ile gergin giden ilişkiler yer yer devam ediyor. Özellikle Türkiye’nin Alman şirketler hakkındaki terör suçlaması nedeniyle harekete geçen Almanya, yaptırım gücünü net bir şekilde ifade etmiş, Türkiye bu kararını geri çekmek zorunda kalmıştı. Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel bu durumu “ekonomik baskının etkisini gösterdi” şeklinde yorumladı. Ayrıca açıklamasında Gabriel, “Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanları tutuklatmasına müsamaha edemeyiz” dedi. Oysa geçen hafta içerisinde iki Alman vatandaşının daha gözaltına alındığı bildirildi. Gözaltılardan birinin nedeni ise sosyal medya paylaşımlarında Cumhurbaşkanı’na hakaret etme iddiası.

Genel seçimlere çok az bir süre kala, Türkiye ile ilişkilerin gidişatının nasıl bir sonuca varacağı merak konusu. Nitekim Erdoğan karşılıklı restleşmelerin yaşandığı bir atmosferde tahminini açıkladı. Isparta’da bir açılış töreninde konuşan Erdoğan, gergin noktada olan Almanya-Türkiye ilişkileri hakkında bir öngörüde bulundu. Referandum döneminde yaşanan Hollanda krizinin sebebinin seçimler olduğunu söyleyen Erdoğan Fransa ve Avusturya’nın da benzer yöntemlere başvurduğunu kaydetti. Şimdi de aynı taktiği Almanya’nın izlediğini belirterek, “Seçimlerden sonra ben inanıyorum ki onlar da normale dönecek” yorumunu yaptı. Erdoğan ilişkilerin renginin hangi yöne gideceğinden oldukça emin konuşuyor. Zira bu tahmini besleyen yeterince argüman mevcut. Geçen hafta yaptırım açıklamalarına rağmen Almanya’nın Türkiye’ye yatırımlarını yazmıştık. Nitekim ticaret ilişkilerinin devamına yeni argümanlar eklenmeye devam ediyor. 

Alman Federal Meclisi’nde Sol Parti Milletvekili Sevim Dağdelen’in soru önergesi üzerine Ekonomi Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, sadece 2017 yılının ilk dört ayında Türkiye Alman silah firmalarından 5 milyon 600 bin Euro değerinde silah ve mühimmat satın aldı.

2016 yılında bu oran 49 milyon Euro değerindeydi. 2015 yılında ise 26 milyon 500 bin Euro değerinde silah satışı yapıldı. Alman Ekonomi Bakanlığı’nın verilerine göre, 2017 yılının ilk dört ayında Türkiye’ye toplam 22 milyon Euro tutarında silahlanma malzemeleri için satış izni verildi. Alman Şirketleri Türkiye’de silah üretimi konusunda zemin ararken, diğer taraftan Türkiye’nin en çok silah aldığı ülke Almanya. Her yıl bir önceki yıldan daha yüksek meblağda silah satışı yapılıyor Türkiye’ye. 

Rakamlar ortada: Almanya 2017’nin ilk dört ayında Türkiye’ye 5 milyon 600 bin Euro değerinde silah ve mühimmat sattı. Türkiye’de 6 bin 800 civarında Alman firması bulunuyor. Bu firmaların ticaret hacmi ise 37 milyar Dolar civarında. Rheinmetall ve Türkiye’deki ortakları tarafından, Alman teknolojisi katkılarıyla üretilecek Altay tanklarından kazanılacak para ise 7 milyar Euro civarında.

Bu rakamlar ve devam eden ticari ilişkiler seçim sonrası siyasilerin açıklamalarına rağmen, Almanya’nın Türkiye ile nasıl bir ilişki kuracağı konusunda ip ucu sunuyor.

Yazarın diğer yazıları