Sefin Dizayi’nin açıklamaları

Geçen günlerde Bölgesel Kürt Hükümet sözcüsü Sefin Dizayi: “Türkiye’nin eğitim sistemi en iyi sistemdir, biz onu okullarımızda uygulamak istiyoruz” açıklamasında bulunmuş! Bu açıklama Dizayi’nin bilmezliğinden veya cahilliğinden yaptığı gönül okşama görüşleri değildir. Kendisi Türkiye’yi yakından tanıyan, Türkçe bilen biridir ve ne dediğini iyi bilecek durumdadır. Bunun bir hükümet politikası olduğunu, içinde çok gizli planların saklandığı bir açıklama olarak görüyorum. Biraz geriye gidersek bunu daha iyi anlayacağımıza eminim.

Yıl 2009, Irak-KDP bir toplantı yapıyor. Toplantıda söz alan üye Sefin Dizayi: “Halk bizden uzaklaşıyor, parti içinde bazı reformlar yapmamız gerekiyor” diye bir görüş beyan eder. Aynı toplantıda olan Neçirvan Barzani de: “Sen kalk evine git, orada reformlarını yaparsın” diye yanıtlamış ve Dizayi’yi toplantıdan kovmuş. Bu sözlerin ardından Sefin Dizayi tam iki sene partinin kapısından içeri girememiş. Birçok rica ve özürden sonra partiye kabul edilmiş. Bu bir.

İkincisi, uzun bir dönem KDP’nin Ankara sorumlusu olarak görev yaptı ve Türkiyeyi iyi bilen biri. Şimdi de (2018) Kürdistan Bölgesi Hükümet sözcüsü. “TC’nin eğitim sistemi çok iyi ve modern, Güney Kürdistan’da bu sistemin uygulanması için çabalamalıyız. Öğretmenlerimizi eğitip bu sistemi burada da uygulamaya başlasınlar” babındaki talihsiz açıklamaları Güney Kurdistan Bölge Hükümetinin yeni politikasının da habercisi. Çünkü: Bu açıklamalarını sayın Neçirvan ve Mesud Barzani’den bağımsız yaptığı düşünülmemeli. Ağzı yanan Dizayi’nin yoğurdu üfleyerek yediğine eminim. Bu konunun hükümet genel kurulunda, eğitim bakanlığında ve başbakan ile konuşulduğu kesin. Hal böyle iken yeni bir durum ile karşı karşıya olduğumuz sonucu ortaya çıkıyor. Ne olabilir bu durum?

Güney Kürdistan’daki Türk askeri varlığı biliniyor. 23 askeri üsten bahsediliyor. Bu az bir sayı değil, adeta bir işgal! Buna ilaveten Başika (Irak) bölgesinde de bir üsleri var ve Irak hükümetinin birçok uyarısına rağmen hala çıkmış değiller. Güneydeki işgal sadece askeri değil, buna ilaveten ekonomik ve kültürel bir işgalden de rahatlıkla bahsedilebilinir. Bunlar yetmezmiş gibi eğitim sisteminin yakınlaştırılmasına, Güneyde bulunan TC ve Fethullah okulları, Işık dershaneleri, ortak TV’ler ve Türkmenler için açılan okullarda eklenirse yeni bir durumun olduğu ortaya çıkıyor. Buna gizli ve uzun vadede yaşama geçirilecek bir yamama planı demek mümkün. Bunu zaman gösterecek ama ben bunun Kürdistan’ın tamamını kapsayan, Amerika öncülüğünde gelişen stratejik bir plan olduğunu tahmin ediyorum… Gelelim Güney yöneticilerinin Türk eğitim hayranlığına.

Güneyde, beş ve altıncı sınıfta okutulan ders kitaplarında Kürdistan’daki şehirlerden bahsederken: “Zaho, Türkiye sınırında olduğu için ticaret gelişmiştir”; diye yazılır. Din kitaplarında da “Hırsızlık yapanların eli kesilmeli” gibi ortaçağdan kalma fikirler vardır. Kürdistan’ın parçalanmasını kabul eden, başka bir ülkenin sınırı imiş gibi çocuklarımıza aşılayan bu eğitim sisteminin ne kadar ulusal olduğunu anlatmaya yeterli. Zaten ulusal olmayan bir sistem şimdi inkarcı bir sistemi örnek alacak! O sistemki “tek vatan, tek bayrak, tek dil” şiarı üzerinden şekilleniyor ve inkarcı bir sistemdir. Her sabah çocuklarımıza ‘Benim varlığım, Türk varlığına kurban olsun!’ dedirten ırkçı bir sistemdir. Kürtleri, Asuri-Süryanileri, Ermenileri ve diğer ulusları inkar eden hegemonik bir sistemdir. O sistemki bugüne kadar güney halkımıza ‘şaki’, parti liderlerine ‘aşiret reisi’ ve coğrafyasına da ‘Irak’ın kuzeyi’ sıfatlarını takan inkarcı bir sistemdir. Bu sistemden şimdiye kadar kimseye hayır gelmedi bundan sonra da gelmez; bunu Güney yöneticilerinin anlaması gerekir.

Güney yöneticilerinin, Türk devlet koltuğu altına sığınmaya çalışmaları ve yaranma mesajları kurt ile kuzunun arkadaşlığına benzer… Bu kesinlikle bize bir gelecek vaad etmeyen bir yaklaşım. Bunun yerine, acilen ulusun diğer güçleri ile birlik stratejisini oluşturan, askeri güç koordinasyonunu kuran ve ulusal eğitim sistemini tekleştirmiş bir Güney politikası gerekli. Bu temelde Rojava Eğitim Bakanlığı yetkilileri ve diğer ulusal elementleri toplayarak stratejik bir sistemi hayata geçiren Güney ile bizlerin geleceği güvence altında olacaktır.

Yazarın diğer yazıları