Şehit Yusuf Aslan’dan küçük gerilla yoldaşına   –   Zilan HOGIR

‘Beni hatırlar mı ki” dedi. “Bilmem ki, gerillalar bir şey unutmazlar hele eski bir arkadaş ise…”

Ne olduysa bu iki cümleden sonra olmuştu. Sema arkadaş notunu büyük heyecanla yazmış ve göndermişti. Uzun bir süre cevap bekledi, ondan sonra görev için başka alana geçti Sema arkadaş. O aralar bir not geldi ona. Aldık “Sema gelince veririz” dedik ve sakladık. Not iki haftadan fazla gözümüzün önünde, başımızın ucunda, elimizin altında durdu. O gün birçok arkadaş Yusuf arkadaştan söz etti. Sema arkadaşın bizlerle paylaşarak gönderdiği notun merakı ve heyacanı herkesi sarmıştı. Belki Sema heval şimdi orada değildi ama sonuçta bu heyecan, her yoldaşa dağılmıştı.

17 Mayıs günü epey vakit geçtikten sonra haberi dinlemek için radyoyu açmaya gittim. Ölüm oruçlarına, açlık grevine,  gerillanın yeni tarzlarla yaptığı eylemlerin verdiği moral ve heyecanı, arkadaşların Iğdır’da bir kobra düşürmüş haberi, tilili ve kahkahalar “bijî bijî” nidalarıyla tüm mangayı radyonun başına topladık. Ve herkesi sessizliğe büründüren o haberi verdi radyo. 1995 yılında PKK Hareketine katılan Yusuf Aslan (Aslan Kalkan) şehitler kervanına katıldı. Kabul bağlamayan yaralarımızı tazeleyen bir filizlenme daha doğdu topraktan. Adı Yusuf Aslan. O sessizliğin içinden bir kadın arkadaş “daha bugün ondan konuştuk acaba cevap yazdı mı diye, bu nasıl bir hissediş” deyince aklıma o not geldi.” Hii, bu not heval Yusuf’tan gelmiş olmasın heval” deyince hemen koştuk notu açtık. Hepimizin toplu okuduğu sonra da tek tek okuduğu not;

“Merhaba Heval Sema!

Öncelikle, göndermiş olduğunuz notu aldım ve inanın ki çok sevindim. Sizleri ve sizler şahsında bütün Kürt halkını ve Amed’in kahramanca savaşan yiğit kadın ve erkeklerini en içten devrimci duygularımla selamlıyorum. Sizlere kucak dolu sevgilerimi yolluyorum. Yine kırk bir yıl önce Amed’de başlayan mücadelemiz, Kürdistan’ın bütün dağlarında devam ederken, bütün dünyaya yayılmıştır. Bunun için akıp giden zaman dilimine başarılar sığdıran kahraman Kürt gençliği olmuştur.

Dün çocuk olan ve hatta beşiğini salladığımız kişilerin, bugün bizimle aynı saflarda ve dağlarda olması kadar güzel bir şey olamaz. İşte bizi biz yapan yegâne şey budur. Sizlerle aynı saflarda yer almak bize mutluluk verir. Gücümüze güç katar. Heval Sema, ben senin saflara katıldığını biliyordum. Hatta Dersim’de mücadele ettiğini de biliyordum. Dersim’den gelen yoldaşlar sizlerden bahsediyorlardı. Senin katılacağını ve Dizeyni’nin kaderini değiştireceğini biliyordum. Sana na olmak istiyorsun? Demiştim. Sen “ben doktor olmak istiyorum, arkadaşlara yardım etmek istiyorum” demiştin. Oysa doktor sadece bir can kurtarıyor ve devrimciler ise bütün canları kurturmak istiyor. İşte sen doğru yoldasın. Çünkü hakikat doğru olandır. Doğruyu savunmaktır. Yanlışa, çirkine ve kötüye ise savaş açmaktır. Bizler bunun mücadelesini veriyoruz. Yine seninle ilgili birçok anımız vardır ve eğer karşılaşırsak bir gün sana anlatırım.

Eviniz gerçek yurtsever bir evdir. Sofi amca devrim için canını verirdi. Genellikle arkadaşların eylemlerinden güç alırdı. Her düşman öldüğünde sevinirdi. Hep derdi ki, “Dünyada tek namuslu insanlar gerilladır. Onlar kazanırsa, bütün insanlık kazanacaktır”. Benim babanla diyaloglarım çok güçlü idi. Aynı zamanda annen ilen aram çok iyiydi. Hasta olmasına rağmen; ben gittiğimde çok sevinirdi. Onun için o güzel insanları asla unutamam. Biliyorsun ‘Unutmak ihanettir’. Ben sizleri nasıl unuturum. Evinizde yediğim torak ve yeşil soğanı nasıl unuturum.

Hiçbir zaman Amed halkını unutmam. Amed’de partimiz kuruldu. Amed’de zindan direnişi oldu. Amed’de Zekiyeler kendisini yaktı. Amed bizim başkentimizdir. Yani benim çocukluk hayalimdi oraya gitmek. İşte bu gerçekleşti. Her zaman yiğitçe savaşan kahraman oğul ve kızları vardır. Bunlardan etkilenmemek mümkün değildir. önemli olan bunlara layık olmaktır. Yine sizin yakın bir akrabanız ise Xakurkê alanındadır. İsmi Çekdar Amed’dir. Sizin köylü değildir ama Sofi’nin yeğenidir. Kendisi çalışkan ve savaşkan bir arkadaştır. Bu arkadaş Serhat üzeri katılıp buraya gelmiştir. Bunu ise bilmenizi isterim. Yine notunuzda geçen isimlerin hepimiz üzerinde emekleri vardır. İnsan hep kendi toplumu ile vardır. Toplumu yıkılsa dahi anıları ile yaşar! Onun için biz de hap onların anıları ile yaşıyoruz. Onlar bizim için hep yaşıyorlar. Bıraktığı yolda devam etmek boynumuzun borcudur. Yine ismi geçin arkadaşları gördüğümde selam söyleyeceğim. Bu notu göndermeniz iyi oldu! Umarım sağlık durumunuz iyidir. Yazılarınızda anladığım kadarı ile Dersim coğrafyasının ve halkının edebi ve şiirsel ilham kaynağını almışsınız. Bir arı gibi petek yapıp bal toplamışsınız. Şimdi bu balınızı çevrenize vermenin zamanıdır.

Sonuç olarak, birçok şey yazmak isterim. Ama buna ne zaman, ne de defter yeter. Ama en azından hatırlanmak ve hatırlamak çok güzeldir. Not almak güzel bir şeydir ve not yazmak da güzel bir şeydir. Durumumu sormak istiyorsan, iyi olmak için mücadele ediyorum. Şartsız ve koşulsuz katılmak hedefimdir. Hizmette birinci olmak istiyorum. Ve aynı zamanda özgür Önderlik ve özgür bir halk ile birlikte Amed’de buluşmak istiyorum. Bu temelde kendinize ve bütün yoldaşlarınıza iyi bakın. Herkese selamlar.

Yoldaşça selamlar, Yusuf ASLAN

31.03.2019”

***

İşte gerillada sevgiyi paylaşmanın büyüttüğü yoldaşlık. Kürdistan topraklarında bedeller vererek yoldaşlığı her geçen gün güzelleştiren, Önderliğimizin yüreğinin gizliliğinde saklı olan ruh, Haki Karer şahsında şehitlerimizi, saygıyla anıyor, minnettarlığımızı bir kez daha sunuyoruz. Heval Sema şimdi yirmi dört yaşında ve hala bu notu okumadı.

Yazarın diğer yazıları

    None Found