Serçenin taşıdığı umut

Seçim tartışmaları ve oy sayımları sürüyor. Pek çok boyutu var yerel seçimlerin. Soğan ve patlıcan karşısına konulan mermi fiyatı hesaplarından kent topraklarının rantının kim tarafından ve nasıl paylaşılacağına veya kent haklarının belediye hizmetleri ile karşılanıp karşılanmayacağına. Her yerel seçimde alışılagelenin ötesinde durumlar meydana geldi veya görünür oldu. Örneğin yerel seçimler yerelden ziyade iktidar tarafından ülkenin beka sorununa dönüştürülürken, aslında iktidar ittifakının beka sorunu ile karşı karşıya olduğu açığa çıktı. Sürekli iktidara muhalefet ettiği için farklı ölçülerde ve ideolojik şemsiyeler altında hain ilan edilen çevrelerin aynı hukuksuzluktan nasibini aldığını gördük. Hukukun sadece iktidarı için bir iktidarda kalma ve diğerlerini sindirme aracı olduğuna dair izlenimler pekişti. Ayrıca HDP’nin seçime girmediği yerlerde bile Kürtlerin kendisinin yanında “diğer halkların kaderini belirleme” gücünü olduğu açığa çıktı.

Seçim boyunca tüm iktidar söylemleri HDP’ye oy verenleri suçlulaştırılsa da demir parmaklıkların ardından gelen bir serçe, seçimin kaderini değiştirdi ve Türkiye’nin de. Demirtaş’ın bir hatrıyla sandıkla gidenler sanıldığı gibi Kürtler değil, daha çok HDP ile umutlanan ama iradesi tutsak alınınca umutsuzlaşan herkes. Bu yüzden seçimin sonuçları, yazının yazıldığı günlerde bazı kentlerde sayımlar devam etse de bir bahar havası ve umut taşıdı.

Yerel seçimlerin sonuçlarına ve verilen tepkilere bakıldığında çok önemli işaretler var. Örneğin, AKP’nin örgütlediği yerel iktidarların kendi rantına ve güç ilişkilerine ortak ettiği kesimlerin tepkisi beklendiği üzere çok şiddetli. Türkiye’nin bitki örtüsünün doğal alanların talanı üzerine kurulu olan TOKİ’lerin (Toplu Konut İdaresi Başkanlığı) genellikle AVM (alışveriş merkezi) üzeri cami ve etrafında çirkin yüksek katlı binalardan oluşan beton alanlarına dönüşmesi bu iktidarın eseri.

Türkiye’de tüm bilimsel ve halk temelli itirazlara rağmen iki nükleer santral yapmaya çalıştıkları yerlerde AKP’nin oylarının düşmesi yetmedi, yönetimi de kaybettiler. Ayrıca rüzgar ve hidroelektrik santrallerinin (HES) yapıldığı yerler de aynı durumda. Doğanın tahribatı Türkiye’nin enerji, inşaat ve madene dayalı sermaye birikimi modeliyle iyice ilerlemiş durumda. Dahası, borcu tabana yayan kredi ve bankacılık sistemleri ile tarım ve hayvancılığın çöktüğü açık. Zira seçim öncesi artan gıda fiyatlarının baskısını biraz olsun tolere edebilmek için tanzim satış noktaları açılmış, önünde büyük kuyruklar oluşmuş ve Erdoğan CHP iktidarı dönemlerini kuyruklarla hatırlayanlara hitaben, bu kuyrukların farklı olduğunu iddia ederek “varlık-kuyrukları” demişti. Borçlar sadece tarım ve hayvancılık ile uğraşanları değil hayatın her alanında insanların boğazında bir pranga. İtiraz edecekken akla gelen, insanları haksızlıklara karşı sessizleştiren ve itaat etmelerini sağlayan bir pranga. Yerel seçimler, bu ortamda bir itiraz olarak çıktı.

Süreçte AKP tarzının İslami muhafazakar ve eril örüntüleriyle birleşen neoliberal belediyecilik, mafyatik iş alanlarını kurumsal hale getirdi. Otoparklar, belediyeye ait olanlar dışındaki ulaştırma hatları, vakıfların etkinlikleri, park ve bahçeler içindeki hizmet alanlarında oluşturduğu istihdam ve kurumsal faaliyetler aslında belediye müdahale etmeden önceki mafyatik yapının aynısı. Sadece belediye pay alıp, oradaki güç savaşını ortadan kaldırmış durumda. Dolayısıyla bir parkta veya sokakta paranız olmadan biraz nefes alıp dolaşma imkanını bile devlet eliyle imkansız hale getiren bir mekansal düzenleme söz konusu. Bu hizmet alanlarının yarattığı gelir kapısından, AKP’nin tarikatlar, cemaatler, partililik, tanıdıklık veya akrabalık gibi ilişkilerle yararlananlar ise AKP tipi İslami gündelik hayatı hem dayatıyor hem de adaletsizliklere hizmet alıcılarını da suç ortağı etmek üzere sistemi kuruyordu ve koruyor. AKP tipi belediyeciliğin yaptığı her taşın altında bir istismar, sömürünün yanı sıra söz konusu kirli ilişkiler ve adaletsizliklerin suç ortaklığı çıkıyor.

Dönen tantana, kent suçları ve talan üzerine kurdukları sistemin iktidar ittifakının nasıl da can damarı olduğunu gösteriyor. Bu yüzden yerel seçimlerde açığa çıkan çatlakları görmek, politikayı buradan kurmak, mücadelenin zeminini yerellerdeki sorunlara dayamak, serçenin taşıdığı umutla baharı yaratmak anlamına gelecektir.

Yazarın diğer yazıları