Silah satışı sürüyor

Almanya’nın Türkiye’ye yönelik silah ambargosu kararının kamuoyunu aldatmaya yönelik bir adım olduğu ortaya çıktı. Son 6 haftalık zaman periyodunda Türkiye’ye 3 milyon 90 bin euroluk silah satıldı. Federal Parlamento’daki uzmanlar ise Türk devletinin işgal sırasında DAİŞ yöntemlerini kullandığını belirtilyor.

Almanya Federal Parlamentosu’nda meclis uzmanları, Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’deki işgal saldırısında ‘DAİŞ’in yöntemlerini’ kullandıklarını bilirkişi raporuyla gündeme getirirken, Alman hükümetinin aldığı kararına rağmen Türkiye’ye silah satışı yaptığı ortaya çıktı. Son 6 haftalık zaman diliminde 3 milyon 90 bin euroluk Türkiye’ye silah satışı, Sol Parti Federal Milletvekili Sevim Dağdelen’in soru önergesine verilen yanıtta ortaya çıktı.

Alman kamuoyuna yalan söyleniyor

Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’deki işgal ve soykırım saldırısında DAİŞ’in yöntemlerini kullandığı yönündeki Almanya Federal Parlamentosu bilirkişi raporuyla, yasak kararına rağmen Türkiye’ye silah satışı skandalı, aynı dönemde denk gelen iki gelişme.

9 Ekim’de başlayan Türk işgal saldırısının ardından “Türkiye’ye silah satışlarının durdurulduğu” yönündeki Angela Merkel hükümetinin açıklamasının tam bir yalan olduğu ortaya çıktı.

Alınan karara rağmen, Almanya son 6 haftada işgalci Türk devletine 3 milyon 90 bin euro tutarında silah satışına yeşil ışık yaktı.

Rojava’da kullanılmayacak!

DW Türkçe’nin haberine göre konuyla ilgili bilgi, Federal Ekonomi Bakanlığı tarafından Sol Parti Federal Parlamento Milletvekili Sevim Dağdelen’in soru önergesine verilen yanıtta yer aldı.

Alman haber ajansı dpa’nın elde ettiği yanıtta izinlerin “Suriye’de harekat sırasında kullanılması mümkün silahları” kapsamadığı iddua edildi. Ancak Türkiye’ye satılan silah ve techizatlar türüne ilişkin bilgi verilmemesi, Federal Başbakan Angela Merkel başında olduğu hükümetin, bu konuda da manipülasyona başvurduğu yönünde şüpheleri arttırıyor.

Silah katagorisine ilişkin olarak da verilen silahların deniz kuvvetlerinin kullanımına uygun, savaş gemisi teçhizatı benzeri 2 milyon 690 bin euro değerinde silah ve techizat olduğu ileri sürüldü. Verilen bilgiye göre geri 400 bin euro değerinde askeri amaçla kullanıma uygun elektronik cihaz ve 2 bin 556 euro değerinde de hafif silah satılmasına onay verdi.

Dağdelen: Hükümet sorumsuzca hareket ediyor

Soru önergesini veren Sol Parti milletvekili Sevim Dağdelen silah satışlarına izin verilmesinin “tamamen sorumsuzca” olduğunu söyledi. Dağdelen “Türkiye için genel bir silah ambargosu olmak zorunda” diye konuştu. Yeşiller de Türkiye’ye tüm silah ihracatlarının sona erdirilmesini savunuyor.

Alman basını suç ortaklığını deşifre ediyor

Almanya’da CDU, CSU ve SPD’den oluşan üçlü Federal Koalisyonu Hükümeti, Türkiye ve çetelerinin 9 Ekim’de Kuzey ve Doğu Suriye’ye başlatığı işgal ve soykırım saldırısının ardından kamuoyu ve basının baskılarına dayanamayarak Türkiye’ye silah satışlarını durdurduğunu açıklamıştı.

Ancak, hükümetin açıklamaları çok da kamuoyunu ve medyayı tatmin etmiş gibi gözükmüyor.

Nitekim geçtiğimiz haftalarda Almanya’da en yüksek tiraja sahip Bild gazetesi, Türkiye’ye verilen Alman Leopard 2 tanklarının çeteler tarafında Til Temir’de kullandığına dair fotoğrafları okuyucuyla paylaşmıştı. Söz konusu silahlar Türkiye’ye, ‘başkasına vermeme’ şartıyla veriliyor.

DAİŞ’i hatırlatıyor

Almanya’da muhalefet partilerinden Sol Parti’nin (Die Linke) Federal Parlamento Milletvekili ve partisinin İçişleri Sözcüsü Ulla Jelpke, geçtiğimiz günlerde Federal Parlamento Bilimsel Hizmetler Dairesi’ne başvurarak, 9 Ekim’den bu yana Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik sürdürdüğü işgal saldırısına katılan çete gruplarının nasıl görüldüğüne dair sorular yöneltmişti.

Jelpke, Federal Meclis için bilimsel danışmanlık görevini yürüten daire özellikle bu grupların ‘cihatçı’ görüşlere sahip olup olmadığını sormuştu. Sol Partili vekilin sorusuna hazırlanan raporla yanıt veren Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi, Türkiye’nin ‘Suriye Milli Ordusu-SMO’ olarak adlandırdığı yapının içinde yer alan ‘Jaish al-Islam’ gibi grupların açıkça ‘cihatçı’ olduğuna dikkat çekti. Uzmanların hazırladığı raporda özellikle işgal saldırısı sırasında birçok savaş suça karıştığı tespit edilen ‘Al-Faylaq Majd’ isimli çetenin yöntemlerinin DAİŞ’i hatırlattığı belirtildi.

Jelpke: Yeni DAİŞ Alman silahlarıyla inşa ediliyor

Raporda ayrıca Türk devleti yanlısı çete gruplarının “Kafirlerin kafası kesilmeli” görüşünü benimsediğine dikkat çekildi.

Sol Parti Milletvekili Ulla Jelpke ise Erdoğan rejiminin silahları grupları olan bu çetelerin hangi görüşlere sahip olduğunun bilinmesine rağmen sessiz kalan Federal Alman Hükümeti’ni sert sözlerle eleştirdi.

Angela Merkel’in başbakanlığındaki hükümete “Artık Erdoğan’ın terör aygıtları karşısında açık şekilde tavır alın ve yaptırımları hayata geçirin” çağrısı yapan Jelpke, “Burada DAİŞ’in yeni versiyonu inşa ediliyor, Avrupa artık Türk despotunu durdurmalı” dedi.

HABER MERKEZİ

Yazarın diğer yazıları

    None Found