Sivil cuma namazı kıldıran imama 6 yıl 3 ay hapis

Cuma namazında Diyanet İşleri’nin Kürtçe hutbe okumamasına karşı imamların başlattığı “sivil cuma namazını” kıldıran imam Abdülkadir Anar’a verilen 6 yıl 3 ay hapis cezası, istinaf mahkemesince onandı.

Kürt sorununda, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın cuma hutbelerinde siyasi iktidarın propagandasını yaptığı, Kürt illerinde Kürtçe hutbe okunmamasına tepki olarak Kürt imamların başlattığı sivil cuma namazını kıldıran 64 yaşındaki emekli imam Abdülkadir Anar hakkında yerel mahkemenin verdiği hapis cezası istinaf mahkemesi tarafından onandı.

6 yıl 3 ay hapis cezası onandı
Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Anar’a, “sivil cuma namazını kıldırmak, PKK mensuplarının cenaze namazını kıldırmak, PKK mensuplarının cenazesine, taziyelerine, mevlitlerine katılmak ve Bağlar Belediyesi Meclis Üyesi görevini yürüttüğü partisi Barış ve Demokrasi Partisi’nin çalışmalarına ve basın açıklamalarına katılmak, PKK mensuplarının mezarlarının yıkılmasını protesto etmek” iddialarıyla “Örgüt üyeliği”nden 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

Anar’ın avukatı Soran Haldi Mızrak, kararın bozulması istemiyle Antep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Dairesi’ne istinaf başvurusunda bulundu. İstinaf Mahkemesi, kısa bir gerekçeye dayandırdığı kararında, yerel mahkemenin kararında esas ve usule aykırı herhangi bir husus bulunmadığını, eylemin kanunda görülen suç tipine uygun olduğu, kararda isabetsizlik bulunmadığına hükmederek istinaf başvurusunu reddetti.

‘Yargıtay’ın ilke kararına aykırı’
Avukat Mızrak, İstinaf Mahkemesi’nin kararına karşı Yargıtay’a temyiz yoluna gideceğini söyledi. İstinaf Mahkemesi’nin verdiği kararın Yargıtay’ın “örgüt üyesi olmak” suçunun 2017 tarihli ilke kararına uygun olmadığını ifade eden Mızrak, Yargıtay’ın ilke kararında, örgüt üyeliği için örgüt hiyerarşisine tabi dahil olma, örgütle organik bağ içinde bulunma, iradesini örgüte teslim ederek verilen emir ve görevi yerine getirme, örgütün ideolojisini benimseme, örgüt içinde kod isim kullanma şartını arandığını söyledi.

İlk derece mahkemenin kararı ile İstinaf Mahkemesinin kararının Yargıtay’ın ilke kararına aykırılık oluşturduğunu değerlendiren Mızrak, müvekkiline isnat edilen bazı fiillerin müvekkili tarafından işlenip işlenmediğinin sabit olmadığını, katıldığı basın açıklamalarında slogan atmadığı, şiddet eylemine katılmadığının görüntülerle sabit olduğunu dile getirdi.

Müvekkilinin söz konusu dönemde siyasi parti üyesi olduğu, ilgili partinin belediye meclis üyesi olduğunu kaydeden Mızrak, suçlama konusu olan basın açıklamaları siyasi parti faaliyetleri kapsamında olduğunu, düşünce ve ifade özgürlüğü hakkının kullanılması düzenleyen yasalar çerçevesinde olduğunu aktardı.

MA/AMED

Yazarın diğer yazıları

    None Found