Soranice ‘Böğürtlen Zamanı’

Müebbet cezasıyla yargılanıp 19 yıldır Bolu Cezaevinde tutuklu bulunan siyasi tutsak Murat Türk tarafından yazılan ‘Böğürtlen Zamanı’ adlı kitap Güney Kürdistanlı Ribwar Hamawandi tarafından Kürtçe’nin Soranice lehçesine çevirilen roman, Süleymaniye’ deki PÇDK yayınları tarafından yayımlandı. Murat Türk, tutsak düşmeden önceki gerilla günlerini 19 yaşındaki Şervan adlı karakterle anlatırken, Şervan sayesinde okur Kürdistan’ın çeşitli köylerini ziyaret edip, yurtseverlik ve ihanet gibi taban tavana zıt duygularla tanışıyor.

Gerilla Kürt tarihini yazıyor

1995 yılının Temmuz ayında Bingöl Şeytan Dağları’nda yaşadıklarını güçlü doğa betimlemeleriyle anlatan ve oldukça sade ama bir o kadar da zengin bir roman yazmış aslında Murat Türk. Kitabın diğer bölgelerdeki Kürt okuyucularına ulaşması için Soranice çevirisi için Ribwar Hamawandi kollarını sıvamış. Kitap kısa süre önce çıkmasına rağmen Soranice versiyonu da  tükenmiş durumda. İkinci baskısının da Avrupa’da yapılması planlanıyor. Çevirmen Ribwar Hamawandi, özgürlük hareketine yaptığı büyük katkılarının yanı sıra profesyonel çevirmenlik ve tercümanlık yapıyor.
Çevirmen Hamawandi ile Londra’da oturup konuştuk, “Neden Böğürtlen Zamanı“ diye sordum. “Sebebi çok basit” dedi Hamawandi ve “yazar, bir çukurda günlerce kalan bir gerillayı anlatırken, yanında geçen karıncaları bile betimlemeyi unutmuyor” şeklinde açıkladı sorumu. Kişisel olarak gerilla anılarına büyük bir tutkuyla bağlı olan Hamawandi, PÇDK’nin resmi sitesinde yayınlanan gerilla anılarını son dört yıldır Soranice’ye çeviriyor. Çevirdikleri anıları da bir kitapta toplamış, kitap şimdilerde baskıda. Kürtler için tarihin öneminin altını çizen Hamawandi, Önderliğin Kürt tarihine ilişkin “Kürt tarihini aradık bulamadık, kendi tarihimizi hem yazalım hem yaratalım sözlerine” gönderme yaparak, gerillaların özgürlük mücadelesi esnasında yaşadıklarının ve hissettiklerinin Kürt tarihi için önemini vurguluyor. Gerillanın dağlardaki “her adımı Kürt tarihinin birer mühürüdür” şeklinde ifade eden Hamawandi, “çocuklarımıza ve yeni nesile bırakacağımız en büyük miras gerilla anılardır” diyor.
Türk’ün Böğürtlen Zamanı adlı romanıyla da tesadüfen tanışan Hamawandi, romandan çok etkilenerek yazarla hemen irtibata geçmiş. Romandaki Şervan, gerçek hayatta da Murat Türk, düşman eline düşmemek için günlerce bir çukurda aç ve silahsız saklanıyor. Arkadaşlarına tekrar ulaşmak için yola çıkıyor ve günlerce yine aç ve savunmasız bir şekilde yürüyor. Kendisine el açan köylülere rastlarken, kendisini ele veren köylülerle de karşılaşıyor.

Her insan kendisi yazmalı
Siyasi tutsak yazarla ilgili Hamawandi’ye onun en çok neyin etkilendiğini sorunca, “yaşadığı tüm kötü deneyimlere ve ihanetlere rağmen, ne mücadelesinden vazgeçiyor ne de mücadeleden yılıyor, aksine iyimserliğini hiç kaybetmiyor.” Murat Türk için “o öyle iyi bir devrimci ki sistemin kendisinin, hain Kürtleri de yaratmasına hiç şaşırmıyor. Hayal kırıklığına uğruyor ama küsmüyor Kürtlere. Kendisine bir parça yiyecek ulaştırmak için dağlara tepelere tırmanan Kürt nineleriyle de tanışıyor çünkü.”
Her gerillanın deneyimlerini ve anılarını mutlaka yazması gerektiğini konuşurken, “belki onlar anlatmalı biz dinleyip yazmalıyız” sözlerime “Bir insan yaşadıklarını yine en iyi kendisi yazabilir”diyerek karşı çıkıyor Hamawandi.

İkinci cilt hazır
Kitap Aram Yayınlarından 2012 yılında ikinci baskısını yaparken, ikinci cildinin tamamlandığını da Murat Türk, Hamawandi’ye yazdığı mektup aracılığıyla okurlara bildiriyor. İkinci cildin adı bile şimdiden belli: ‘’Köprüdeki Düşman.’’ 16. Hüseyin Çelebi edebiyat yarışmasında bir öyküsü birincilik ödülü alan Türk’ün genç yaşına rağmen anlatacağı daha çok hikayesi var. Çıktığı günden beri büyük bir ilgi toplayan Böğürtlen Zamanı’nda geçen karakterler, romanı edinip okuduktan sonra Türk’ü cezaevinde ziyarete gelmişler. Romanın Soranice çevirisini yapan Hamawandi’yle yazarla düzenli olarak mektuplarla haberleşirken, en yakın zamanda Türk’ü ziyarete gitmeyi planladığını söylüyor. Böğürtlen Zamanı’nı okuyup da yazarını  ziyaret etmek istemeyen olmaz ki zaten.

ÖZLEM GALİP/LONDRA

Yazarın diğer yazıları

    None Found