Soykırım kıskacı   –   Veysel IŞIK

‘Rusya yok, Amerika yok, Suriye yok, insanlık yok. İnsanlık bu halkın (Rojava) yanında var. İnanın ki bu halk onurlu bir halktır. Hiçbir zaman onların (Türk-DAİŞ çeteleri) karşısında boyun eğmedi. Biz onların gözlerini (Türk-DAİŞ çeteleri) çıkarırız. Eğer siz onlarla olmazsanız onların gözlerini çıkarırız.” Kobanêli bir gencin Rus askerlerine yönelik sözleri. Soykırımcı Türk devleti ve onun faşist diktatörü Erdoğan’ın Rojava’ya yönelik başlattığı işgale karşı öfkenin sesli dele getirilişi.

Soykırım ve Türk egemen sistemi birbirinin ayrılmaz ikizleri gibidir. Birini diğerinden ayırmak tamamen imkansızdır. Bu tespitler kuru bir propaganda değil. Sadece 1900’lerden başlayarak bu güne kadar gelirsek dahi Türk iktidarlarının yaptıkları ve soykırım olarak tespit edilebilir çok sayıda örnek var. Bunlardan bir tanesi Pontus soykırımıdır. Birinci Dünya savaşı esnası ve sonrasında 290.000 ile 450.000 Rumun kırımdan geçirildiği iddia ediliyor. Bu sayının daha fazla olduğunu iddia eden araştırmacılar da var.

1914-1920 yılları arasında Kürdistan’daki Asuri halkı da bu soykırımcı Türk egemenlerin gazabına uğradı. Bu halkta zorla göç ettirildi ve öldürüldü. O dönemde katledilen Asurilerin ise 270 bin ile 300 bin arasında olduğu söyleniyor.

Ermeni Soykırımı çokça tartışılan ve bilinen bir kırımdır. I. Dünya savaşından 1915 ve sonrasına kadar 300.000 ile 2 milyon Ermeninin bu kırımdan dolayı katledildiği ya da mecburi iskan esnasında açlık, yoksulluk ve soğuktan öldüğü iddia ediliyor. Kırım esnasında kadınlara tecavüzden tutalım her türlü insanlık dışı uygulamalar yapılır.

Rum, Ermeni ve Asuri soykırım ve tehcirinden sonra bu halkların tüm malları talan edilir. Evleri, köyleri yakılıp yıkılır. Daha sonraki dönemlerde bu bölgelere muhacirler getirilip yerleştirilir. Bu konuda özellikle Ermeniler için “Ermenilere Ait Mal, Mülk ve Arazilere Uygulanacak İdare Hakkında Yönetmelik” adında bir kılıf uydurularak mal varlıkları paymal edilir.

Soykırım ve uygulaması bizim coğrafyamızın bir kaderi gibi hepimizin önünde canlı olarak duruyor. Kürdistan ve Anadolu’nun hangi köşesine, nehrine, dağına, ovasına ve ormanına bakarsak bizi ağlatan, öfkelendiren acıların, bağırışların ve direnişlerin sesi geliyor. Bu katliamların çoğu dünya savaşları döneminde işlenirken, ne bilişim çağı bu kadar gelişmişti ne de dünya halklarına bu soykırımların nasıl yapılması gerektiği önceden ima edilirdi. 21. yüzyılda faşist Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda herkesin gözünün içine bakarak nasıl bir soykırım yapacağının bilgilendirmesini yaptı. Harita üzerinde kilometresine kadar uygulamalı olarak bunu gösterdi. Tek bir Allah’ın kulu çıkıp bu soykırım planına karşıyız demedi.

Soykırımcı Türk devletinin Kürdistan’a karşı yaptığı tüm işgal saldırılarında, son 40 yıldır kuzey Kürdistan’da, yakın geçmişte Efrîn’de ve şuan Serêkaniyê ve Girê Sipî’de yakma, talan, hırsızlık, tecavüz, kaçırma vb uygulamaları hep yapa geldi. DAİŞ ve diğer çeteler bu katliam şekillerini, vücut uzuvları ve kafa kesme, yerden sürükleme, fidye isteme, tecavüz vb tüm durumları Türk devletinden öğrendi. DAİŞ’in kafa kesmesi 2010 sonrası ortaya çıkan bir durum iken, Türk soykırımcı devleti Kürdistan Özgürlük Hareketine karşı son 40 yıldır uyguladı. Yakaladığı gerillaları helikopterlerden, uçurumlardan aşağı atıyor. Yerlerden sürükleyip, uzuvlarını kesip hatıra fotoğraflarını çekiyor. İnsanlığın yeni birşeymiş gibi şaşırdığı bu durum, Kürtlere karşı yıllardır yapılan uygulamalardır.

Soykırımlar cenderesine hep direnişle karşılık veren, kaybetmiş ise dahi tekrar denemekten ve direnmekten vazgeçmeyen Kürt halkı, faşist Erdoğan ve çetelerine karşı direnişlerine devam ediyor. Kürtler bugün Kobanê, Efrîn, Serêkaniyê vb yerlerde olduğu direniyorlar ve direnmeye devam edecekler. Amaralının dediği gibi, “Bütün dünyayı yenecek güçte olsak kimseye saldırmayız; ama hakkımızı savunmak zorunda kalırsak bütün dünya üstümüze gelsede direniriz”. Kobanê halkı da tam bu söze uygun şekilde işgalci soykırımcı devletlerin yüzüne şamarlarını geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da vurmaya devam edeceklerdir.

Yazarın diğer yazıları

    None Found