Soykırım, Türkiye; boğa ve kırmızı ilişkisi!

Fransa Gündemi

Yandaş Türk medyası, 24 Aralık tarihinde kimi AKP hükümetinin bakanlarının da açıklamalarını da içeren, "Fransa’da sözde ‘Ermeni Soykırımı’nı inkar edenlerin cezalandırılmasını öngören yasa tasarısı Ulusal Meclis’te kabul edildi" şeklinde haberler geçti. Söz konusu haberde tek doğru, "soykırımın cezalandırılması" kelimeleriydi. Hazır cumhur reisleri ayranı milli içecek ilan etmişken, sanırım görevler ve hani o hep bahsedilen kuvvet ayrılıkları ilkesinden hareketle ayranı yanlış zaman ve yerde kabartmak yandaş medyaya düşüyordu anlaşılan! Haberin doğrusu ise Fransız Meclisi’ne 12 Ekim günü gündeme gelmiş olan Eşitlik ve Vatandaşlık Kanunu’nun ‘Basın Özgürlüğü’ bölümünde yapılan bir değişiklikti. 

Fransa parlamentosu geçtiğimiz Cuma günü Ekim ayında “Eşitlik ve Vatandaşlık Kanunu”nda yapılan değişikliklere ek olarak  “savaş, soykırım ve insanlık suçlarının inkarı ve sıradanlaştırılması” konusundaki cezanın kapsamının genişletilmesini tartıştı. Söz konusu tartışma Fransa’daki savaş suçlarına dair yasanın bir bölümünü içeriyordu. Kabul edilen değişiklik önerisi, Fransa mahkemeleri ve uluslararası mahkemelerin resmen tanıdığı insanlık suçları dışında “failleri tarafından tanınmayan” suçları inkar edenler için bir yıla kadar hapis ve 45 bin avroya kadar para cezası öngörüyor. Türkiye’nin iddia ettiğinin aksine mecliste yapılan tartışmalarda bir tek cümlede "ERMENİ" halkının adı  geçmiyordu. Yarası olan gocunur misali, "soykırım" deyince yaptıkları akıllarına gelenler tepkilerini bu şekilde vermeyi tercih etmişti. Çünkü soykırım listeleri o kadar kabarık ki; Ermeni, Süryani, Asuri, Kürt… Fransa hangi birini cezalandıracağını karıştırır galiba! Ama unutuyorlar, Fransa onların stratejik ortağı, soykırım denince Fransa’nın da listesi bir o kadar kabarıktı. Bu nedenle yaş tahtaya basmaz, çünkü henüz Fransa’nın kabul ettiği bir "soykırım" yasası yok! 

Ermeni Soykırımı’nı İnkarın Cezalandırılması’na dair yasa teklifi, ilk olarak bir önceki Sarkozy iktidarı döneminde gündeme gelmişti. Hem Fransa Meclisi hem de Senato yasa tasarısını onaylamış ama tasarı Anayasa Konseyi’ne yapılan itirazla reddedilmişti. Sosyalist hükümet iktidara oynadığı 2012 seçim döneminde yeni bir yasa konusunda söz vermiş ama iktidara geldikten sonra  Fransa’daki insan hakları örgütlerinden ve Ermeni halkının kurumlarından gelen talebe karşın böyle bir yasayı gündemine almayı tercih etmedi. 

Zira Sosyalist hükümetin Anayasa Konseyi tarafından, yasanın ifade özgürlüğü hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle iptal kararını aşacak yeni bir yasa tasarısı düzenlemesi gerekiyordu! Mevcut hükümetin aşması gereken tek engel sadece bununla da sınırlı değildi. Diğer taraftan -ki en önemli neden- stratejik ortak Türkiye ile aranın iyi tutulma ihtiyacı daha baskın geliyordu!

Fransa hükümeti, Ermeni Soykırımı İnkar Yasası konusuna dokunmadan 1881 tarihli ve hala yürürlükte olan ‘Eşitlik ve Yurttaşlık’ yasasında 14 Ekim’de değişiklik yapmayı tercih etse de yapılan haberlere bakıldığında Türkiye bu konuda her gördüğü "soykırım" kelimesine karşı kırmızıyı görmüş boğa misali refleks veriyor. 

Burada yandaş medyanın katkılarını unutmamak gerekiyor. Yandaş medyanın yaptığına bakıldığında ise son bir yılda basın-yayın alanında çok şeye imza attıkları için şaşırtıcı değil aslında. Zira bu konuda zirveyi, bir ülkede üçüncü parti konumundaki HDP’nin eşbaşkanları dahil milletvekillerinin tutuklandığı hafta boyunca "Yeni Zelanda’da tsunami nedeniyle bir toprak parçası üzerinde rehin kalmış iki inek" haberini, "rehin kalan inekler kurtarıldı", "o inekler kurtarıldı ama yeni birkaç ineğin daha rehin kaldığı haberi geliyor" şeklinde internet sayfalarının manşetine taşımakla yaptılar!

Yazarın diğer yazıları