Şubat sonuna az kaldı

Erdoğan, Suriye ordusunun operasyonlarını durdurup, şubat ayı sonuna kadar ablukada tuttukları ‘Türk gözlem noktalarının’ gerisine çekilmediği takdirde, savaş tehdidinde bulundu. Rus diplomat Petr İlyiçev,  İdlib’de  Rusya’nın oturup beklemeyeceğini belirtirken, ABD ise herhangi bir askeri müdahalede bulunmayacağını duyurdu.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan, İdlib’teki çetelerine kol kanat germeye devam ediyor, bunun için Suriye ile bir savaşı göze alıyor. Başta Heyet Tahrir El Şam (HTŞ/El Nusra) olmak üzere El Kaide kökenli çetelerin işgali altındaki İdlib’e yönelik Rusya ve Suriye ordusunun yürüttüğü temizlik operasyonu, Erdoğan’ın Suriye’ye dönük işgal planlarını daha çarpıcı bir şekilde deşifre etti.

Dün Meclis’te AKP’nin grup toplantısında konuşan Erdoğan, zor durumdaki çeteleri için Suriye’ye açık bir şekilde savaş ilan etti.

Suriye’nin operasyonu büyük bir başarıyla devam ederken İdlib için yoğun diplomatik girişimler ve açıklamalar dün de sürdü. Erdoğan’ın tehditlerini savurduğu sıralarda ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey Ankara’ya gitti, ABD’den de “İdlib için askeri müdahalede bulunmayız” açıklaması geldi. Rusya ise “operasyona devam” mesajı verdi.

Suriye’ye süre tanıdı!

10 Şubat Pazartesi günü resmi açıklamalara göre 5 Türk askerinin öldüğü, 5’nin de yaralandığı bombardımana ilişkin partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan “Askerlerimize en küçük zarar gelmesi halinde rejim güçlerini her yerde vuracağımızı ilan ediyorum” şeklinde tehdit savurdu.

İdlib’de Suriye, Ruslar ve İran’ın sivilleri çeteleri değil de sivilleri öldürdüğünü iddia eden Erdoğan, Şubat ayı sonuna kadar da Suriye ordusunun İdlib’i çevreleyen ‘Türk gözlem noktaları’nın gerisine doğru kadar çıkmasını istedi. Aksi durumda ise Suriye ordu güçlerini vuracaklarını söyledi. Suriye-Rusya operasyonunda 12 ‘Türk gözlem noktası’nın 6 tanesi Suriye ordusunun ablukasında kalmıştı.

Erdoğan’ın tehditleri devamla şöyle: “Şubat ayı sonuna kadar rejimi Soçi Muhtırası sınırları dışına, yani gözlem noktalarımızın gerisine çıkartmakta kararlıyız. Bunun için karada ve havada her ne gerekiyorsa çekinmeden, tereddüt etmeden, hiçbir oyalamaya meydan vermeden yapacağız. Bitmez tükenmez toplantıların sonucunu beklemeden, hemen şimdi ne yapmamız gerekiyorsa onun adımlarını atacağız. Bu amaçla son günlerde İdlib’deki askeri gücümüzü ciddi oranda tahkim ettik. İdlib’de sivil yerleşim yerlerini vuran hava araçları artık eskisi gibi rahat hareket edemeyecek. Karada da rejim güçlerini, aynı şekilde belirlediğimiz sınırların ötesine kadar kovalayacağız. Bu süreçte, Gözlem Noktalarındaki veya diğer yerlerdeki askerlerimize en küçük bir zarar gelmesi halinde, bugünden itibaren, İdlib’le ve Soçi Muhtırası sınırlarıyla bağlı kalmadan, rejim güçlerini her yerde vuracağımızı buradan ilan ediyorum.”

Taftanaz’da Türk ordusunun bombalanmasından sonra bu ve başka fotoğraflar servis edildi.

Rus diplomat İlyiçev: Oturup bekleyemeyiz

Rus diplomat Petr İlyiçev’den ise Türkiye’ye dönük sert tepki geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Kuruluşlar Departmanı Başkanı İlyiçev, Suriye ve Rus güçlerinin her gün ateş altında olduğunu belirterek “oturup bekleyemeyeceklerini” söyledi. Türkiye’ye taahhütlerini hatırlatan yetkili, “Bir buçuk yılda hiçbir şey yapılmadı” dedi.

Türkiye’nin 2018 Eylül ayında imzalanan Soçi mutabakatıyla üstlendiği yükümlülükleri hatırlatan İlyiçev, “Türk partnerlerimizin karşılaştığı zorlukları anlıyoruz. Ancak Suriye birlikleri, Rus birlikleri, Hmeymim üssüne yönelik İHA saldırıları gibi her gün ateş altında. Öylesine oturup İdlib’de ne olacak diye bekleyemeyiz” ifadelerini kullandı.

Mutabakat kapsamında Türkiye’nin “teröristlerle ılımlı muhalefetin ayrıştırılması, silahtan arındırılmış bölge oluşturulması M4 ve M5 otoyollarına serbestçe ulaşımın sağlanması gibi çok önemli konularda taahhütte bulunduğunu” hatırlatan İlyiçev, “Aradan bir buçuk yıl geçti ve hiçbir şey yapılmadı” dedi.

Rusya ve Suriye cephesinden açıklamalar

Türk devletinin himayesindeki çetelere karşı hızlı ve başarılı bir şekilde toprak kazanan Suriye ve Rusya ise operasyonun devamı ve sivil kayıplarından çeteleri sorumlu tutan ortak açıklama geldi.  Rusya ve Suriye Koordinasyon Merkezleri Başkanları, Rusya Savunma Bakanlığı Ulusal Savunma Kontrol Merkezi Başkanı Mihail Mizintsev ve Suriye Şehircilik ve Çevre Bakanı Hüseyin Mahluf’un imzaladığı açıklamada, “İdlib’deki gerilimi azaltma bölgesinde durum halen çok zor. Bölgedeki terör eylemleri nedeniyle insani bir felaket yaşanması riski yüksek. Heyet Tahrir el Şam ve onunla bağlantılı oluşumların eylemlerini arttırması Rusya ve Suriye’nin bölgedeki gerginliği düşürmeye yönelik çabalarına engel oldu” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamaya göre, çetelerin saldırıları neticesinde sadece ocak ayında İdlib’de 150’den fazla Suriyeli sivil hayatını kaybetti. Açıklamada çetelerin, sivillerin İdlib dışına çıkmasını engellediği de vurgulandı.

Erdoğan’ı yalanladılar

Rusya Dışişleri Bakanlığı Yeni Tehlike ve Tehditler Dairesi Direktörü Vladimir Tarabrin de, Erdoğan’ın partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada “Suriye, Rusya ve rejimle hareket eden güçler teröristleri değil, doğrudan sivil halkı hedef alıyor” şeklindeki açıklamasını yalanladı.  Tarabrin, “Rusya’nın ve Suriye ordusunun sivil halka yönelik atımlar yapmadığını birçok kez kesin bir dille ifade ettik. Tüm atımlar, yalnızca terörist oluşumlara, ellerinde silahlarla meşru hükümete karşı savaşanlara yönelik olarak yapılıyor” dedi.

ABD: İdlib’e askeri müdahale etmeyiz

İdlib’de Rusya ve Suriye’nin ortak operasyonu buna karşı Erdoğan yönetimindeki Türk devletinin ise çetelerini korumak ve Suriye’deki işgali sürdürmek için bir savaşı bile göze alması karşısında ABD’nin tutumu merak ediliyordu. Zira, Erdoğan’ın Suriye’ye hatta bu ülkenin müttefikleri olan Rusya ve İran’a meydan okuması ve son günlerde de Suriye’ye yoğun asker, zırhlı araç ve ağır silah sevkiyatının kökeninde biraz da ABD’ye olan güven yatıyor.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun önceki gün “İdlib ile ilgili adımları koordine etmesi için Jeffrey’i Ankara’ya yolladım. NATO müttefikimiz Türkiye’nin yanındayız” ifadesine karşın dün, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı’ndan, “Askeri olarak İdlib’e müdahale etmeyiz” açıklaması geldi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O’Brien Atlantic Council adlı düşünce kuruluşunda düzenlenen panelde, İdlib’deki son durumla ilgili, “Suriye’deki sivil katliamlarının durdurulması gerektiğini yüksek sesle söylemeye devam edeceğiz, fakat İdlib’e askeri olarak müdahale edeceğimizi sanmıyorum” dedi.

İdlib’de Esad yönetimi ile birlikte Rusya ve İran’ın da Türk askerleri ve Türkiye ile birlikte çalışan unsurlara saldırdığını söyleyen O’Brien, “Küresel bir polis olarak oraya paraşütle inip saldırıları durdurmamız mı bekleniyor?” yorumuyla son duruma ilişkin ABD’nin bakış açısını özetledi.

O’Brien ayrıca İdlib’de durumun çok kötü olduğunu söyledi ve şu cümleyi ekledi “Oradaki kötü durumu sona erdirecek sihirli bir şey yok.”

Jeffrey Ankara’daydı

Öte yandan Ankara’ya giden ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, İdlib’deki gelişmelere ilişkin Türk Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal ile görüştü.

Türk Dışişleri Bakanlığı, görüşmeye dair şu açıklamayı yaptı: “Jeffrey görüşmede şehit olan askerlerimiz için ABD hükümetinin taziye dileklerini iletti. ABD’nin NATO Müttefiki Türkiye’nin yanında olduğunu tekrarladı. Bakan Yardımcısı Büyükelçi Sedat Önal İdlip’te sahada giderek kötüleşen durum ve son gelişmeler hakkında bilgi verdi. İdlib’de Astana ve Soçi kapsamında varılan mutabakatların uygulanmasına atfettiğimiz önemi vurguladı. Görüşmede ayrıca, sahadaki insani durum ve siyasi süreç gibi Suriye sorununun diğer boyutları ele alındı. Bu alanlarda uluslararası toplumun aktif bir rol oynaması gerektiğinin altı çizildi.”

HABER MERKEZİ

Yazarın diğer yazıları

    None Found