Sürgün, direniş, katliam, faili belli cinayetler

Yusuf Serhat FAİK

Sürgün, katliam, direniş, faili belli cinayetler Kürdistan tarihinin önemli kilometre taşlarıdır. Bu irade dışı kaderi değiştirmek için Kürtler iki asırdan beridir dağlarda, ovalarda, tutsak evlerinde, sürgünlerde direniyorlar. Sadece bu alanlarda değil dillerini, kültürlerini yaşatmak içinde direniyorlar.

15 Haziran 1909 tarihinde Peyman gazetesi Diyarbekir’de haftalık olarak yayınlanmaya başlandı. Gazetenin sahibi Ziya Gökalp, sorumlu müdürü ise Mirikatipzade Şükrü efendi idi. Peyman’da Ziya Gökalp’ın kendi adı ve değişik isimlerle çeşitli makaleleri yayınlandı. Peyman’ın 12. sayısında ilk defa Kürtçe yazıya rastlıyoruz. Yazının konusu genel af nedeniyle Diyarbekir cezaevinin önünde Mirikatibizade Şükrü Bey’in yaptığı konuşma metnidir. İttihat Terrakicilerin Selanik kongresi sonrası Ziya Gökalp yazılarına ara vererek Turan-Türkizm’e yöneldi. Daha sonralarında Türk milliyetçiliğinin önemli ideologu oldu. Halil Hayali Bey ile birlikte yazdığı „Kürtçe Gramer” çalışmasınıda yakarak imha etti.

17 Haziran 1921 tarihinde Koçgiri başkaldırısı sona erdi. Sakallı Nurettin Paşa öncülüğündeki ordu ve Topal Osman’ın milisleri baştanbaşa Koçgiri’yi yakıp, jenosid uyguladılar. Sakallı Nurettin Paşa’nın 1937/38 Dersim Harekatında Kolordu komutanı olan Abdullah Alpdoğan jenosit konusundaki tecrübesini bu harekatta geliştirdi. TBMM’de Sakallı Nurettin için açılan soruşturma ise M.Kemal tarafından engellendi.

17 Haziran 1926 tarihinde Ağrı Kürt Milli Harekatı başladı. Harekatı başlatan Bro Hase Telli Celali aşiretinin Hese Sori ailesinden idi. 1.Paylaşım savaşında Rus ordularının Ağrı’ya girmesine engel olan, 1918’de Bazid’i Ermeni güçlerinden geri alan, 1925 Kürt Milli Harekatında devletin yanında yer alan Bro Haso Telli köyüne baskın yapılarak tutuklanıp sürgüne gönderilmek istenince Bazıd’deki evinden ayrılıp Ağrı Dağı’nın eteklerinde direnişe başladı. İlk başlarda direnişi Bro Haso Telli ve akrabaları yürütüyordu. Daha sonra Hasenanlı Ferzende Bey, Kotan aşiretinden Şeyh Eyüp, Sipkanlı Halis Bey’de harekata katıldılar. Xoybun örgütü Ağrı direnişini örgütlemek üzere 1927 yılında İhsan Nuri Paşa’yı Ağrı’ya gönderdi. Bundan sonra idari sorumluluk Bro Haso Telli’de, askeri sorumlukta İhsan Nuri Paşa’da kaldı.

14 Haziran 1934 tarihinde TBMM tarafından İskan Kanunu çıkarıldı. Yasanın 10 maddesine göre Kars’ın Ilıca, Ağrı’nın Tokatlı, Serdebulak, Karnıyarık, Şehregerdan, Yakarınıca köylerini ve Küçük Ağrı’nın doğusunda kalan bölge yasak bölge ilan edildi. Bu yasak bölgenin içerisinde 1930 katliamının yapıldığı Zilan deresi de bulunuyordu. Kanun gereği, kanunun çıkmasından önce ve sonra olaylarla ilişkisi olanların arazilerine, evlerine ve taşınır mallarına el konuluyor, Kürtler kitleler halinde batıya sürgüne gönderiliyordu. Bunların arazilerine ise balkan göçmenleri yerleştiriliyordu.

14 Haziran 1993 tarihinde Özgür Güdem ve Yeni Ülke dağıtımcısı Haşim Yaşa Diyarbakır’da uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitiriyordu. Yaşaların Bulvar büfesini işleten yeğeni Eşref’in büfesinin yakılması ve Eşref’in yaralanmasından sonra Büfe Haşim Yaşa tarafından işletildi. Haşim Yaşa’nın yaşamını yitirmesinden sonra çocukları Yalçın ve Yahya Yaşa büfenin işletilmesini üzerlerine aldılar. Kontrgerilla onlarıda rahat bırakmadı yapılan saldırıda Yalçın yaşamını yitirirken Yahya’da yaralandı. Büfeyi işletecek kimse kalmayınca büfe satılmak zorunda kaldı.

14 Haziran 1993 tarihinde Digor köylüleri devletin baskılarını protesto etmek için 20’yi aşkın köyden binlerce kişi Nexşen köyünde toplanarak Digora doğru yürüyüşe geçtiler. Digor’a 2 kilometre kala önleri özel timler tarafından kesilerek hiç bir uyarı yapılmadan ağır silahlarla taranmaya başladılar. Yaşanan olaylarda beşi çocuk onyedi kişi yaşamını yitirirken, yüzlerce köylü de yaralandı.

16 Haziran 1994 tarihinde Anayasa Mahkemesince DEP (Demokrasi Partisi) kapatıldı. 2 Mart darbesi sırasında tutuklananların dışındaki DEP milletvekilleri Avrupa’ya çıkarak Brüksel’de bir basın toplantısı düzenlediler.

17 Haziran 1998 tarihinde PKK tutsağı Sema Yüce tedavi gördüğü Çapa devlet hastahanesinde yaşamını yitirdi. 21 Mart 1998 tarihinde (Newroz’da) Çanakkale cezaevinde ihanet ve işbirliğini protesto etmek için kendisini yakan Sema Yüce üç ay sonra şehit oldu. Cenazesi Ağrı’nın Tutak ilçesi Kargalık köyünde toprağa verildi. Sema Ağrılı olup Kürt ulusal mücadelesinde ağır bedel ödeyen Sıpkan aşiretine mensuptu. Ankara’da öğrencilik yıllarında Yeni Ülke’de muhabir olarak görev aldı.

1991 yılında PKK’ye katılan Sema Bekaa’ya giderek eğitimini tamamladıktan sonra Serhat’ta görevlendirilir. Burada üç ay görev yapan Sema bir ihbar sonucu yakalanır. Yargılaması sırasında partisini ve çizgisini savunur. 22 yıl ceza alan Sema, Çanakkale Cezaevinde iken kendisini yakar. İnşallah anılarımı yazdığımda onu daha detaylı olarak yazarım. Önümüzdeki hafta Kürt tarihindeki gezintimize devam etmek dileği ile hepinizin Ramazan bayramını kutlar, özgürlük ve barış dolu günler dilerim.

Yazarın diğer yazıları