Tarihi rol Kürtlerde

Sosyolojik bir vaka sayılabilir:

1984’ün 15 Ağustos’unda ortaya çıkan “tarihsel kin”dir.

Kin’e yüklü olan, tehlikeye işaret etse de, varolana tercüme ettiği oranda, bir doğruya işaret ediyordu.

Onyıllarca saklı olan “korku”ya yüklü olan, “kollektif post travmatik sosyal rahatsızlıklar” olmuştu.

Bir yerde patlak vereceği biliniyordu.

Önlem almak istediler…

Adam vurdular…

Hapis yatmak, rasyonel bir kader olarak kanıksatıldı.

Olmadı.

Boyun eğenlerin, kendilerine yabancı olan Türklük dünyasında terfi edildikleri uzun bir dönem yaşandı.

Korku ve kin gibi, birbirine akraba iki deyimden geri kalan, politizeleştirilen toplumsal bir yapıydı.

Keşfedilen, nasıl mücadele edileceği değildi.

Toplum yeni bir kapının eşiğindeydi.

Kayıplar yaşandıkça, artılar hanesi yükseldi.

Artılar hanesi yükseldikçe, sorumluluklar devasalaştı.

Erkek nasıl bir erkek olduğunu düşündü.

Kadın neden öyle bir kadın olduğunu sınadı.

Çocuklar neden yalan bir dünyaya mecbur edildiklerini sorguladılar.

Genç kızlar, hapsedildikleri “namus” kıskacından nasıl kurtulacaklarının stratejisini yapmaya başladılar.

Düşünürler, o zaman dilimine dek, us adına üretilen o çöp yığınını nasıl bertaraf edeceklerini düşüne durdular.

Tümünü toparlarsak, sömürgeciliğin yükünden kurtulmak gibi zor tarihi bir süreç başlamıştı.

İlginçtir bunları düşünürken Karayılan’ın, 15 Ağustos’tan 36 yıl sonra, herşeyi göze alacağız başlığıyla yayınlanan açıklamasında, düşmanı olduğu üç şeyi okudum:

* Bizim eksikliğimiz

* Alışkanlıklarımız

* İşgalcilik…

Ve otuzaltı yıl sonrasına geliyorum:

“Kim olursa olsun hiçbir Kürt, işgalci Türk devleti ile yürüttüğümüz savaşta araya girmesin” sözleri Karayılan’a ait.

Öcalan’ın: “Kürt birliği için fedakarlık yapın” sözü revaçta.

Sonra Karayılan, Öcalan’ın söyleyeceklerinin kendileri için talimat olduğunu açıklaması, kastettiği Kürtler’in bir adım geride durduklarına işaret ediyor.

Barzani’nin: 15 Ağustos’tan iki gün sonra “Tüm partilerin kendilerini gözden geçirip yeni bir sayfa açmasının vakti geldi” açıklamasıyla birlikte, Kürtler’e birlik çağrısı yapması, tesadüf olmayan birçok resim karesinden biri.

Ve sonrasında: HDP Diyarbakır Milletvekili İmam Taşçıer‘in, “Sayın Mesud Barzani, Kürtler arasında önemli bir konuma sahip.

Kuzey Kürdistan ve Rojava’da Kürt sorununun çözümünde tüm Kürtlere güç verecek önemli bir rol üstlenebilir” önermesi, şimdiden sonraki yol haritalarından birine işaret ediyor: Kürtler’in birliği!

Son dönemde, dünya devlerinin egemenleştirdikleri gizli diplomasi kumpasında, tarihi rol Kürtler’de.

Yazarın diğer yazıları