‘Tayyip, provokasyonun geldi ama evde yokuz be canısı!’

Ava NEŞE KALP

Her geçen sene heybeti ve de önem daha da büyüyen 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü, kadınları astları, köleleri ve mülkleri olarak görmek isteyen; penisleri ve uzattıkları çirkin sakal kıllarından ibaret; hayata, insanlığa tek katkısı olmayan; dış ambalajı insan gibi ama içten robotlaşmış birer yok etme makinasına dönüşmüş, din adı altında ideolojik bir afyonlamaya tabi kılınmış; insanlığa, doğaya zararlı bir güruhu, kendisini korkutan kadınlara saldırtmak ancak dünyada bir nefret nesnesine dönüşmüş Ergenekon ve Tayyip’e yakışır.

Beyinleri boşaltılmış ve penisleri okşanmış yağmacı grubu sokaklara salarak seçim öncesi kullanabileceği provokasyon avına çıkmış bu suç örgütü [AKP ve MHP-Ergenekon üçlüsü], kendine saldıracak alanlar arıyor. Ancak bu kez Kabataş yalanı kadar bile ömrü olmayan yalana sarılmaları kendisinin içinde olduğu durumun biçareliğini göstermektedir.

“Ezana ıslık çaldılar!” gibi insanın gülmeye bile iştahı olmayacak bir saçmalığı bahane yapmak, bir yandan bu güruhun zekâ seviyesi açısından bilgi verse de öte yandan da IŞİD’vari bir sembolizm ile [savaşta Yezidi (Êzîdî) ve diğer kadınlara yapılanı hatırlatarak] kadınları tehdit etmeye çalıştıkları açıktır. Bu nedenle polis korumasında “yerli ve milli IŞİD’i”, Taksim gibi kadın ve sol mücadelesinin merkezi olan bir alana salarak aklı sıra karşılık vermektedirler. Bu da aslında devletin mafyatik bir örgütlenme tarafından işgal edildiğini göstergesidir. Devlete çökmüş terörizmden beslenen üç parçalı mafya…

Bu nedenle de kadınlardan önce de Kürtlere “Kürdistan Irak’tadır!” diye yol gösteren, Gürcülükten devşirme ‘Türk’ diktatör, Orta Asya’dan gelerek bağlarına yerleştiği Kürtleri oraya buraya yollamak gibi laflar ediyor. MHP’nin benzerleri olan Nazi’lerden aşırarak kullandığı “Love it or leave it/ya sev ya terk et!” ile kendine oy devşirmeye çalışması, onun çaresizliğinin ve aslında esiri olduğu Ultra-Türkçülerin elinde nasıl bir oyuncağa dönüştüğünün de işareti. Bu nedenledir ki Bahçeli sürekli olarak onu seçim öncesi tehdit etmektedir.

Yani kurt kocayınca Ergenekon’un bozkurtları onunla eylenmeye başlamış. Kurtçuklarını sokağa salmasının nedeni, seçimleri kaybettiğinde Ergenekon’un yani Türkçülüğün kazandibi Özel Harp Dairesinin ona uygun olası senaryolarının da bilincindedir. Kendilerini savunacak bir halk da olamayacağından, başına neler gelebileceği konusunda epey bir mesaisi olmuş belli ki. Bu yüzden Ezan, bayrak, “ya sev ya terk et” ile hem oy devşirmeye çalışıyor insanları tehdit ederek, hem de Ergenekon terör örgütüne yalakalık…

Bu sebeple önümüzdeki günlerde özellikle Kürtlere yönelik daha fazla provakasyona başvuracağını herkes gibi Kürtler de biliyor elbette. “Seçimi çalmak” sadece Erdoğan’ın değil, Ergenekon teröristlerinin de bir numaralı hedefidir. 2023 için “Turani amaç”larına ulaşmak için dört bir yandan devletin tüm olanakları seferber ederek, yüzlerce yöntem kullanarak Kürtlere saldırmaları bundandır.

Velhasıl, asıl mesele bu provokasyonlara direnmek olmalıdır. Bunu yapabilmek içinde o provokatif saldırılara karşı hem cevap vermek hem de onların hesapladıkları sonucun ortaya çıkmasını önlemek gerekiyor. Ve bu provokasyonlarla Kürtleri şiddete çekecek şeyleri bertaraf etmenin bana göre tek yöntemi ise siyasi mizahtır. Bu aynı zamanda neden Selahattin Demirtaş’ı hapse attıklarının da sebebidir. Çünkü onun zeki mizahı onların aylarca üzerinde uğraştıkları planlarını darmadağın edebilme potansiyeline sahiptir. Bununla başa çıkamadılar. Politik mizah, gerillanın kendilerine yönelik ısı sensörü ile yerlerini tespit eden teknolojiye basit bir şemsiye ile çözüm bulmasına benzer. Hem basittir hem korunak sağlamaktadır. Bu nedenle HDP’nin bu saldırılara karşı özellikle sosyal medyayı kullanarak bir kalkan oluşturması gerekiyor.

HDP’nin “Ya sev ya terk et”e karşı, “Seçmenlerle bavulları topladık, gidiyoruz” gibi bir yanıt vermesi zekice bir hamledir bu anlamda. Böylelikle hem onlara faşistliğini hem absürtlüğünü göstermektedir. En önemlisi de politik mizah ile müdahale ölüm ve kanla terbiye edilmiş IŞİD versiyonu güruha bu alanı kapalı tutmak anlamına geliyor. Bunun için, özellikle sosyal medyada etkili kullanmak için bir ekip oluşturulmalıdır acilen. Dökmeye hazırlandıkları Kürt çocuklarının kanlarına uzanan elleri boş kalmalıdır bu vampirlerin.

Buradan bir katkı olarak kadınlara sakallı, sarıklı zombilerini saldırtanlar için aşağıya birkaç tane bırakıyorum…

“Tayyibim, provakasyonun gelmiş ama biz evde yokuz be canısı!”

“Sülümanım, imanım, seçim geldi, kreşte bir dirhem silah kalmamış!”

“Sezai Kürt bile değil, tipi de müsait değil, ille de Sülüman ile de Sülüman!”

Yaşasın 8 Mart, Yaşasın Leyla!

Yaşasın Dayanışma!

Yazarın diğer yazıları