TC, Diyaneti münafık, camileri mescid-i dırar’dır

Cihan EREN

TC, Kürt halkına ve halklara düşmandır. TC Kürdistan, Ermenistan, Diyar-e Rum, Lazistan ve Arabistan topraklarının sömürgecisi ve soykırımcısıdır. TC, Kürt halkının her şeyine düşman barbar bir devlettir. Bu devlet öncüsü Osmanlılar gibi Erdoğan-Bahçeli faşizmi döneminde Kürdistan’daki soykırım ve işgal saldırılarına İslam’ı da kılıf etmeye başlamıştır.

2015 dönemindeki öz yönetim direniş sürecinde Bakur Kürdistan şehirlerini ataları gibi yakıp yıkarken, cennet Efrîn topraklarını kirletip cehenneme çevirirken ve en son 9 Ekim’de Bakur-Rojhılat Suriye topraklarına işgal saldırısı başlatırken diyanet denilen münafık kurumunun denetimindeki camilerde Fetih süresini okuyarak bir kez daha küfre girmiştir.

Fetih süresi İslam’ın aklen ve manen kabulü, gelişmesi, inanılan güzel ahlakın toplumlarda kabul görmesini anlattığı halde, münafıklar bu ayeti sadece işgal ve talan için kullanmıştır. Bu münafıkların başında da Osmanlı’dan bu yana Türk egemenleri gelmektedir. Fetih süresi zorla bir yerleri ele geçirmeyi anlatıyor olsa bile bu topraklar Müslüman olan başka bir halkın toprakları olamayacağını yine Kur’an bildirmiştir. Kur’an Müslümanlar kardeştir. Kardeşler arasında bir husumetin olmaması gerektiğini, aralarındaki husumetleri de sulh yoluyla hal edilmesini emretmiştir. Şayet bu husumette bir taraf savaşta ısrar ederse tüm Müslümanların bu saldırgana karşı o teslim oluncaya kadar savaşmasını emretmiştir. Hucurat suresi 9. ayetinde, “Eğer müminlerden iki gurup birbirleriyle vuruşurlarsa aralarını düzeltin. Şayet biri ötekine saldırırsa, Allah’ın buyruğuna dönünceye kadar saldıran tarafla savaşın. Eğer dönerse artık aralarını adaletle düzeltin ve adaletli davranın. Şüphesiz ki Allah, âdil davrananları sever.” Şayet Kürt halkı ile TC arasında süren savaşa İslami pencereden bakar ve her iki tarafı da mümin kabul edersek savaşta saldırganlıkta ısrar eden kimdir? Biz değil, Türklerde azıcık bile olsa namus ve haysiyeti kalmış ve ben Müslümanım diyen biri buna cevap versin.

Kürt halkının varlığını inkar ettiği için TC İslam’a göre inkarcıdır. Çünkü her varlık gibi Kürt halkı da dili ve kültürü ile İslam’a göre Allah’ın ayetlerinden biridir. TC Kürtçeye ‘bilinmeyen anlaşılmayan bir dil, dağlıların lehçesi’ diyerek inkar etmektedir. Kürt halkını bir halk olarak tanımamaktadır. Bu yolla Allah’ın ayetlerini inkar etmektedir. Bu da İslam’a göre Allah’ı inkar etmek demektir. Bu da şirk koşmaktır. Müşrik ve kafirliktir. Müşrik ve kafir birinin yaptığına Allah’ı perde etmesi münafıklıktır. İslam, münafıklara hem zalim hem de yalancı demiştir. Ve asla affedilmeyenler gurubuna dahil etmiştir. Dolayısıyla hem inkarcı hem saldırgan bir güç olan TC devletinin diyaneti aracılığı ile Kürt soykırımına zavallı Anadolu insanlarından bazılarını aldatarak katması, yaptığı zulme ortak etmesi dinen günah işlemek demektir. Bunu bildiği halde TC’nin sürdürdüğü Kürt soykırımına katılan her Türk Müslüman da münafıktır. Cehennemliktir.

Kürt değil Türkler bu topraklara sonradan gelmiştir. Kürtler değil Türkler Kürtlerden İslam’ı öğrenmiştir. Türklerden değil Kürtlerden İslam için büyük hizmetleri olmuş onlarca alim çıkmıştır. Türklerin tümüne yakının kabul ettiği Hanefi mezhebinin kurucu alim Ebû Hanîfetu’l-Nu’man namı diğer İmam-e Azam Horasan asılı bir Kürt’ür. Türklerden bazılarının tabi olduğu Kadrilik, Nurculuk tarikatları Kürt alimlerinin içtihadının eseridir. Nakşiliği bu topraklara uyarlayıp geliştiren de başta Mevlana Xalıd-e Caf olmak üzere Kürt alimleridir. Kürtlerden din, mezhep ve tarikat öğrenmiş ama Kürtlerin açtığı bu yollara ihanet edenlerin bugün kalkıp Kürt halkına ve ülkesine İslam’ı kullanarak saldırması, katliamlarını İslam dinini kullanarak anlatması en basit deyimle ahlaksızlığın, şerefsizliğin ve alçaklığın kendisidir. Kürtler bu tür Müslümanları değil Kiliseden çıkıp Kürtlerle birlikte Türk sömürgeciliğine karşı yürüyüp tepkisini gösteren dini bütün bir Hıristiyan’ı kendisine daha yakın görür. Görmelidir. Çünkü ahlak sahibi inançlı bir Hıristiyan Kürt halkını katleden ve kendisine Müslüman diyen bir devletin yöneticileri ve diyanetinden çok daha fazla Muhammed’i İslam’a yakındır.

Kuşkusuz ki halkların egemenlerden dini ve inancı her zaman farklı olmuştur. Bu Türk halkında da böyledir. Bakur Kürtleri ve Türk Müslümanların katil ve münafık TC yöneticileriyle dinleri bir olamaz. Allah’a aynı duygu ve düşünce ile inanmadıkları da kesindir. Bunun için Bakur Kürdistan ve Türkiye’deki Müslümanlar diyanet camilerin birer mescid-i dırar, mescidi nifak olduklarını bilmeleri gerekir. Doğru olan hiçbir dürüst Müslümanın bu camilere gitmemesidir. Bu camilerde okunan ve her biri bir ferman name olan diyanet hutbelerini dinlememeleri gerekir. Bu camilerdeki vaazların, salaların münafık sözleri olduğunu bilmeleri gerekir. Türk diyanetinden uzak durmanın Allah’a yakın olmak olacağına inanmak gerekir. Türk Müslümanların İslam’ı kılıf yaparak Kürtleri katleden Türk devletinin Kürtleri hangi tercihlere yönlendirebileceğini iyi hesaplayarak dini, insani, ahlaki ve kardeşlik sorumluluğunu yerine getirmesi gerekir.

Yazarın diğer yazıları