TC Ovaköy ile neyi amaçlıyor?

 TC açısından Ovaköy sınır kapısı projesinin çok ekonomik bir değeri yok. Asıl amaçları, Başûr-Bakur-Rojava üçgenini askeri ve siyasi denetime almak, Kürt güçlerin denetiminden çıkarmak…

Türk devleti bir süredir Şırnak-Duhok arasında bulunan Ovaköy’de sınır kapısı açma çabasında. Bu amaçla hem Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu üzerinden hükümet düzeyinde hem de TC’nin Bağdat Büyükelçisi yoluyla Irak hükümeti nezdinde çok sayıda görüşme yapıldı. TC bu konuda öncelikle Bağdat’ı muhatap alıyor oysa sınır kapısının kurulmak istendiği yer Kürdistan Bölgesi, yani Başûr toprağı.

Türk devleti bu projesini – resmiyette – elbette bir ticari proje olarak satma derdinde. Güya bu tarafta Kürdistan Bölge Hükümeti’nin denetiminde bulunan Habur sınır kapısı yetersizmiş, Türk ihraç malları taşıyan TIR’lar uzun kuyruklarda belge ve gümrük işlemleri yüzünden bekletiliyormuş. Ayrıca Irak’a devam eden TIR’lardan ikinci bir gümrük vergisi isteniyormuş, bundan ötürü doğrudan Irak’la ticaretin geliştirilmesi zaruri bir ihtiyaç imiş.

TC bunun için, Kürdistan Bölge Hükümetinin denetiminde bulunan sınırın Başûr-Bakur-Rojava üçgenin de Irak merkezi hükümetinin kontrolüne geçmesini istiyor. Bunun için yoğun diplomatik çaba sarf ediyor. Ancak belli ki Başûr yönetimini – daha doğrusu KDP’yi – bu konuda razı kılamıyor. Reklamı çok yapılan bu projede TC açısından istenen ilerlemenin sağlanamamasının temel sebebi budur. Tabii bir de işin Bağdat tarafı var.

TC açısından Ovaköy sınır kapısı projesinin çok ekonomik bir değeri yok. Öyle deniliyor da ancak 2011-2014 yılları arasında Irak zaten Türk ihracat pazarları arasında Almanya’dan sonra ikinci sırada yer almış. Ardından DAİŞ’in Başûr’a girdiği 2014 yazından sonra ortaya çıkan ekonomik krize rağmen 2014-2018 yılları arasında Irak TC’nin en fazla ihracat yaptığı 4. devlet olmuş. Bu ihracatın da büyük kısmı zaten – TC’nin Rojava’ya yönelik işgal saldırılarına karşı büyük bir boykot kampanyasının başlatıldığı – Başûr’a yapılmıştır. Yani doğrudan Irak merkezi hükümetin kontrolünde bulunan ikinci bir sınır kapısının açılması ile Başûr’un ötesine yoğun bir ihracatın gerçekleştirilmesi beklenmemeli.

Öyleyse TC açısından asıl mesele nedir?

Öncelikle Başûr-Bakur-Rojava üçgenini askeri ve siyasi denetime almak, Kürt güçlerin denetiminden çıkarmak istiyorlar. Ovaköy sınır kapısı projesinin temel amacı budur.

Bunun için Kürt özerk bölgesini Irak merkezi hükümetinin kontrolüne geçirmeyi planlıyorlar. Yani yıllardır Kürtlerin denetlediği alanın Irak hükümetine teslimini sağlamaya çalışıyorlar.

Bununla birlikte Telafer ve Musul’dan geçip Bağdat’a giden anayolu Türkmenler eliyle kendi denetimlerine almayı hedefliyorlar. Özellikle de kapıyı kurmak istedikleri sınırdan Telafer üzerinden Musul’a kadar. Bu şekilde, önceki gün havadan saldırdıkları Şengal’i de Başûr’dan koparmak istiyorlar. Şengal’i böylece bir nevi izole etmeyi amaçlıyorlar.

Böylece şu anda Kürt güçlerinin denetiminde bulunan bölge ile Başûr’un batısının kalıcı olarak birbirinden koparılması uygulanacaktır.

Dolayısıyla bu proje, sömürgeci zihniyet ile hazırlanmış olup tamamen bir anti-Kürt projesidir. Sadece bir örgütü hedef almıyor. Kürtlerin genel kazanımlarını hedefliyor. Kürt özerk bölgesine ulus-devlet güçlerini getirtip yerleştirmeyi amaçlıyor. Dolayısıyla TC’nin Rojava ve Başûr’a yönelik sürdürdüğü işgal ve soykırım saldırılarının bir parçasıdır. Bununla birlikte Kürdistan parçalarının kesiştiği noktayı kendisiyle birlikte Irak devlet güçlerinin denetimine koyarak parçaları birbirinden koparmayı planlıyor. Bunu, Kürt demokratik ulusal birlik çalışmalarının yükseltildiği, dört parçada Kürtlerin işgal saldırılarına karşı tek ses, tek nefes olduğu bir süreçte uygulamaya çalışıyor.

Dolayısıyla Başûr’daki Kürt yönetimi bu konuda oldukça dikkatli ve duyarlı davranıp, bu işgal projesine hiçbir şekilde izin vermemesi ve bütün güçlerin Kürt kazanımlarını korumak için ulusal birlik siyasetini geliştirmesi bu süreçte son derece elzemdir. Çünkü tehlike büyüktür – bütün parçalar açısından.

Yazarın diğer yazıları