Tecrit kalkana kadar

Almanya’nın başkenti Berlin’de zor koşullara rağmen açlık grevi eylemlerini sürdüren Ömer Bağdu, Cemal Kobanê, Şiyar Xelîl ve Mele Mustafa Tuzak tecrit kırılana kadar eylemlerini sürdürmekte kararlı.

FEHMİ KATAR / BERLİN

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin sona ermesi talebiyle Ömer Bağdur 68, Cemal Kobanê 68, Şiyar Xelîl 71 ve Mele Mustafa Tuzak 84 günden bu yana sürdürdükleri açlık grevine bir haftadır Almanya’nın başkenti Berlin’de birlikte devam ediyorlar.

Dört açlık grevi direnişçisi çadır izni verilmediği için de Almanya Federal Parlamentosu ve Başbakanlık Konutu arasındaki bir meydanda park halinde olan karavanda sürdürüyorlar eylemlerini. Berlin’de yaşayan Kürtler ve dostları eylemcileri ziyaret ederek dayanışma mesajı veriyor.  Eylemlerini meclis önünde sürdürmeleri için sadece küçük bir karavana izin verildiğine dikkat çeken açlık grevi eylemcileri zor şartlara rağmen açlık grevini sonuç alıncaya kadar sürdüreceklerini belirtiyor. Alman yetkililerinin açlık grevlerine duyarsız kalkmakla yetinmeyip, çadır açılmasına dahi izin vermediğini, Öcalan posterlerini de yasakladığını belirten eylemciler, ”İrademizi yasaklayamazlar” diyor.

Parlamento görmezden gelemez

Cizreli Ömer Bağdur, 68 gündür süresiz açlık grevinde. 11 çocuk babası Bağdur, 17 yıldır Almanya’da yaşamasına rağmen halen üç ayda bir geçici oturum alıyor. Kassel’de başlattıkları eylemin 60. gününde Berlin’e geldiklerini belirten Bağdur, ”Almanya’nın meclisi burada, açlık grevini burada sürdürerek Almanya’nın gündemine sokabileceğimizi düşündük. Irkçı devlet ve onunla işbirliği içinde olan ülkelerin sessizliği devam ettikçe bizim de insansızlığa, faşizme karşı mücadele azmimiz artıyor” dedi.

”Coşkumuz, irademiz çok yüksek” diyen Bağdur, ülkeden gelen parlamenterler, yazarlar, akademisyenlerin de yanı başlarında eylem yaptıklarını, halkın kendilerine çok büyük moral verdiğini belirtti. Bağdur, ”Herkes bilsinki biz o tecridi kırıp, Önderliğimiz üzerindeki tecridi kaldırana kadar bu eylemi sonlandırmayacağız. Bu eylemin başarılı olması için ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Eğer bir damla kanımız kalmışsa ve bunu da başarılı olmak için kulanmamız gerekiyorsa kullanacağız” ifadelerini kullandı.

Yarın 100 binler olacağız

Leyla Güven öncülüğünde başlayan açlık grevi direnişine  cezaevlerinde 7 bin kişinin katıldığına işaret eden Ömer Bağdur,  ”Dünyanın birçok merkezinde de direniş sürüyor. Herkes kendi inancı ve iradesiyle katılıyor. Çünkü hepimiz de biliyoruz Kürtlerin özgürlüğü Öcalan’a yaklaşımdır, onun içerisinde bulunduğu durumdur. Özgürlük Önderliktir, O’nu özgürleştirene kadar da mücadele etmeye devam edeceğiz, ucunda ölüm bile olsa buna hazırız, mücadelemizde tereddüt etmeyeceğiz. Bugün 7 bin kişiyiz yarın 14 bin diğer gün 100 binler olacağız” diye konuştu.

Önder Apo Kürtlerin hepsidir

Daha önce açlık grevini Kassel’de sürdüren Cemal Kobanê ise açlık grevinin 68. gününde. DAİŞ saldırıları sırasında Almanya’ya gelen dört çocuk babası Cemal Kobanê, eyleme Rojava’yı DAİŞ’e karşı savunan iradeyi örgütlemiş olan Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması için katıldığını belirtti. Kobanê, “Önder Apo Kürtlerin hepsidir. Onun için yaptığımızı, Kürtlerin özgürlüğü için yapıyoruz. Önder Apo’nun düsüncesi Rojava’yı, Şengal olmaktan kurtardı. O’nun perspektifi olmasaydı tıpkı Şengal’de olduğu gibi kız çocuklarımızı, kadınlarımızı köle yapacaklardı, çocuklarımızı İslam adı altında boğazlayacaklardı, ki bunu bazı yerlerde yaptılar. Bizi bu dehşetten kurtaran Öcalan’ın düşüncesidir,  O’nun için ne yaparsak yapalım azdır. O’nun için bu mücadelemizle başımız dik, coşkuluyuz” diye konuştu.

İrademizi yasaklayamazlar

Merkezi bir eylemde eylemlerini sürdürdükleri halde Alman yöneticilerin kendilerini görmezden geldiğine işaret eden Kobanê, birçok yasakçı uygulamaya da maruz kaldıklarını söyledi. Bayraktan, Kürtlerine hatta zafer işaretine bile yasak getirilmeye çalışıldığını belirten Kobanê şunları aktardı: ”Şimdiye kadar hiçbir yöneticileri bizi ziyaret etmediği gibi açlık grevi tişörtlerimizin üzerinde Öcalan resmi olduğu için onu bile yasakladılar. Ama istedikleri gibi yasaklasınlar; bizim düşencelerimizi, irademizi yasaklayamayacaklar. Bu çocukların, bu annelerin, bu gençlerin iradesi ile tecridi kıracağız, Rojava’da faşizmi nasıl yendiysek Bakur’da da faşizmi yeneceğiz.”

Öcalan Kürtleri birleştirdi

Rojavalı 32 yaşındaki Şiyar Xelîl ise 71 gündür açlık grevinde. Rojava’nın Derik kentinde beş yıl önce yaşanan patlamada yaralanmış, Almanya’ya da tedavi için gelmiş. Direnişindeki kararlılığını vurgulayan Xelîl, ”Bize onurlu yaşamı, iradeyi ve direnme kültürü veren önder Apo’nun üzerindeki tecridi kıracağız” dedi. Öcalan’ın Kürtlerin özgürlüğü için önemli bir lider olduğuna ve Kürtleri birleştirdiğine vurgu yapan Xelîl şunları belirtti: ”Rojava’da İslam şemsiyesi altında DAİŞ denen örgüt ortaya çıktı, ona karşı hiç kimse duramazken, Öcalan’ın fikri, ideolojisi onlara karşı durdu, onlara karşı savaştı ve yendi. Biz oradaydık, gördük. Önder Apo’nun savaşçıları, onun halkı nerede olursa olsun teslimiyeti reddediyor, direniyor.

Ölmemiz gerekiyorsa ölürüz!

Berlin’e geliş amaçlarının dünyanın, Ortadoğu’da faşizme karşı mücadele eden bir Önderin tecridine karşı sessizliğini kırmak olduğunu belirten Xelîl şöyle devam etti: ”Ne olursa olsun mücadelemizde ısrar edeceğiz, sonunda canımızı vermemiz gerekiyorsa onu da yapacağız. Bugün Almanya, Türk devleti ile işbirliği yapıyor, ortak katliamlar yapıyor. Kürtlere düşmanlık yapıyor. Bir bayrağa, Önderliğin bir resmine tahammül etmiyorlar.”

Yarın o ateş herkesi yakabilir

Parlamentonun hemen yanıbaşında devam eden eylemlerine karşı Alman kamuoyunun duyarsızlığa tepki gösteren Xelîl, ”Mücadelemiz insanlığın mücadelesidir. Önder Apo’nun mücadelesi toplumsal barıştır, insanlığın hepsinin barış içinde yaşamasıdır. Bundan dolayı da Önder Apo herkesi ilgilendirmelidir. Bugün ateş Ortadoğu’da yanıyor olabilir ama yarın o ateş herkesi yakabilir. Bu ateş daha da gürleşmeden onu söndürelim” diye seslendi.

Mutlak zafere inanarak başladık

Açlık grevi eylemini 84 gündür sürdüren Mele Mustafa Tuzak, 93 yılından itibaren Avrupa’da. Daha öncede bir çok Avrupa’da gerçekleştirilen açlık grevi eylemlerine katılan Mele Mustafa, ”Benim bu eyleme katılmam asıl itibarıyla kendi özeleştirimdir” dedi. ”Önderlik eşittir 40 milyon Kürt ve Ortadoğu halklarına yeni bir felsefedir. Ben Önderliğe böyle bakıyorum” diyen Mele Mustafa şöyle devam etti: ”Ben de kendime hesap sordum, bu halkın artık zafer yaşaması için, başka şahadet görmemek için bu eyleme katıldım. Çünkü gencecik insanların ölmesi çok adı verici. Bu kararı verirken zafere mutlak olarak inanarak verdim. Biz Önderliğimiz üzerindeki tecridi kıracağız, bu büyük bedeller gerektiriyorsa onu da vereceğiz.”

Bu da onların utancı

Strasbourg’da başlattığı eylemini Duisburg’a taşıdığını bugünde Berlin’de devam ettirdiğini söyleyen Mele Mustafa, Berlin’in önemli bir merkez olduğunun altını çizerek şunları belirtti: ”Avrupa’nın politikasını en çok Almanya ve Fransa belirliyor. Biz de Almanya’nın başkentine gelerek artık yeter diyoruz. Bugün 7 binden fazla insan açlık grevinde. Eğer demokrasi varsa bizim de sesimizi duysunlar. Burada bize bir çadır için bile izin vermediler. Biz de karavanda eylemimizi yapıyoruz. Bu da onların utancı olsun. Ne olursa olsun, gerekirse betonun üzerinde yatarak bu eyleme devam edeceğiz. Bizim başımız dik, zafere ulaşacağız.”

Mele Mustafa, Kürt halkına ise ”Nerede olursa olsun kendinize sahip çıkın, direnin” diye seslendi.

Yazarın diğer yazıları

    None Found