Tedavi yok  işkence çok

 Antalya L Tipi Cezaevi’nde 125 gündür tutuklu olan yüzde 76 engelli Devrim Ayık’ın sağlık durumu kötüye gidiyor. Elazığ Cezaevi’nde üç yıldır tutulan siroz hastası Necmettin Sonyacı tedavi edilmiyor.

 İHD Hapishaneler Komisyonu Eşsözcüsü İlhan Öngör, “Bu sorun insani, vicdani ve ahlaki bir sorundur” derken HDP’li Ayşe Acar Başaran, Türkiye’de fiili olarak ölüm cezasının uygulandığını söyledi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkezi Hapishaneler Komisyonu’nun 2019 verilerine göre cezaevlerinde 457’i ağır olmak üzere toplam 3 bin 333 hasta tutsak bulunuyor. Hakkında yürütülen bir soruşturma kapsamında 4 ay önce “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklandıktan sonra Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderilen Devrim Ayık da bunlardan birisi. Yüzde 76 engelli ve CHRON hastası (bağırsak zehirlenmesi) olan Ayık, her geçen gün ağırlaşan sağlık durumuna rağmen serbest bırakılmıyor.

İHD Merkez Hapishaneler Komisyonu Eşsözcüsü Avukat İlhan Öngör, kentteki şubelerinin hasta tutsak Ayık’la görüştüğünü ve durumunu yerinde tespit ettiğini aktardı. Söz konusu hastalığın ağızdan makata kadar bütün sindirim organlarını etkilediğine dikkat çeken Öngör, Ayık’ın iki defa ameliyat olduğunu ve bağırsaklarının 30 santimetre alındığını belirtti. Öngör, “Atak dönemleri, bütün sindirim organlarında kanama ve emilim bozukluğuna yol açabilmektedir. Bu durum, hastanın bütün yaşamını tehdit edebilmektedir. Atağın en ağır sonucu ise bağırsakların akut olarak tıkanmasıdır. Mahpus daha önce tıkanma nedeniyle yaşamsal tehlike atlatmış ve hekimlerin üstün başarısıyla kurtarılabilmiştir. Tek gözü görmemektedir. Engellilik oranı yüzde 76 olarak tespit edilmiştir” bilgilerini paylaştı.

Cezaevinde kalacak durumda değil

Öngör, Ayık’ın 12 Ekim 2019’a kadar Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi edilip kan takviyesi de dahil, düzenli olarak bütün değerlerinin kontrol edilerek serumla vitamin-mineral desteğini içeren özel tedavi uygulandığını anlattı. Gözaltı ve tutuklanma sürecinde hastalığın yeniden akut olarak atağa geçtiğini vurgulayan Öngör, Ayık’ın durumuna ilişkin şunları paylaştı: “Makat kanamasının yanında, ağzı ve burnundan kan geldiğini, arkadaşlarının yardımıyla ayağa kalkabildiğini; ya ishal ya da kabızlık yaşadığını; protein ağırlıklı beslenmesi gerekirken, hapishane koşullarında bunun mümkün olmadığını bildirmektedir. Hapishanede getirilen diyet yemeğinin, genel olarak bütün mahpuslara çıkan yemeğin, tansiyon ve şeker hastaları düşünülerek, tuzsuz ve yağsız şeklinden ibaret olduğunu bildirmektedir. Kendisine özel ve hatta, kabızlık-ishal durumuna bağlı olarak her gün değişmesi gereken bir beslenme programının hapishane tarafından uygulanmasının mümkün olmadığını anlatmaktadır.”

Tedavi edilmeden getirildi

Ayık’ın, 16 Ocak günü durumunun kötüleşmesi üzerine acil olarak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldüğünü ve burada jandarmanın müdahalesiyle yatış yapılmadan geri götürüldüğünü aktardığını kaydeden Öngör, şöyle devam etti: “Bu olayla ilgili hastaneye yazı yazılmış. Hastane, acil hekimin, akut atak tespit edilmediği, kan tahlili için kan alınarak geri gönderildiği şeklindeki şaşırtıcı açıklamasını derneğimize göndermiştir. Zira mahpus akut atak semptomlarından şikayetçidir ve CROHN hastalığına bakması gereken bölüme sevk dahi edilmemiştir. Tekerlekli sandalye ile gelen mahpusun yüzünün renginin donuk beyaz olduğu, konuşmada zorlandığı gözlemlenmiştir. Tablo, açlık grevlerine katılanların ileri aşamalardaki durumlarını çağrıştırmaktadır. Mahpus hastalığından dolayı tablet şeklinde vitamin desteği alamamaktadır.”

Devlet kulaklarını kapatmış

Hasta tutsaklara dair derneklerine yoğun bir başvuru olduğunu ifade eden Öngör, hem Adalet Bakanlığı hem de Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü nezdinde girişimlerde bulunduklarını, ancak hükümet ile yetkililerin hasta tutsakların sorunlarının çözümüne ilişkin kulaklarını tıkadığının altını çizdi. Siyasi ağır hasta tutsaklara ayrımcılık yapılarak, yaşam ve sağlığa erişim haklarının engellendiğini söyleyen Öngör, 2019’da 50 hasta tutsağın yaşamını yitirdiğini anımsattı.

Daha ağır olanlar var

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla Madımak Katliamı faili Ahmet Turan Kılıç’ın affedip serbest bırakıldığını anımsatan Öngör, “Cumhurbaşkanı, Sivas Katliamı failini yaş haddinden ve sağlık sebepleri nedeniyle özel af ile tahliye etmiştir. Oysaki; Sivas Katliamı failinin yaşadığı sağlık probleminden daha ağır durumda, yaşamını tek başına idame ettiremeyecek hasta mahpuslar bulunmaktadır. Eşitlik ilkesine ve ceza infaz hukukunda var olan ayrımcılık yasağı açıkça her gün her cezaevinde ihlal edilmektedir. Bir kez daha sorunu çözecek olan Adalet Bakanlığına sesleniyoruz; cezaevlerinde yaşamını idame ettiremeyecek ağır hasta mahpusların tahliye edilmesi ve yeterli sağlıklı koşullarda tedavi edilmeleri için yasal mevzuatı uygulayın. Bu sorun insani, vicdani ve ahlaki bir sorundur” çağrısında bulundu.

Siroz hastası olmasına rağmen

Amed’in Bismil ilçesinde yaşayan 42 yaşındaki Medine Sonyacı üç yıldır tutuklu bulunan 44 yaşındaki eşi Necmettin Sonyacı’nın karaciğer sirozuna rağmen tahliye edilmediği gibi tedavisinin de yapılmadığını söyledi. Medine Sonyacı, şunları paylaştı: “Eşimin sürekli kanaması oluyor, hastadır. 4 yıl 3 ay ceza almıştı. Fakat 3 yılını yatmış ve 14 ayı kalmış bundan dolayı eşimin geri kalmış cezasının ağır hasta kapsamında kalan 14 ayının şartlı tahliye çerçevesindeki hukuki kararın uygulanmasını talep ediyoruz. Bu hasta bir insan için doğal ve anayasal bir haktır. Hastalığı karaciğer sirozudur. Yani organ naklinin yapılması gerek. Cezaevinde tedavisi yapılmıyor, ilaçları dahi verilmiyor. Küçük bir çocuğun beslendiği gibi beslenmesi gerekir. Cezaevi ortamı hijyenlik değil ve yemekler kötü. Bu şartlar altında eşimi resmen ölüme terk ediyorlar. İki aya yakındır ilaçları dahi verilmiyor. 45 kiloya düşmüş.

Doktor bakmadan göndermiş

İki hafta önce Fırat Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılmış fakat doktor, elleri kelepçeli haldeyken üstünü çıkarmasını istemiş. Necmettin de ‘Ellerim kelepçeliyken ben nasıl üstümü çıkarayım’ deyince muayene etmeden cezaevine göndermiş.  Zaten Elazığ 2 Nolu Cezaevi’nde çok özel bir yönelim ve politika uygulanıyor.

7 bin siyasi tutsak var

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Sözcüsü ve Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dair Meclis’te basın toplantısı düzenledi. Cezaevlerinde işkence ve kötü muamelenin boyutlarının her geçen gün arttığına vurgu yapan Başaran, 7 bine yakın siyasi tutsağın olduğunu belirtti.

İşkence rutin hale geldi

Başaran, cezaevlerinde yaşanan genel hak ihlallerini şöyle sıraladı: “Şu anda Türkiye’deki cezaevlerinin bütününde kitap yasağı normalleştirilen bir yasak haline geldi. Bütün cezaevlerinde yandaş basın haricinde özgür basının alımı yasaklanıyor. Bütün cezaevlerinde rutin hale gelen ayakta sayım dayatılıyor. Ayakta sayım bütün tutsakların insanlık onuruna aykırı bir durumdur. Afyon’da tek başına kalan tutsağa ayakta sayım dayatıldı. Yine bütün cezaevlerinde yaşanan sorunlardan biri tekmil dayatması. Zaten tutsaklar günlerce toprağa dokunamazken hava ile bağlantıları da tamamen engelleniyor. Çıplak arama dayatması uygulanıyor. Kolektif cezalandırma yöntemi olarak, ailelerinden ve yaşadığı kentlerden binlerce uzaklıktaki kentlerdeki cezaevlerine sürgün ediliyorlar. Sürgün esnasında kendilerine yemek dahi verilmiyor. Ailelerde ırkçı söylemlere, çıplak aramaya, ayrımcı muameleye maruz kalıyor.”

Fiilli ölüm cezası uygulanıyo

Başaran, Sivas Katliamı sanıklarından Ahmet Turan Kılıç’ın Cumhurbaşkanı tarafından affedildiğini hatırlatarak, şunları ekledi: “Türkiye cezaevlerinde 457’si ağır olmak üzere bin 333 hasta tutsak var. 50’ye yakın tutsak tabutla çıkarıldı. 87 yaşındaki ağır hasta tutsak Mehmet Emin Özkan cezaevinde kalamaz raporu olmasına rağmen bırakılmıyor. Ağır hasta tutsaklar hepsi cezaevinde kalmaları durumunda durumlarının daha da kötüleşeceği bilinmesine rağmen fiili ölüm cezası uygulanıyor. Hasta tutsaklar bu iktidarın sorumluluğu altındadır. Bu insanların hiçbiri eceli ile ölmüş sayılmayacaktır; katledilmiş sayılacaktır.”

HABER MERKEZİ

Yazarın diğer yazıları

    None Found