‘Terörist örgüt’ PKK!

Bir süre önce de New York’taki Coloumbia Üniversitesi direktörlerinden Phillips, “PKK’yi terörist örgütler listesinden çıkartın” başlıklı bir analiz kaleme almıştı.

Kürt sorunu Ortadoğu’nun en eski ve en köklü problemidir. Bu problemin oluşturucuları arasında bölgedeki ülke yönetimleri ile birlikte ABD ve AB de vardır.
Gelinen noktada Kürdistan’ı ve onun en kalabalık halkı Kürtleri statüsüz bırakma ve tehdit unsuru olarak kullanma stratejisi aşılmıştır.
Bölge ülkelerinin politik argümanları etrafında konumlanan ABD ve AB de bunu aşmak durumundadır.
Ancak sorun hala çözümünü bekliyor.
PKK’nin Türkiye’de ve Suriye’de güçlü suni tenefüsleriyle belli bir aşamaya geldiyse de sorun hala çözülmüş olmaktan uzaktır. Çözümün kalıcı olması için uluslararası güçlerin yaklaşım perspektiflerini değiştirmeleri zorunlu.
Buna ABD’nin 1997 yılında, AB’nin ise 2002 yılında “terörist listesi”ne aldıkları PKK’yi “terörist örgütler listesi”nden çıkartmak ile başlayabilirler.
Böylelikle sorunun kaynağındaki stratejik değişimi yapmış olurlar.
ABD ve AB’nin PKK’yi “Terörist örgütler listesi”nden çıkartılmasından başka şansı yok.
Yok çünkü Ortadoğu’nun devletsiz tek örgütlü gücü Kürtler. Kürtler içinde de en örgütlü ve güçlü örgüt kuşku yok ki PKK. Dolayısıyla dört ülke Kürtleri ile ilişkilenmek PKK ile kurulacak ilişkilerle mümkündür.  Yine bölge de güç olmak eskisi gibi mümkün değil.
PKK ile ilişkilenmeden bunu geliştirmelerinin şansı yok. İlişkilenmek için de “terörist” yaftasını kaldırmaları gerekiyor.
“Terörist” yaftasını kaldırmaktan başka şansları yok çünkü Ortadoğu’nun en demokratik ve özgürlükçü örgütü PKK.
“Terörist” yaftasını kaldırmaktan başka şansları yok çünkü Ortadoğu’nun en güçlü siyasi ve silahlı örgütü PKK.
Elli milyon nüfusu ile dünyada devleti olmayan tek halk olarak Kürtler, Ortadoğu’daki istikrar, demokrasi ve barışın en güçlü ve örgütlü halkı konumunda.
Ve PKK Kürtler içinde en örgütlü güç.
Türkiye’deki barış görüşmeleri ve Suriye krizinin olumlu neticelenmesi PKK’nin tutumu ile ilişkilidir. PKK’siz ne Suriye krizi ne de Türkiye barışı mümkün değildir.
Phillips analizinde ABD’nin Türkiye ile ilişkilerinde iki temel başlığın, Suriye krizi ve Türkiye’deki barış süreci olduğunu yazdı. Her iki konuda da PKK temel aktör. Tüm bu nedenler ABD ve AB’ye PKK ile ilişkilenmekten başka şansı tanımıyor.
ABD ve AB’nin PKK ile siyasi muhataplık geliştirmesi için koşullar uygun. PKK bölgenin en güçlü siyasi ve demokratik gücü. Türkiye’de Mart 2013’ten bu yana barış süreci var ve bu sürecin yürütücüsü PKK. Suriye, Kürdistanı’nda üç kantondan oluşan özerk bir yönetim oluşturmuş durumda. Rojava Özerk Yönetimi, Suriye’nin geleceğinde en belirleyici güç.
Yine PKK’nin yıllardır öz savunma dışında herhangi bir şiddet eylemi yok.
PKK ve etrafındaki örgütsel güç Türkiye, Suriye ve bölge güvenliği ile demokratik inşaası için vazgeçilmez aktör.
İrlanda ve Filistin barışı için taraf örgütler olarak İRA ve Filistin Kurtuluş Ordusu ve Halkın Mücahitlerini “terör örgütleri” listesinden çıkarılmıştı. Ve bu oradaki barış görüşmelerini olumlu etkilemişti. Türkiye’deki barış görüşmelerinde benzer bir etki için ABD ve AB PKK’yi bu listeden çıkartmalıdır.
ABD ve AB hem sorunun tarafları olarak hem de bağımsız gözlemci güçler olarak sürecin ilerlemesine hizmet edebilirler.
Bu bölge güçleri üzerinde caydırıcı olumlu bir etki yapacağı gibi onları cesaretlendirici de olacaktır.
Diasporadaki Kürdistanlıların PKK’nin “terör örgütleri listesi”nden çıkartılması için yıllardır yürüttükleri çalışmanın sonuç vereceği günlerdeyiz.

Yazarın diğer yazıları