Şakran’da 20. gün

Şakran Cezaevi’ndeki siyasi tutsakların süresiz dönüşümsüz açlık grevi 20. gününe girdi. 

İzmir Aliağa Şakran Cezaevi’nde bulunan siyasi tutsakların "Öcalan’ın üzerindeki tecridin kaldırılması ve cezaevinde ağır hak ihlallerinin son bulması" için 15 Şubat’ta başlattıkları süresiz dönüşümsüz açlık grevi 20. gününe girdi. Şakran T2 Kapalı Cezaevi’nde 8 ve T3’te 5 tutsağın 15 Şubat’ta başlattığı açlık grevine, 22 Şubat’ta da Şakran Kadın Cezaevi’nde 5 tutsak dahil oldu. 

Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi İzmir Temsilcisi Selma Altan, tutsakların eylemlerinde kararlı olduğunu belirterek, “Bugün cezaevinde yaşanan hak ihlalleri, ağır tecrit, hukuksuzluk ve keyfi baskılar, OHAL ile birlikte dışarıda yaşananların izdüşümüdür. Cezaevi Müdürünü ve savcısını görmek mümkün değil. Gerekli başvurularımızda yaptık ama tutsakların bile görmediği cezaevi müdürü bizi de görmek istemiyor” diye konuştu. 

Tutsaklar için eylem

Bu arada İHD İzmir Şubesi, Türkiye’de cezaevi koşullarının kötüye gittiğini belirterek, tüm hasta tutsakların serbest bırakılmasını istedi. 

"Hasta Mahpuslara Özgürlük" eylemi, önceki gün Konak Eski Sümerbank önünde yapıldı. İHD yöneticisi Ahmet Çiçek, siyasal iktidarın uyguladığı politikanın en büyük yansımalarının cezaevlerinde ortaya çıktığını ifade ederek, hak ihlallerinin tavan yaptığını söyledi. Koğuşlarda kapasitenin çok üzerinde tutuklu kaldığı, havalandırmalardaki tel örgülerin yükseltildiğini kaydeden Çiçek, bu ihlaller karşısında cezaevlerinde açlık grevinin başladığını hatırlattı. Hasta tutsakların serbest bırakılmasını talep eden Çiçek, "Ülkenin yoğun gündemiyle sürekli kulak arkası edilen hasta mahpusların durumu şimdi de referandum tantanası ile görmezden geliniyor. Hasta mahpuslar her gün daha da kötü şartlar altında,tedavilerini göremeden hapishanelerde günden güne eriyor" dedi.

Suriye’de yaşanan savaşta yaralanıp Türkiye’ ye tedavi olmak amacıyla getirilen ve Menemen R Tipi Cezaevi’nde kalan Ahmed Hami adlı tutuklunun durumuna dikkat çeken Çiçek, "Belden aşağısı felçli durumda ve tekerlekli sandalyeye bağlı olarak yaşamını idame ettirmektedir. Her gün fizik tedavi görmesi gerekiyor fakat tutuklandıktan sonra tüm taleplerine rağmen hiçbir şekilde herhangi bir tedavi görmemiştir. Şu an bacaklarında kas erimesi oluşmakta ve sağlık durumu günden güne kötüye gitmektedir. Cezaevi idaresi ve savcılık sağlık sıkıntılarıyla ilgili taleplerine cevap olmamıştır" diye konuştu.  

İZMİR

Yazarın diğer yazıları

    None Found